Not: Yuvarlak Çay için eleleyiz..Lütfen Tamamen Deneysel'den bu katliamı okuyun.
Bilgi paylaşıldıkça gelişir ve büyür. Bazı Türk ve yabancı ustalar reçetelerini sır gibi saklarlar, kimseler bilmez o tarifleri. Ya da verirken eksik, noksan verirler !?
Oysa bilgi gerçekten paylaştıkça büyür. Ben Pierre Herme'nin kurabiyelerini aynen tarifteki gibi yapıyorum, usta tüm reçetelerini paylaşıyor. Acaba aynen onun yaptığı gibi mi oluyor? hayır!
Kullanılan malzeme, alet edevat, el çabukluğu, vs hepsi değiştiriyor. Örneğin İzmir'de aldığım mandanın tereyağı ile harika yaptığım tartlar SEK marka tereyağla yaptığımda korkunç oldular. Gerçi ben Sek'in tereyağını daha çok margarine benzettim tadı ve yapısı itibariyle.Yada kullandığınız yumurta, şeker, un hepsi inanın tarifi değiştiriyor.
O zaman neden bu tarif vermeme olayı? şu mirivan tarifini mesela ara ara yok. Türklere ait bir tatlının tarifini bulamıyorsunuz. Belki basılı kaynaklarda vardır ama internetten ulaşmak isterseniz yok. Püf noktalarını ararsanız hiç yok.Neyse, bu konu aslında tabii farklı yorum ve fikirlere açık ama ben paylaşmaktan yanayım.
Bu tatlıyı aklıma düşüren okuyucularımdan sevgili Selma Hanımdır.Kendisi bana bu tatlıyı bilip bilmediğimi sormuştu. Araştırınca internette bir tarife rastladım.Tarif Tarif Defterinden Coşkun Ustaya ait.Daha önce yemediğim ve denemediğim için açıkçası fazla beklentim yoktu.Ancak gerçekten meyveli, hafif hoşbir tatlı oldu ama Mirivan oldu mu? bilemeyeceğim. Gerçeğini yemeden birşey söylemek zor tabi. Taktiri size bırakıyorum..
MİRİVAN /MİRAVAN
250 gr şeker
400 gr ceviz
250 gr küçük doğranmış incir (ben kara incir kullandım)
6 yumurta beyazı
Tüm malzemeyi küçük bir tencereye koyup, kısık ateşte15-20 dakika haşlayın.
Ben sürekli karıştırdım dibi tutmasın diye ama buna rağmen hafif tutmuştu.
Haşadığınız karışımı mermer tezgaha döküp soğumasını bekleyin.
Soğuyan karışımdan ben iki tatlı kaşığı yardımı ile parçalar alıp tepsiye dizdim
Yaklaşık 25-30 dakika 150 derecede sıttığım fırında pişirdim.
Soğuyunca dışı sert ısırdığınızda sakızımsı yapıda meyveli kurabiyeniz oluyor.
Afiyet olsun..
EVDEKİ KARMAŞA...
2 hafta önce




29 yorum:
bazı noktalarda çok çokk haklısın sevgili zehracığım.
27 Mart 2010 20:18''paylaşmak ''samimi ve gerçek '' olmadıktan sonra anlamı kalmıyor :(
saklamak nedendir bilmem !
bildiğim tek bir şey var ki :
''harikasın tatlı arkadaşım
HARİKA !
emeğine sağlık..
Merhabalar. Bazı ustaların tariflerini, yaptıklarının püf noktalarını vermemeleri beni çok rahatsız eder. Hani bazı bayanların dantel ve örgü modellerini vermek istemedikleri gibi. Çok saçma. Bildiğini paylaşmadıkdan sonra ne anlamı var ki bilmenin..Mirivan olduğunu ilk defa duyuyorum. Daha önce çok yedim. Ben eminimki bu kadar samimi paylaşımlarda bulunan sizin bu yaptığınız mirivana olduğundan daha farklı bir lezzet katmışsınızdır. Mükemmel bir sunum, resimleme harika. Ellerinize sağlık..
27 Mart 2010 20:37Nunum kesinlikle çok önemli bir noktada dediğin gibi paylaşırken samimiyet ve içtenliğin olup olmaması.Maalesef memleketmizde bilgi sır gbi saklanıyor hemde her iş alanında.Çok teşekkür ederim canım sende harikasın, söylemek ble gereksiz aslında.
27 Mart 2010 20:56Sevgili Kiana, ustalar paylaşmıyor, acemler de paylaşmıyor ? ama öğrendiğini başkasına anlatmadıktan sonra büyükte olamazsın bence.Ah keşke buralarda olsaydında sana yedirip sorsaydım lezzet nasıl aynı mı diye? çok teşekür ediyorum güzel sözleriniz için.Dilerim güzel paylaşımlara sağlıkla devam edebiliriz.
sevgiler
İlk defa duydum, ellerine sağlık... Paylaşma konusuna gelince, insanın kalbinin büyüklüğü ile doğru orantılı bu bence, kalbin ne kadar büyükse o kadar çok insana açıyorsun, o kadar çok insanla paylaşıyorsun bildiklerini, senin de emeğine sağlık, en kısa zamanda iyileşmen dileğiyle, sevgiler...
27 Mart 2010 21:11Ellerine sağlık Zehracığım, yine harikasın...
27 Mart 2010 21:54Bu tariflerin eksik verilmesine ve bazı noktaların sır gibi saklanmasına bende anlam veremiyorum, oysa ki yabancı sitelere baktığımızda nasıl da bazılarının "sır" dedikleri alenen paylaşılıyor...
Bilgi paylaştıkça güzelleşir, aynen katılıyorum ve sana tekrar tekrar paylaşımların için teşekkür ediyorum...
Güzel bir pazar dilerim ve sevgiyle kal,
Zehracığım Merhaba, bilgileri paylaşmamakta bir çeşit kıskançlık bence.Bende olsun başkasında olmasın. Nasıl bir ruh halidir anlamak mümkün değil.Ama çok var benimde çevremde böyle insanlar. Mirivanı sanıyorum bir kez Reyhan pastanesinde yemiştim aynı şey mi bilmiyorum görüntüsü benziyordu.Eline sağlık denenmesi gereken bir tarif.İzmirden kucak dolusu sevgiler.Derin ide Müge ablası çok öpüyor.
27 Mart 2010 22:32Ellerine yüreğine sağlık Zehracım ne de güzel yazmışsın paylaşım konusunu ..tatlının yapımında tüm malzemeyi haşlayın diyorsun yumurta beyazı ne oluyor oda pişmiyormu ..alışmışık hep yumurta beyazını çırpmaya bu tarif değişik geldi .paylaşım konusunda bloglar aleminde de bir kaç kişi hariç kimse bilgisini paylaşmıyor..çoğu kendi verdikleri kurslara katılınca orada tarifleri veriyor ...dediğin gibi arkadaş verdikçe çoğalacağını düşünenlerdenim sevgi ile kalın...
27 Mart 2010 23:08Yazınıza aynen katılıyorum, paylaştıkça büyüyor herşey.
28 Mart 2010 00:07Yorum yazmışken ekleyeyim:
Bugün, sizin vişneli pastaya özenip bir başka vişneli pasta da ben yaptım. Tarifleriniz bol çikolatalarıyla, kalkıp çikolatalı birşeyler yapmaya teşvik ediyor insanı. Evdeki malzemeler uymazsa benzer başka birşeyler uyduruyorum ben de. İçinde çikolata olsun da. Enfes pastanızın kekini de az biraz değiştirip yaptım, çok hoş bir kek, aynen dediğiniz gibi.
Çikolatalı güzel pasta görüntülerinizin verdiği motivasyon için sağolun :)
Ellerinize sağlık.
Amaaan o tariflerin içinde boğuştuğum, sinir harbi yaşadığım anlar ne çoktur? Tam ver, tutsun ki, güvenip yine deneyeyim senin tarifini değil mi şekerim? Bu tatlıyı ilktir duyuyorum, hoş görünüyor. Hazır tereyağları bana motor yağı gibi kokuyor Zehra, hiç yiyemiyorum. İyi ki memleket yakın da gidip alıp geliyoruz hanımların ellerinden. Her evin tereyağı da farklı oluyor tabii, içine un, haşlanmış patates katan da var. Ama sürekli aldığım bir kişi var. Onda bulamazsam, mandıraya getirip bırakıyor hanımlar, tek tek tadına bakıp, öyle seçiyorum. Bana da tereyağ beğendirmek zordur biraz zaten.
28 Mart 2010 10:11Aynen canım neden saklarlarki herşey paylaştıkça büyür...
28 Mart 2010 12:57Görüntü süper ellerine sağlık canım..
Bu tarif tam benlik. Kurutulmuş meyve parçacıklarına bayılırım bu tür kurabiyelerde.
28 Mart 2010 14:16Tariflerin bencilce saklanması konusunda ben de üzüntü duyuyorum. Pek çok güzelllik unutulup gidiyor böylelikle. Nesilden nesile taşınabilmesi için paylaşılması gerekir, öyle değil mi?
İlk kez duyuyorum bu ismi. İncirli olduğuna ve sen yaptığına göre nefistir diyorum :) Görüntü de yanılmadığımı gösteriyor zaten. Ellerine sağlık. Paylaşma konusuna gelince ben beceriksizim nasıl olsa yapamam diye herkes bana tarif veriyor ama ben yapamıyorum o ayrı :) Sevgiler...
28 Mart 2010 16:58Canım çok haklısın malzeme ve el çok şeyi farklı kılıyor.Bencede bilgi pay
28 Mart 2010 17:05laştıkça büyür ve anlam kazanır.
ÇOk leziz olmuş Mirivanlar ellerine sağlık.Alışabilmişsindir inşallah ye
ni yaşamına kocaman öpüyorum....
Ben de paylaşımlara değer verenlerdenim. Zaten deneyimlerimi paylaşmak ve dostlara bu anlamda faydalı olmaktı, amacım buydu blog açmakta, yoksa ne işim var ki buralarda...
28 Mart 2010 18:55Hiç yemedim ama bu duyarlılıkla yapılan bu lezzet eminim çok güzel olmuştur, ellerine sağlık Zehra'cım.
Tarif hemen alındı...ellerine sağlık.
28 Mart 2010 21:40Casminella çok teşekkür ederim.Bende ismini bilmiyordum saolsun Selma hnm SÖYLEMESE YİNE BİLMEZDİM.
28 Mart 2010 21:50Düşler mutfağı maalesef yabancılar bizden daha iyi bu konuda.bizde ustalar bile çıraklarına zar zor veriyor sırlarını.Bakış açısı işte..
Mine'cim maalesef her alanda mantığımız böyle çalışıyor.İş hayatında da tipik karşılaştığım durumdu..Yazık..
Pasta dantela ben yumurta akı pşer dye korkuyordum hani kesilir falan?ama olmadı.Köpük köpük malzemelerin etrafını sarıyor ve onların birbirine yapışmasını sağlıyor.Bilgi çok kıymetli kesinlikle ama ben onu paylaşınca benim değerim düşmüyor ki!! değil mi?
Hümeyra çok teşekkür ederim, tarifi denemene ve beğenmene çok sevindim.Çikolatasız düşünemiyorum yaa ben ??
Necla'cım evet.Hele o kitaplar?yarım anlatılmış tariflerle uğraş dur.Tereyağına gelince maalesef henüz burada istediğim gibi bulamadım ama bulacağım !!az kaldı :)
Pembe tadlar bilgi onlarda olunca herkes onlara muhtaç olur sanıyorlar?
Begonvilli ev evet, maalesef pek çok bilgi bu şekilde uçtu gitti ! usta öldü sırrı da..yeni nesil arasında bulsun..
Esincim çok teşekkür ederim canım.Komşular evdekiler çok beğendiler bu tatlıyı.Güzel oldu sahiden..
Deryacım teşekkür ederim canım.Paylamak güzel varsın paylaşmayanlar düşünsün..
Özlemcim kesinlikle çok güzel paylaşımların var ve bencede blog açmamızın nedeni tüm dünya ile paylaşmak değil mi?
sevgiler
canım sana tamamiyle katılıyorum ,paylaştıkça büyür herşey ama bizler zaten onu yapmıyormuyuz bu güzel bloglarımızla :) çok nefis gözüküyorlar ellerine sağlık ,
29 Mart 2010 00:30sevgiler
çok güzeller ellerine sağlık canım güzel bir hafta diliyorum sevgiler
29 Mart 2010 00:52kesinlikle haklısınız elden ele üründen ürüne mutlaka değişiyor tatlar.. değişik bir tarif mirivan afiyet bal şeker olsun..
29 Mart 2010 09:17Zehracım ne güzel konuya değinmişsin yine, paylaşmaksa tüm derdimiz o sebepten buradayız zaten değil mi..
29 Mart 2010 11:30Bu kirli ve kötü bir düşünce bence, ustalar paylaşmaz, arkadaşına sorarsın bazen o bile tarifini vermemek için binbir takla atar.. Halbuki yabancı siteler öyle değil, açık ve net.. Ben aradığım çoğu şeyi oralarda buluyorum. Bu sefer de kötü çeviri olayı devreye giriyor, o tamamen konu dışı :)
Tarifini hiç denemedim, yemedim ama nefis görünüyor..
sevgiler..
Canım harika ötesi görünüyor..Ben hiç denememiştim ama pastaneden sıklıkla alırım..Artık bundan sonra senin bu nefis tarifini denerim..Ellerine sağlık canım Zehra'cığım..Kocaman öpüyorum ve sevgilerimi gönderiyorum..
29 Mart 2010 12:12Seda'cım haklısın, blogların güzel tarafı da bu..
30 Mart 2010 09:13Didemcim çok teşekkür ederim.
Kalp kurabiye evet bazen her zaman yaptığım bir mus basit bir malzemedeki marka değişikliğinde bile farklı sonuçlar doğuruyor..
Eda'cım yabancı bloglar bu konuda iyi evet, bizde iyiyiz ama yıkıyoruz bu saklama tabusunu.
Gülüm çok teşekür ederim, bende bulursam bir pastaneden alıp deneyeceğim ne kadar yaklaşmışım gerçeğine öğrenmek lazım..
sevgiler
zehracım canım benim evet çok haklısın bende hiç anlamıyorum neden eksik verdiklerini dediğin gibi bazen deniyoruz deniyoruz sonuç facia oluyor emeğemi acırsın yoksa malzemeyemi ..
30 Mart 2010 10:53bizler neden tam olarak veriyoruz çünkü bizim gibi hayal kırıklıklarına uğramasınlar diye demi ..
neyse uzun bir konu bu..
tatlım ellerine sağlık nefis olmuş yine afiyet bal olsun
bir kaç gündür çok yogundum ziyaret edemedim sayfanı kusura bakma arkadaşım sevgiler
hiç adını duymadım bu tatlının, çok da lezzetli gorunuyor
31 Mart 2010 00:191-15 Nisan arası Porselen Demlik' ev sahipliği yapıyor olacağım. O çikolatalı tariflerden birini de bizimle paylaşırsınız belki diye düşünerek size de davetiye bırakıyorum :)
31 Mart 2010 11:45ETKİNLİĞİMİZE BUYRUN
GÖNDEREN: http://humeyraninyeri.blogspot.com/
57. PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİNİN EV SAHİBİYİM
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM;
http://porselendemlik.blogcu.com
http://gelibolu17.blogspot.com/
tarafından hazırlanmış olan porselen demlik çay saati için
1 NİSAN 2010-15 NİSAN 2010
TARİHLERİ ARASINDA
http://humeyraninyeri.blogspot.com/
YANİ BEN YAPACAĞIM.
SİZ SEVGİLİ ARKADAŞLARIMI VE KATILMAK İSTEYEN HERKESİ ETKİNLİĞİMİZE DAVET EDİYORUM!!!
TARİFLERİNİZİ HAZIRLAYARAK.
VE TARİFİNİZE
"PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 57.HAFTA "
BAŞLIĞINI YAZARAK SAYFANIZDA YAYINLAMANIZI VE BANA YORUM BIRAKMANIZI RİCA EDİYORUM.SENİ VE BU YAZIYI OKUYAN HERKESİ ETKİNLİĞİMİZE DAVET EDİYORUM ETKİNLİĞİMİZE İSTEDİĞİNİZ KADAR TARİFLE KATILABİLİRSİNİZ ŞİMDİDEN KATILIMCI ARKADAŞLARIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.
ETKİNLİĞİMİZE YEMEK GÖNDERİLMEMESİNİ RİCA EDİYORUM.
LÜTFEN ÇAYIN YANINDA VERİLECEK TARİFLER OLMASINA DİKKAT EDELİM.
SEVGİLER
Zehracım bazen bir çok yemek kitabında bile aynı şeyleri yaşıyoruz aslında.. yaww işte tamam aynen dediğin gibi yaptım ama olmadı mı olmuyor ..))
31 Mart 2010 22:21birazda maharet ellerdemi nedir,vallahi benim yapamadığım bir dolu tarif var,yalan yok..))
ama yaptıklarım sır olmadan ortada ..))
ellerine sağlık tatlım,sevgiler...
Sevil'cim bazen tarif yeterli olmuyor, sürekli deneyerek el becerisini kazanmak önemli olabiliyor.
1 Nisan 2010 08:51Çocukla çocuk bende adını bilmiyordum işin kötüsü kendi yaptığım haricinde de başka yemedim :(
Pelincim kesinlikle katılıyorum bazen elde maharet, bazen tekniği bimekte ve ne yazıkki bazı teknikler yazılarak anlatılamıyor illa ki izlemen ve denemen gerekiyor. Bazen de basit bir malzeme farkı,kullandığın malzemenin markası bile herşeyi değiştiriyor.Bizzat yaşadığım için bilirim.
sevgiler
Kalpkurabiye Olarak YE# 54 ŞIMARTAN MEYVELİ TATLAR ETKİNLİĞİ ' ne ev sahibeliğini yapıyorum ve
1 Nisan 2010 11:221-30 NİSAN 2010 Tarihleri arasında katılımlarınızı heyecanla bekliyorumm..
Kıpır kıpır, sımsıcak, aşk dolu, mis kokulu bu güzell bahar günlerinde tümm can dostlarımı etkinliğimi şenlendirmek üzere davet ediyorum..
Blogu olan arkadaşlar, blogunuzun ismini, tarifinizin adını ve linkini,
Blogunuz yoksa isminizi ,tarifinizin adını, fotosunu ve yaşadığınız şehiri dnz.gns.37@hotmail.com adresine mail atabilirsiniz..
Yorum Gönder