
Çocuğum lıkır lıkır süt içemez,
İçerse geri geliyorlar..
Sevmiyor, onu rahatsız ediyor süt.
Ama içecekse soğuk içmek ister o da bir iki yudum..
Ben ise lıkır lıkır buz gibi süt içmeye bayılırım.
Sabah öğlen akşam içebilirim...
Yoğurt ve peynir ise ikimizinde gözdesi..
Çeşit çeşit peynir olunca kahvaltıda inanın neşem geliyor.
Yöresel peynirlere ise tutkunum.
Yumurta çocukluğumdan beri zaafımdır, bayılırım.
Ama kızım sevmiyor,
Arada sırada yağda ister, bazen tereyağladığım tavada bayat ekmekleri kızartır üstünede yumurta kırarım.
Ekmek dilimlerini bir kanat gibi yerleştirdiğimden adına kelebek ekmek der yavrum.
Ama bıldırcın yumurtasını ayıla bayıla yer.
Bakkal yumurtası ile taze yumurtayı ayırt edebilecek kadar damağı gelişmiştir.
Bal ise ortak noktamız..
Tereyağı sürülmüş yufka ekmeğe bal dürmeyi severim.
Ama kızım tereyağının üzerine hiçbirşey eklemez..
Balada başka bir şey katmaz.
Yufka ekmeği ise öylece yer bitirir.
Ben yoğurtlu yemeklere düşkün değilimdir.
Ama Derin yoğurtlu tüm yemekleri sever hatta sevmediği yemeğe yoğurt katıp yer.
Ispanak yoğurtsuz olmaz, sadece yeşil ve beyaz ister..kırmızı domates eklenmemeli onlara..
Yoğurt çorbasına hastadır.
Tüm gün yer hatta okula giderken beslenmeme koy diye ısrar eder.
Meyveler zayıf noktamız.
Ana kız meyvesiz yaşayamayız.
Hepsini severiz..
Hatta kursu, tazeside fark etmez yanına yemişleri katıp yeriz.
Ama ben çilek,üzüm,incir gibi meyveleri pek sevmem.
Sevmemekte değil aslında alıp yemek aklıma gelmez.
Ama kayısı,şeftali,kiraz,vişne,muz,armut dersen onlarıda almadan dönmem pazardan.
Karpuz ve kavun riskli gelir bana ..
Derin ise çilek, nar,muz üçlüsüne hasta olur.
Yemediği meyve yoktur.Hepsini sever, karpuzu kabuğu ile yemeyi sever.
Çileği pudra şekeri ile
Armut,şeftali,kayısı tabakta salata gibi hazırlansın, içine bir iki kırmızı meyve katılsın ister.
Hepsinin suyunu ayıla bayıla içer.
Bakliyattan nohut ve fasulye en sevdiklerimiz..Pirinç ve buğdayda..
Sebzelerden patlıcana yaklaşmaz,
Kabağı hep sevmiştir,
Ispanak gibi yeşillere bayılır.
Hepsini taze tüketmeyi sever.
Taze fasulyeleri yıkadıktan sonra kıtır kıtır yer.
Havuç ise tutkusu..
Patates pişmeden önce ona göre daha lezziz.
Enginarı sevgili Mutfakta Zen Tijen'imizin dediği gibi haşlar zeytin yağlı sosa kabuklarını batıra batıra eme eme yeriz.
Kereviz ve bamyada ikimizin sevdiklerinden..
Anası pasta yapan biri için kızım pasta yemez biri.
Sadece Pierre Herme'nin bezeli pastasını yer, sadece çikoltalı unsuz kurabiyeleri sever..
Dondurduğum içinde meyve olan dondurmayı yer ama kremadan yaptıklarımı ağzına koymaz.

Süt içemez demiştim ya ama sütlü tatlıları götürür.
Ben sütlaç hariç hepsini severim, krem karamele bayılırım.
Ama kızımda onu yemez.
Belki büyümüştür, damak tadı gün be gün değişiyor yer diye düşündüm.
Evdeki 1 lt günlük süte 4 yumurta kırdım, birazda şeker kattım.
Tavada şekeri karamelleştirdim kaplara paylaştırdım.
Krema kısmında köpükleri toplamak işime gelmedi,
Aman biz yiyeceğiz olsun köpükleride içinde dedim.

Su dolu fırın kabına koyup karamelli kremaları fırına sürdüm.
Ama bir kaç kabın dibine yaptığım erikli reçelden kattım farklı olsun diye..
sonuç?
Köpükle koyunca dokusunda delik delik görüntü tahminimden fazla oluştu,
Tadı güzeldi, köpüklü köpüksüz tadı değişmiyor
Reçellisi ise sanki daha hafifti bir aroma katmıştı..
Ve kızım ağzına bile sürmedi...
Not: cildimde çıkan sorunu belki aynı şekilde sorun yaşayan vardır diye yazdım, bu konuda tecrübeleri olan insanlardan güzel bilgilerde geldi. Bugün devlet hastanesine gittim, diğer doktorun tersine kesinlikle böcek sokması dedi.Kan testi istedi,test sonucuna göre bana böcek sokmasına değil ama sanırım böceğin size aktardığı bir virüse karşı savaşıyor vücudunuz dedi.Virüs olunca ilaç veremiyorlarmış. Şimdi kaşıntı için verdiği bir hap bir kremi alıp kullanacağım.
Kırlık alanda çok böcek olunca sanırım böyle olaylarla karşılaşmak doğal.
Buradaki sorun benim yaralarım gibi yara daha önce görmemiş olmaları, ve tabii üçümüzde de olması..
Ve yaralar sıralı şekilde sağ bacağımın dış çevresinden yukarı doğru aralıklarla çıkıyor.
Her yerimde serpilmiş ekilde değil.
Belli bölglerde ve ilk olanlar büyük, ikinci gün olanlar daha küçük ve asla büyümüyorlar, şekilleri düzgün bir halka şeklinde halka kıpkırmızı ortasındaki bölüm açık renk..
Ve kaşınıyorlar, arada geçiyor, olmadık yer yine kaşınıyor.
Güneşkremi sürdüğüm bölgedekiler ise söner gibi olmuşken tekrar kızardılar sanırım tahriş etti krem.
İlk doktor sür demişti, ikincisi asla sürme tahriş olur dedi,ki zaten oldu..
Olurya belki böyle birey yaşayan vardır diye ayrıntılı yazıyorum.
Şimdiden bu nahoş konudan rahatsız olan varsa kendisinden affını isterim.
Varsa tecrübeleriniz paylaşırsanız da çok sevinirim..
Sevgiler..




10 yorum:
Sitenize bayiliyorum, o yuzden haftada birkac kez kontrol ediyorum yeni tarifleri. Cilt sorununuzu duyunca dayanamadim, ve yorumlar gondermeye basladim. Cunku cok kotu bir deneyimden gectim benim kucuk kiz da cilt sorunu cikinca. Dedigim gibi Amerika'da yasiyorum. MRSA diye bakin internetten ve resimleri karsilastirin. Umarim degildir. Eger oysa tedavisi var. Sadece uzun suruyor gecmesi. Kizima hastaneden gectigi saniliyor. O sira emziriyordum, benim de gogsumde cikti. Sivilce sandim once. Hatta sikmaya falan kalktim. testlerden ve bircok doktordan sonra kizimda MRSA oldugu anlasildi. Ben de hemen gittim doktora, ve MRSA icin test yapmasini istedim. Tabi bende de cikti. Cok guclu ilaci var. Antibiotik. 10 gun kullaniyorsun. Burunda daha cok yasadiklari icin, haplar burundaki bakterileri oldurmuyor. Oyle olunca burun icin ayrica merhem veriyorlar. Bu arada tea tree oil olan sabunlarla ve bir cesit sabun daha var hastanelerde kullaniliyor onlarla temizlenmesi gerekiyor cildin. Dedigim gibi umarim MRSA degildir. Sadece basimizdan gectigi icin paylastim. Dualarim sizlerle. Tekrar konusmak uzere.
7 Temmuz 2011 00:22Saglicakla kalin
Ne güzel anlatmışsın. Sen yazarken ben de Denizle ikimizi düşündüm.Bizde ayırım yok biz anne kız ne bulursak yeriz:) Ellerine sağlık canım
7 Temmuz 2011 10:48tabiki bende sitenizi seviyorum ama bir ortak yönümüz oldugu icinde esim fethiyeli.
7 Temmuz 2011 11:01Fethiyeyi yok seviyorum ama temmuz agustos cok sicak oluyor.
tatilde fethiyeye geldigimizde tanismak isterim sizinle tabi sizde isterseniz.
iki kizim var büyügü 14yasinda sanki kizimin damak tatlari hemen hemen ayni gibi hele o yogurta düskünlügü ve sevmedigi yemeklere yogurt katarak yemesi.
salata pek sevmiyor ben israr edince yogurlaniyor salata
sevgilerimle
hoscakalin
serpil
Şimdi MRSA'yı aradım googlda ve gerçekten çok zor bir hastalıkmış. Sizi düşündüm bir an kızınızda bu belirtileri gördüğünüzde nasıl üzüldüğünüzü anladım.Çok üzüldüm, dilerim bir daha böyle hastalıklar yaşamazsınız. Ben de blogta bunu yazarken böyle deneyimleri olanların anlatmasını istediğimden.Bazn tecrübeler insanlara yol gösterebiliyor.Sonuca daha kısa yoldan ulaşılabiliyor. Benim yaralarım daha çok kahverengi keşif örümceğinin açtığı yaralara benziyor. çember şeklinde kırmızı hatlı. Dilerim iz kalmadan kurtulurum bende..
7 Temmuz 2011 11:28çok teşekkür ediyorum , lütfen sık sık yazın..
sevgiler
Hilalcim anne kız özelliklerimizi düşününce sırf yemek konusunda bazıları bunlar.ama kızım benden daha akıllı.Ben mesela tatlı hastasıyım ve hepsinden tatmak isterim.Ama kızım asla, sadece istediği tatlıdan yer başkasını merak edip tatmaz..tok gözlü..Kızlarımıza güzel ömür versin Allah.
7 Temmuz 2011 11:31Serpil hanım çok teşekkür ederim, Fethiye gerçekten Temmuz ve Ağustosta çekilmiyor.Ama kışına baharına hastayım. Hele yemyeşil dağlarına bakmaya doyamıyorum..Gerçekten cennetten bir köşe..Fethiye'ye gelmeden bana mail atın buluşma ayarlayalım, inanın çok sevinirim.
7 Temmuz 2011 11:34Kısa zamanda görüşme dileğimle..
sevgiler
Zehra'cığım kulakların çınladı mı bugün? Beste ile çınlattık da...
7 Temmuz 2011 21:17öncelikle geçmiş olsun diyorum enkısa sürede iyleşmenizi diliyorum...bende krem karamele bayılırım tatlı ne alırsın diye sorulduğunda herzaman cevabım kremkarameldir bu kadar sevmeme rağmen evde hiç yapmadım bol yumurtalı tariflere çiğ yumurta içeren tariflere hiç elim gitmiyor ama dışarıda yada biri yaptığında yiyebiliyorum:) en sevdiğim tatlılardan biri olduğu için yorum yapmadan geçemedim. sevgiler
8 Temmuz 2011 00:22Tijencim çınladı çınladı :)
8 Temmuz 2011 22:48Sevde çok teşekkür ederim. Bol yumurta yazın kokabiliyor ama krem karmelde fırında uzun süre piştiği için koku olmuyor. Evde süt içilmediğinde ben hemen krem karamel yapıp değerlendiriyorum.Muhallebiden daha kolay geliyor sanırım..
sevgiler
Yorum Gönder