PASTALAR

PASTALAR
MUSLU,KREMALI,ŞEKER HAMURLU PASTALAR

KEKLER

KEKLER
CHEESECAKE,MUFFİN,CUPCAKE,BROWNIE

KURABİYELER

KURABİYELER
MAKARON,TATLI ÇÖREK,BISCOTTI,TUILLE

TARTLAR

TARTLAR
PAY,BAR,TARTOLET

KARAMELLİ ,KAYMAKLI AYVALI TART

30 Kasım 2009 Pazartesi


Ayvaları topladım, arada kurtlarını temizleyip yiyoruz.Hiç ilaçlama ve gübreleme yapmadığımız için ayvalarımız kurtlu.Ama lezzeti yerinde, e zaten kurt dediğin mahlukat tatsız tuzsuz meyveye gelir mi? Gelmez.

Hepsini oturup soyup yemek zor, bazen tart yapıp çeşitlendiriyorum. Yapraklarını ve çekirdeklerini ise demleyip içiyorum. Bakalım başka neler yapabilirim şöyle farklı bir tatlı ??



Tart hamuru her zaman kullandığım ünlü şef Pierre Herme'nin klasik tarifi, tartın dibine kendi yaptığım süt karameli koydum, tarçınla tavada ayvaları az bir şekerle çevirip tartın üzerne yaydım.Son olarak süt kaymağını tartın üzerine serpiştirip fırınladım.


Tart hafif ve lezzetli oldu, ama en önemlisi bu üç lezzetin birleşiminde ayvanın o mayahoş tadı kaybolmamış. Hem karameli, hem kaymağı hemde ayvayı hissedebiliyorsunuz.

Klasik tart hamuru ve süt karameli tarifi için burayı tıklayınız...

Sevgiler...

KURU ÇİLEKLİ LİMON AROMALI KURABİYELER

29 Kasım 2009 Pazar


Hava güzel olunca birde annem yanımızda olunca kızımla benim keyfimize diyecek yok !
Anneannesinin dibinden hiç ayrılmayan, hatta gece onun koynunda uyuyan,başka biri ile onu bir saatliğine bile paylaşmaya dayanamayan kızım çok çok mutlu.

Anneannesi ona en sevdiği yoğurtlu ıspanak yemeğinden yaptı. Sabah akşam bir kase yiyor.
Birlikte mutfağa girip ekmek yaptılar hemen.Ve benim dayanamadığım yağlı çörekten.
Ben lahana aldım hemen, sarmadan evine gidemezsin dedim,
Patlıcan oturtmasını ve dolmasınıda çok severim ama yorulmasın anneciğim o kadar da...

Bende anneme pasta yaptım, kurabiye yaptım..kilo sorunu olmasa daha da yaparım ama maalesef olmuyor.
Bu kurabiyeler sevgili Cafe Royal'den.Onda görünce bayılmıştım, tarifi sitesine ekler eklemez yaptım.İlk yaptığımda kuru üzümlü, ikinci de çikolata parçalı,bu üçüncü denememde kuru çilek kullandım. Ben her birini çok sevdim.
Ama bu çilekliler en kısa sürede tüketilen oldu, sanırım evdekilerin tercihi çilekten yana.



150 gr oda sıcaklığında tereyağ
125 gr şeker
250 gr un
2 yumurta sarısı,
1 limon kabuğu
1/2 çay kaşığı tarçın
Kuru üzüm ,damla çikolata yada benim gibi kuru çilek koyabilirsiniz

Tereyağ,şeker,limon kabuğu ve yumurta sarısını iyice karıştırın.

Un,tarçın ve içine koyacağınız çilek yada üzümü eleyip pürüzsüz bir hamur yapın.

Hamurunuzu açıp kurabiye kesicinizle kesip önceden ısıtılmış 175 derecedeki fırında kenarları altın rengi olana kadar pişirin.Benim frınımda yaklaşık 10-15 dakikada oldular.

Soğuyunca üzerine pudra şekeri serpip ikram edin.

Afiyet olsun :)

AYÇA' DAN HEDİYE VAR

27 Kasım 2009 Cuma

 Sevgi'ye uğradığımda bir de ne göreyim? harika şirin küpeler ve bu küpelerin tasarımcısı Ayça ile ilgili bir haber.

Hemen Ayça'nın bloguna gidip hediye edeceği harika kolyeyi gördüm. Sonra dükkana gidip birbirinden güzel şeyleri inceledim.Ama kalbimi bu cadı fethetti. Çok cici..


Ayça'nın hediye etkinliğine katılmak için sayfasını ziyaret edin...

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

26 Kasım 2009 Perşembe

Bu bayram annem yanımızda.Babam gelmedi, belki daha yeni Ankara'ya gidip geldiği için belki de grip salgını nedeniyle? ve bu bayram babam ilk defa yalnız. Annemde yok yanında..
Bense bencilce en azından annem burada olduğu için mutluyum.
Derin de mutlu..
Annem de mutlu..

Bayram geldi, ama gariptir yinede içimde bir hüzün var. Tarif edemem..
Bunu en güzel Kedi Sofrası yazmış. Onun kaleminin gücü karşısında çaresiz duygulanıyorum.

Hepinize mutlu, ailenizle birlikte neşeli ve sağlıklı bir bayram dilerim.

Sevgiler

PASTAKOLİK ETKİNLİĞİ; LİMON CURD, ÇİKOLATA MUSLU PASTA

24 Kasım 2009 Salı


Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Bugün kızım öğretmeni için kendi duygularını anlatan bir şiir hazırladı ve okulda öğretmenine okudu. Sınıfta veliler para toplayıp küçük bir hediye aldık, ancak öğretmenimiz prensip itibariyle hedye kabul etmediğini söyledi.Çok üzüldüm, keşke velilere fidan konusunda daha çok ısrar etseydim. "Size fidan almak istemiştik, keşke bunu yapsaymışız. Sizler bizim fidanlarımızı büyütürken sizler içinde biz Ege Orman Vakfından fidanlar alıp büyütürdük" dedim.Öğretmenimizin gözleri doldu, keşke ikna etseymişim karşı çıkanları...

Okulumuzun tüm öğretmenlerinin öğretmenler gününü kutlamak için bir pasta yaptım.

Akşam öğretmenimiz "Zehra hanım tüm öğretmen arkadaşlar çok beğendik pastayı, hatta bugün aldığımız ve makbule geçen en güzel şeydi.Ve gerçekten böyle bir lezzete ihtiyacımız vardı."dedi.
Bu sözleri de benim için yetti.Çok ama çok mutlu oldum.

Pastayı aynı zamanda Pastakolik Etkinliği bu ayki ev sahibi Düş Bahçesi'ne yolluyorum.
Pastamız çikolatalı pandispanya üzerine çikolatalı mus ve limon curd den oluşuyor.
Üzeri beyaz şeker hamurundan yapılmış papatyalarla süslendi.
Oldukça sade süslemesi olan, güzelliği sadeliğinde ve lezzetinde saklı olan hafif muslu bir pasta bu.
Pastayı daha öncede yapmış, çilek ve çikolata ile bazılarını ise makaronla süslemiştim.Bu defa pastamızın kenarlarını fırınlanmış kek parçaları ile kaplayıp minik çiçeklerle süsledim.

Tarif için burayı TIKLAYINIZ...

Sevgiler..

P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 48:ÜZÜMLÜ KAVRULMUŞ FINDIKLI KEK

21 Kasım 2009 Cumartesi


Dün akşam çok sevdiğim, sevmekten öte yılların hiç eskitip, tozlandırmadığı arkadaşım dostum Sevgi'den bir mail aldım. Ne varki bunda demeyin. Uzun zamandır görüşemiyorduk.Benim yeni telefonum onda yokmuş, ben onu ne zaman aramak istesem birşeyler araya girdi derken sonuçta aklımda olmasına rağmen bir türlü irtibat kuramadım.Ama o sonunda beni bulup ara artık kardeşim, telefonun yokki ben arayayım dedi :)

Sabah olur olmaz aradım, sesini duymak ilaç gibi geldi.Ama yetmedi, keşke yakın olsaydıkta birbirimizin gözünün içine bakarak sohbetimizi yapabilseydik.

Ama biz bunada şükür dedik.Sonuçta sağlğımız yerinde, dirliğimiz tam. Dünya hali sıkıntılar olsada biz bunları hayata gülerek kaldırabilen insanlarız.

Böylece güne güzel, tazecik başladım, devamında da Fethiye'den çok sevdiğimiz bir dostumuz gelecek.Kısacası bugün ziyadesiyle dostluklar, neşe, sevinç yüreğimizi ısıtacak, evimizi şenlendirecek.

Bu kek akşam yapıldı, klasik bir kek öyle enteresan bir dokusu yok. Üzüm, fındık ve portakal ile çeşnilendirilmiş tam bir çay keki.

Biz gerçi çayla değil yanında meyve ile tüketmeyi tercih ediyoruz. Son zamanda sık sık bu tarz kekler denedim evde.Bir kısmı yayınlanmaya hak kazandı, bir kısmı fotoğraflanmaya bile gerek duyulmadı.

Sonuçta sanırım bir süre böyle klasik kekler evde yapılmayacak.Çikolata çikolata demeye başladı benim kocam.Hatta bugün için çikolatalı kurabiye siparişinde bile bulundu akşam. Pek tabii yapacağım, hemde az sonra...
Keki P.D.Ç.S. Etkinliğinin yeni sahibi Elzem Hobi'ye yolluyorum.

ÜZÜMLÜ FINDIKLI KEK

3 yumurta
1 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1/2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı limon yada portakal suyu
1 limon yada portakal kabuğu rendesi
1/2 su bardağı kuru üzüm

1/2 su bardağı tavada kavrulmuş kırık fındık,fıstık yada ceviz
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilya esansı

Şeker ve yumurtayı şeker eriyene kadar iyice çırpın.
Tereyağını ekleyip iyice karıştırın
Portakal suyu,kabuğu rendesi ve vanilya esansını yumurtalı karışıma ekleyin ve karıştırın.
Un, kabartmatozunu birlikte eleyip karışıma ekleyin.
Suda ıslattığınız üzüm ve fındık parçalarını unlayıp bunuda hamura katıp karıştırın spatula ile.
Hamuru yağlayıp unladığınız kalıbınıza boşaltıp önceden ısıtılmış, 175 derecedeki fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.

Afiyet olsun

PASTAKOLİK ETKİNLİĞİ:ŞEKER HAMURU İLE SÜSLENMİŞ HAVUÇLU PORTAKALLI MUFFİN

18 Kasım 2009 Çarşamba


Zavallı kurbanlık koyunları, boğaları,koçları görünce içimiz acıyor.Nasılda nemli gözlerle "bizi kesmeyinn" diyorlar..


Etraf kan gölüne çevrilmeden ben temiz temiz kasaptan alayım etlerimi, TV'de sinema kanallarına ayarlayayım, az haberli bir bayram geçireyim. Yoksa sinir stres sahibi olurum.


Kış aylarında nedense havuç, portakal ve ceviz üçlüsü keklere pek yakışıyor. Yada tarçın ve ceviz.. yada üzümlü portakal aromalı fındıklı..yada..



Yaa bu böyle sürer gider ama dikkat edin çikolatalı bir kek tarifini araya sıkıştırmadım. Neden ? bir önceki postu okuyan bilir biz çikolataya doyduk taşıyoruz ondan daha hafif, meyveli yemişli keklere gözümüzü diktik.



Bu muffin hafif, yumuşak ve lezzetli. Özellikle ceviz gibi bir yemişle lezzeti tamamlanıyor. Bu tarifin yemişsizinide yaptım ama pek beğendiğimi söyleyemem. Havuçu az, portakalı yoğun olarak denedim havuç eksikliğini gösterdi, kısacası tarifteki ölçüleri takip ederseniz uyumlu lezzetleri barındıran bir muffin elde edebilirsiniz.




Muffinleri ben Tuzbiber Dergisi Bayram özel eki için şeker hamuru ile kaplayıp, kurbanlık koçlarla, koyunlarla süsledim. Kızımda gözlerinin yaşına bakmadan ilk olarak koçu yedi.


Ama siz üzerine portakal curd (portakal sos) ,çikolatalı ganaj yada karamelize edilmiş yemiş döküpte sunabilirsiniz.. Şeker hamuru ile süslediğimbu muffini Pastakolik Etkinliklerinin bu ayki ev sahibi sevgili Düş Bahçesi'ne yolluyorum.Bol süslü bir etkinlik dilerim arkadaşıma..


PORTAKALLI, HAVUÇLU , CEVİZLİ MUFFİNLER

3 yumurta

100 gr tereyağ oda sıcaklığında yada 1/2 su bardağı sıvı yağ.
1/2 su bardağı portakal suyu
1 portakal kabuğu rendesi
1 büyük havuç rendesi
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı şeker
arzu ettiğiniz kadar ceviz

Önce cevizleri kırıp, parçalayın ve tavada kavurun.

Yumurta ve şekeri şeker eriyene kadar iyice çırpın.
Yumurtalı karışıma önce yağı ekleyin ve iyice çırparak bütünleştirin.
Sonra portakal suyunu ve rendesini, havuç rendesini ekleyip spatula ile karıştırın.
Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyip hamuru homojen bir hale getirin.
Son olarak kavrulmuş cevizi ekleyip spatula ile çok az karıştırıp yağlanmış muffin kalıplarına yada kek kalıbına hamuru dökün.
Önceden ısıtılmış 17 derecedeki fırında yaklaşık 25 dakika ( kalıp ve ırına göre değiştiği için siz mutlaka kürdanla kontrol edin) pişirin.
Üzerini arzu ettiğiniz bir sosla vb süsleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun

BROWNİE

16 Kasım 2009 Pazartesi


Herkes evde sıkıldı, hastalıkta böyle kötü birşey. Gelen yok, giden yok. Ana kız sıkıntıdan mutfağa gidip acılı bakışlarla bakınıp etrafa geri dönüyoruz. Birde üzerine kadınların klasik sıkıntısı eklenince tatlı istiyor canım ama hiçbirşey kesmiyor, hemen ardından tuzlu istiyor ama o da hoşuma gitmiyor..Saolsun hormonlar fora, beni iki üç günde duba gibi yaptı bu atıştırmalar.

Kolay olsun diye çikolatalı truf yaptım ama kesmedi kimseyi, üzerine puding yapıp döktüm o da fazla tatmin etmedi.

"Bir kek yapsan şöyle bol çikolatalı" taleplerine hayır diyemedim, girdim mutfağa acilinden bir brownie yaptım.

YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU !!

15 Kasım 2009 Pazar

Bu birkaç gündür internete giremedim.İzmir'de şiddetli yağışlar oldu, şimşek çaktı,yıldırım düştü derken Türk Telekom'da müthiş altyapısı sayesinde bizi internetsiz bıraktı. İnternet için boşu boşuna sabit telefon sabit ücreti ödemek zaten kanıma dokunuyordu, birde üstüne üç gün ilgilenmedikleri internet kesintisi tuz biber oldu ve biz VINN dedik.Şimdi VINN sayesinde sizinleyim. Pazartesi günü TTelekomla ilişkilerimizi sonsuza kadar koparacağız ne mutlu !

İnternet yokken kızımda ateşlendi, isabet oldu yani.Neyseki domuzluk bir durum çıkmadı altından. Ki ben bilen bilir bu domuz gribinin altında bir domuzluk seziyor ve aşıya karşı çıkıyorum.Açıklayayım neden karşı çıktığımı ,göreceksiniz ki kendimce geçerli sebeplerim de var.
Ben astımlı, geçmişi bronşit ve zatürre ile dolu biri olduğumdan doktorlarım her kış bana grip aşısı yaptırırlardı. Allahım ben aşıyı olrum üzerinden bir hafta geçer küt ! yataktayım.
Tam tamına 10 ay hastayım.Evet 10 ay bir iyi bir hasta geçer.Rüzgar esse bronşit, yanımda biri hapşursa zatürre.Aşı tabii koruyo ama kimi bilemiyorum? beni hiç korumadı.
Sonunda yeter dedim ve doktoruma rağmen aşılarımı 3 yıldır olmuyorum.Ohh be dünya varmış.İnsan gibi grip oluyorum yatıp dinlenince 1 haftada, ayakta 7 günde atlatıyorum.Süreklide nüksetmiyor. 12 ayın belki 1 ayıdır toplasan hasta olduğum.Değişime bakın ! demekki grip aşısı bana fazla geliyor !
Birde domuz gribi olsam artık ne olur bana bilemiyorum !?
Sonuçta ben halk için çalışan bir hükümet görmediğimden inancı sıfır olan bir vatandaş olarak GDO'yu bize dayayan zihniyetin doğru aşıyı sırf vatan millet sakarya diye getireceğinede inanmıyorum.
Nasıl GDO'da birilerinin çocukları şirket kurup babalarının imzaları ile zengin olma yolundaysa, aşıdada bir hin oğlu hinlik vardır.Ama siz bunlara yinede bir paranoyağın saçmalıkları deyin.
Gelelim kızıma;
Bolca meyve sebzenin faydasımıdır bilemem ateş düşürücelerle hemen toparlandık.Yinede 5 gün okul yok. Doktorumuz bu konuda çok dikkatli ve tam benlik.
Ben ateşi düştü, bugün daha iyi diye hemen çocukların okula gönderilmelerine karşıyım.
1. si daha dün ateşli çocuk vücudundaki mikrobu, virüsü 5-6 saate atamaz.Zayıflar mikrop ama hemen yok olmaz.Zayıf olan bünye okulda daha güçlü bir virüs yada mikrop alırsa o zaman daha uzun süre yatmak ve daha ağır ilaçlar kullanmak gerekebilir.
2.si senin çocuğun okula tam iyileşmemiş olarak geldiğinde benim çocuğum ondan o mikrobu kapıp hasta olabilir ki buna da salgın deniyor böylece salgın okullarda durmadan yineleniyor.

Çocuklarımızaa 4-5 gün iyileşmek için dinlenmeyi lütfen çok görmeyelim..
Sonuçta internet ve ateş bizi sizden ayırdı, bloglarınızı ziyaret edemedim, yorum bırakıp ilgilenemediğim için affınızı rica ederim.

Sevgiler...

İKİ MİM ;KİTAP VE SİNİR KÜPÜ

14 Kasım 2009 Cumartesi

İnternet varken hemen mimlerimi yanıtlayayım.Saolsun sevgili dostlarım beni mimlemişler.Bakalım nasıl mimlenmişim?



1. MİM KİTAP
Bu mimi çok sevdim.Keyifli bir konu, hemde birbirimizden okuduğumuz kitaplarla ilgili yorumlar alabiliriz. Sevgili ikiz annesi SDilek'e ve sevgili Sevgilisanat'a çok teşekkür ediyorum.Gelelim sorulara ve yanıtlarına..


1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu


Acı ama gerçek şu anda elimde kitap yok.Tabii her akşam kızıma okuduğum kitapları saymazsak.Utanıyorum, ama çok hızlı okuduğum için banada kitap dayanmıyor (hee heee), ama yinede utanıyorum hala kitap alamadım:(


2.En son aldığınız kitap


Zecharia Sitchin Enki'nin Kayıp Kitabı'nı aldım ve o gün bitirdim..Fazla hızlı okudum sonra kitapsız kaldım ..

3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz


Çok var yaa, bir kere ben yazar hastasıyım.Bir yazarın birden çok kitabını okurum ve o yazar, tarzı kaleminin gücü hakkında fikir sahibi olurum.Bunlardan birkaçı;


Yaşar Kemal; tüm kitapları istisnasız etkilemiştir beni.
Ursula K. Le Guin Yer Deniz serisi...( hemen hemen tüm kitaplarını okudum sayılır)
Louis de Bernieres Don Emmanuel'in Alt Tarafı (inanılmaz keyifli bir kitap, inanılmaz bir yazar)
Amin Maalouf Afrikalı Leo,Semerkand ve diğerleri...
Zecharia Sitchin Kutsal Tohum ve diğerleri...
Turgut Özakman Şu Çılgın Türkler (bu kitabın etkilemediği yoktur)
Reha Çamuroğlu Son Yeniçeri (bu kitap beni çok etkilemiştir, sormayın nasıl diye ama okurken kocama aşık olmuştum)
Soner Yalçın Efendi ( okumaktan zevk aldığım kitaplardan)


şimdi diğerleri aklıma gelmiyor :) ama çok var dedim ya sormayacaktınız ne yapalım ..

4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar


Orhan Pamuk'un kitaplarını hiç zevk alarak okumadım.Açıkçası beni hiç sarmadılar, bitsede kurtulsam dedim.Zaten iki kitabını okuduktan sonra kendine işkence etme kızım herşeyde okunmaz dedim ve bir daha okumadım.Nedense Orhan Pamuk bir Can Dündar ikidir hiç hazetmem.ama seçeceksem Can Dündarı daha fazla basit ve popülist buluyorum.Allah mail boxımı onun yapmacık yazı ve şiirlerinden korusun!


5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap


Evet okumayı düşündüğüm birkaç kitap var.
Biri Zecharia Sitchin'e ait 12. Gezegen, diğeri Kuantum düşünce yöntemi, yaşam koçluğu ve NLP ile ilgili kitaplar. Ve Vedat Türkali'nin birkaç kitabı, Soner Yalçın ve Turgut Özakman'ın bazı kitapları,UrsulaK. le Guin Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabınıda unutmayayım ...

Bende kitap okumayı çok seven ve sevdiği kitapları dostlarına anlatmak isteyen arkadaşlarımı mimliyorum.


2.MİM SİNİRKÜPÜ

Tam da adamına sordunuz. Meloş ben şimdi sinirlendiğim şeyleri sayınca ortalık toz duman olacak, sormasan iyiydi ama..


Beni sinir eden şeyler saymakla bitmez ama saymak istersem;
Pekçoğumuz gibi bende yalan, riyakarlık,iki yüzlülük,hırsızlık,aldatma,aptal yerine konma,aşağılama gibi şeylerden hoşlanmam.

Beni ençok haberleri izlemek sinir küpü yapıyor.Gözümün içine baka baka spiker çeviriyor kazı, siyasetçi salaksınız diye bağırıyor..ama biz yinede dememiş gibi dinliyor oy veriyoruz.

Adaletin olmaması, adalet dediğimiz şeyin aslında zengini ve nüfuslu insanları korumak üzere tecelli etmesi..


İnancın şeklen gösterilmesi ve bundan ibaretmiş gibi algılanması, inanç üzerinden insanların sömürülmesi..

Savunmasız insanların,çocukların şiddete ve tacize maruz kalması ve bunun dünyada ve ülkemizde artık bir ticarete dönüşmesi...

Ama bu ülkede yaşamak başlı başına bir çelikten sinir gerektiriyor, sinir küpü olmamak için üç maymun olmak, hayallere dalmak, gerçeklere sırtını dönüp mış gibi yapmak gerekiyor.Yoksa verem eder insanı bu çarpıklıklar, traji komik olaylar, adaletsizlikler ve dönen dolaplar.

Allahtan Türk'üm, efsunluyum, herşeyi kanıksayacak bir bünyem, çabuk unutan bir hafızam ve herşeyi kılıfına uyduracak bir zekam var. Yoksa alim Allah kanser olursun :)

Hadi teklife ne hacet, madem okudun dostum, sende yaz blogunda seni sinir küpü yapanları !

P.D.Ç.ETKİNLİĞİ 47: KAYMAÇİNA

11 Kasım 2009 Çarşamba


Güzel bir koyun sütü en çok Kaymaçina'ya yakışır.
Heleki evde birde sütlü tatlı aşığı varsa mutlaka deneyin derim.Bu sütlü tatlı hafif ve lezziz bir Arnavut tatlısı.
Bu tatlı aslında çok çok kolay ve krem karamele de çok benziyor. Bir tek karameli yok desem yeridir. Püf noktası ise sütü iyi kaynatmak, bu yüzden pastörize süt kullanmayın derim. İkinci önemli nokta yumurtalı karışımı süte iyice karıştırmak. Bu konuda da mikser imdadınıza yetişir.
Tarifi P.D.Ç.Etkinliği kapsamında sevgili Ferah'a yolluyorum.

KAYMAÇİNA

1 kilo süt
5 yumurta
1/2 su bardağı şeker (şeker oranını siz kendi damak zevkinize göre ayarlayın)

Sütü iyice kaynatın ve soğumaya bırakın.
Yumurta ve şekeri iyice çırpın, yumurta köpük köpük olsun ve şeker erisin.
Soğumuş süte yumurtalı karışımı iyic yedirin.
Cam bir kaba karışımı döküp içinde su olan başka bir kabın içine yerleştirin.
Isıtılmış fırında, 170 derecede üzeri altın kahve olup göz göz olana kadar pişirin.
Soğuduktan sonra, mümkünse bir gün sonra servis edin.

Afiyet olsun..

10 KASIM.... ATATÜRK ÖLMEDİ !!!!

10 Kasım 2009 Salı

Evet, siz öldü sanıyordunuz değil mi?
Ama süpriz !!!

ÖL-ME-Dİ !!!

Siz sarhoş serkeşti diye filim yaptıkça, köşe yazılarınızda basit bir memurdu dedikçe, içini boşaltıp kukla yaptıkça, kuran kurslarında imam hatiplerde çocukların kafasına nefret kazıdıkça....

Kısacası siz yok etmek istedikçe,

İnadına ..
Ve ilahi bir nedenle Ölmeyecek,
dirilecek, güçlenip filizlenecek.
Ve bir gün yurdumda tekrar bahar olacak !!!

İŞTE BEN BUNA DOĞUM GÜNÜ DERİM !!!

8 Kasım 2009 Pazar

Sonunda Derin'in doğumgününü atlattık. Herşey Derin'in isteklerine göre şekillendi.Daha önceki doğumgünlerinde küçük olduğu için fazla talepkar değildi.Bu yıl büyüdü ve tabii talepleride arttı ve değişti.Öncelikle evde bir doğumgünü partisi istemedi. Dışarda olmasını istedi, palyaço sevmez sanıyordum, ama kesinlikle palyaço olsun dedi.Kimleri çağıracağına kadar o karar verdi.Ben sadece onun taleplerine göre gereken şeyleri yaptım. Sonuçta Derin doğumgünü bitip eve dönerken yüzünde inanılmaz bir tatmin ve keyif ifadesi ile " işte ben buna doğumgünü derim" dedi. Amaçta buydu zaten, onun eğlenmesi ve mutlu olması...

Doğumgünü Derin'in en sevdiği yerde Forum Bornova'da oldu. Birkaç gündür soğuk olan yağışlı hava kızmın şansına yerini yaz aylarının mavi gökyüzü ve sıcacık havasına bıraktı. Yazlık kıyafetlerle,kısa kollularla gezebileceğiniz çok sıcak bir hava vardı. Küçük bir mekan olmasına rağmen, müşteri temsilcisi çok sıcak ve bize çok yardımcı olan Mc Donald's ta kızımın çok sevdiği arkadaşları toplandılar.Animatörlerle birlikte oyunlar oynayıp, günün keyfini çıkardılar. Biz büyükler sıcakta onlar kadar eğlenmesekte onların her kahkahalarında içimiz kıpırdadı. O güzel, temiz yüzleri mutlulukla ışıldıyordu çocukların, yer darmış, hava sıcakmış kime ne? onları güldüren bir palyaço var mı? var! ee masadada birbirinden farklı mamalar...Ve dışarda güzel bir günde bir araya gelmişler? İşte bunlar onlar için yetiyorda artıyor. Çocukları mutlu etmek aslında çok kolay... Doğumgünü için ilk düşündüğümüz herşey son gün değişmişti. Herşey kendi kendisine öyle güzel gelişti ve değiştiki bu işte sihirli bie el mi var dedim? Öncelikle mekan bir anda değişti ve Mc Donalds oldu.Pastayı ben yapacaktım ve bir şato olacaktı.Ama Mc Donalds kendilerinin pastayı getireceklerini söylemesi, hemen öncesindede sevgili Morpatlıcan Seda'nın yaptığı çekilişte pastayı benim kazanmam bu planıda değiştirdi. Seda'nın bize yolladığı pasta resimlerinden birini Derin beğendi ve böylece pastanın şeklide belirlenmiş oldu

Ama ben pastayı aldığımda resimdekinden daha güzel, özenle yapılmış, renkleri ile inanılmaz güzel bir pasta gördüm. Ah keşke aldığım anda resimleyebilseydim.Partide maalesef çocuklardan iyi bir resim çekemedik.Ama yukarda gördüğünüz bu soluk fotoğraf aslının yüz kat,bin kat renksiz hali.Çok canlı renkleri vardı, ve üzerindeki çilek kız harikaydı! Çocukların hepsi biz bu pastadan yemek istiyoruz deyince Mc D. pastası kenara itildi. Usta elden çıkan bu şahane pastayı kesmek gerçekten çok zordu, bu güzelliğin bütününü bozmak istemesekte tüm çocuklar bir parçasını alma arzusunda olduğu için istemeye istemeye kesildi. Pastamız kakaolu pandispanya, çikolatalı krema ve muzluydu.Pastanın dağıtılması ile bitmesi arasında birkaç dakika oynadı sanırım...

Partide başka neler vardı? Çikolatalı truff yapmıştım, küçük lokmacıklar büyüklerinde, küçüklerinde hoşuna gitti.


Peynirli rulo böreklerde bir iki ısırıkta yenecek şekildeydi. ve gelen misafirlerimize günün anısına birer resimli kurabiye hediye ettik. Küçük vanilyalı kurabiyelerin üzerine kızım fotoğrafı ve winks kızları ile Ben10 fotoğrafı olan kurabiyecikler yaptım. Fotoğraflı kurabiye yapmamda en önemli katkı tabiki bu fotoğrafları basan sevgili Selservis Selda'nındır. Hem fikir olarak, hem nasıl yapılacağı ve yaparken dikkat etmem gereken önemli püf noktalarını anlatarak bana yol gösterdi. Erkek misafirleri hatırlayıp Ben10 fikrinide ben şaşkın kadınada o vermiştir. İlk resimli denemem olarak fena olmadı diyebilirim. Fotoğraflar çok soluk çıktı, acele ile çekilmiş olduğu için gerçek renk ve dokusunu yansıtmadığını tekrar ifade edeyim.
Konuklarımız küçük hediyelerini saklamayı tercih ettiler, Derin ise kendisini yemeyi...
Bu güzel doğumgününde hem kaynaklarını, hem bilgilerini, hemde destek ve sevgilerini benden esirgemeyen usta pastacı dostlarım Mor Patlıcan Seda ve Selservis Selda'ya tekrar tekrar ve çok çok teşekkür ederim. Ne söylesem azdır her ikisi içinde...
Ve doğumgünü partisini organize eden, taleplerimi karşılamak için olağan üstü çaba gösteren, firma kurallarını esneten Mc Donalds Müşteri Temsilcisi Ümmü Hanıma'da teşekkür ederim.
Tüm Akreplere sağlıklı ve mutluluk dolu bir yıl dilerim...

Sevgiler

P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 47:PASTACI KREMALI VİŞNELİ VOLOVAN

5 Kasım 2009 Perşembe



Volovanlar ne zamandır aklımdaydı.Sevgili Damak Tadı Gül'ümde görüp iç geçiriyordum.Tatlıyı yapmışken çok güzel tariflerin kavuştuğu, sevgili Ferah'a Ferah'ın Mutfağında süren 47. P.Ç.S. Etkinliğine yolluyorum.

Ben Volovanlarımı tabii pastacı kreması ile doldurdum.Ve üzerlerine birer vişne..
Tek lokmalık minicik, gevrek kabuklu,içi yumuşacık kremalı ve ekşi vişne ile tezat tadı...
En güzeli ise kısa zamanda ve kolayca yapılması
Milföyleri kurabiye kesici ile kestim.
Taban olacaklarını tüm bırakıp üzerine koyacağım katların ortasını daha küçük kesicilerle çıkardım.
Hepsinin üzerine yumurta sarısı sürüp fırınladım.
Sonra ortasını kesmediğim milföyün üzerine tek tek diğerlerini koydum.Düşmesinler diye aralarına çook az bal sürüp yapıştırdım.Belki böyle yapmasamda düşmezler miydi bilemiyorum?
İçlerine pastacı kreması doldurup vişne koydum son olarak pudra şekeri serptim.
Bir lokmada yediler....
Bu sanırım GDO'suz dediler ???
Sevgiyle kalın...

GDO'YA KARŞIYIZ KAMPANYASI !!!

4 Kasım 2009 Çarşamba

Eğer sağlıklı yaşamaksa derdimiz, eğer çocuklarımızın zehirlenmemiş topraklarda ekip biçmelerini istiyorsak, eğer onları kanser gibi iletlerin pençesinde daha küçücük bir fidanken kaybetmek istemiyorsak GDO'ya  KARŞI BİRLEŞMELİYİZ !

Lütfen önce Fikir Sahibi Damaklar  blogunu ziyaret edin. burada başlatılmış kampanyaya katılın.
Sonra GDOya Hayır sitesine girin ve burada GDO'nun ne olduğunu,yönetmeliği, bu işte çıkarı olanların amacını ve tabii başlatılmış girişimleri izleyip, bende varım deyin !

Geleceğimiz için, çocuklarımız için artık dur demenin zamanı !
Türkiye birilerinin arka bahçesi olmasın artık !!

Sevgiler..

DİVİNE ETKİNLİĞİ,SEDA'DAN PASTA,FİGEN'DEN MERCİMEK KÖFTE,ÇİKOLATALI TRUFFLAR VE KIZIMIN DOĞUMGÜNÜ

1 Kasım 2009 Pazar


Bu Cuma İzmir'li anneler Divine Events İzmir etkinliğinde buluştuk. Benim ilk katılımımdı ve açıkçası sevgili Yemek ve Biz Figen dışında da resmen tanışmış olduğum kimse yoktu.
Yarı sıcak, yarı soğuk güzel bir İzmir gününde Kültürpark Tenis Klübüne vardığımda önce sevgili Mor Patlıcan Seda'yı gördüm. Fotoğraflarından hemen tanıdım onu,sıcak ve samimi bir karşılaşma ve tanışmanın ardından gözlerim Figen'i aradı ve buldu. İlk defa Selservis Selda ile güzel sohbetler yapma imkanı buldum ve hatta çıkışta şirin atölyesine gidip pasta yaparken izleme zevkine eriştim.
Toplantı esnasında bahçede çocuklar keyifle eğlendi böylece biz anneler hem rahat rahat tanırımları izleme, sohbet etme imkanı bulduk hemde çocuklarımız mutlu oluğu için mutlu olduk.
Gün sonunda çekilişlerle konuklarını onurlandıran Divine Events yüzümüzde koca bir gülümseme ile bizi yolcu etti.Ben mi ne kazandım? valla ben Morpatlıcan Seda çekilişte kazanana pasta hediye edeceğim dediğinde " hadi beni çek" diye seslenmiştim.Dilek kapım açıkmış sevgili Seda'nın o güzel pastalarından birini kazandım !!
Etkinlikte sevgili Figen bizlere, benimde çok sevdiğim mercimek köftesinin yapılışını anlatıp güzel ellerinden çıkan sıcacık köfteleri ikram ederek karnımızı doyurdu, Morpatlıcan Seda workshopunda bizlere çikolatalı truff yaparak ağzımızı tatlanırdı.
 

2009 ·cafederins by TNB