PASTALAR

PASTALAR
MUSLU,KREMALI,ŞEKER HAMURLU PASTALAR

KEKLER

KEKLER
CHEESECAKE,MUFFİN,CUPCAKE,BROWNIE

KURABİYELER

KURABİYELER
MAKARON,TATLI ÇÖREK,BISCOTTI,TUILLE

TARTLAR

TARTLAR
PAY,BAR,TARTOLET

CAPPUCINOLU ÇİKOLATA MUSLU PASTA

30 Eylül 2009 Çarşamba

Yok yok yeni yapmadım, aslında oldukça eski bir tarif ama çok sık yaptığım bir pasta. Ama bu pastayı genelde tek kişilik kalıplarla yapmaktan hoşlanıyorum. Bu şekilde pasta daha şık duruyor.Mesela bu şekilde daha öncede Çikolata Muslu Pasta yapmıştım.Özellikle musun yapımı çok kolay ve garantili, sorun çıkarmayan bir yapısı var.Söylememe gerek yok tadı da harika.Tarif Tartalet'e ait ancak ufak tefek değişiklikler söz konusu oldu tabii, en başta espresso yerine cappucino kullanmakla başladım diyelim.
Cappucinolu Kek
113 gr tereyağ
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı kakao
2 yumurta
1 1/2 su bardağı un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatlı kaşığı cappucino yada espresso (toz olarak)
1/2 tatlı kaşığı karbonat
1 su bardağı sıcak su
Fırını 165 derecede ısıtın, kalıbınızı yağlayıp unladıktan sonra unun fazlasını kalıptan döküp pişirme kağıdı serin kalıbın dibine.
Mikserinizle tereyağ ve şekeri yumuşak ve krema kıvamına gelene kadar çırpın.
Mikserin hızını düşürüp kakaoyu ekleyip iyice karıştırın.
Yumurtaları tektek ,biri karışınca diğeri olacak şekilde ekleyin.
Arada spatula ile altta kalan karışımı üste alarak karışmayan biryer kalmamasını sağlayın.
Un,kabartma tozu,karbonat ve cappucinoyu ekleyin karışıma.
Yavaş yavaş suyu ekleyippürüzsüz bir hamur haline getirin.
Yaklaşık 30-40 dakka pişirip kürdanla test edip fırından çıkarıp soğumaya bırakın.
Kek soğuyunca üstünü traşlayın.Traşladığınız kısmı rondoda parçalayıp tekrar 15 dakika fırınlayın.
Bununla kekin üstünü ve yanlarını kaplayacağız
Keki ise ikiye bölün.
Çikolatalı Mus
180 gr bitter kuvertur çikolata parçalanmış
¼ su bardağı süt
55 gr (4 yemek kaşığı) tereyağ
1 yumurta sarısı
250 ml soğuk krema
Hazırlanışı
1-Sıcak su üzerine koyduğunuz sos kabında (benmari usulü) çikolata,süt,ve tereyağı birlikte eritin..( ben yumurta sarısınıda çikolata ile birlikte benmari usulü pişirerek yaptım)
2-Başka bir kapta kremayı mikserle çırparak sertleştir.
3-Çikolatalı karışım ılısın,yumurta sarısınıda ekleyip çırpın ve kremaya ekleyip karıştırın
4-Pastanızı yapacağınız kalıba kekinizi yerleştirin.Üzerine musunuzu dökün ve üzerini spatula ile düzleyin.Tekrar ikinci kekinizi yerleştirip dolapta dinlendirin.
5-En az 1 saat dolapta soğuyan pastanızı kalıptan çıkarın.Bir tabağa fırınlanmış kek kırıntılarını alın ve pastanızın üzerini dikkatlice kek kırıntıları ile kaplayın.
Afiyet olsun..

EVDE MASCARPONE VE KEDİ DİLİ YAPINCAA..SONUÇ;TİRAMİSU

28 Eylül 2009 Pazartesi

Kaç zamandır mascarpone yapmayı kafaya koymuşum, sevgili Devletşah'ta gördüğümden beri unutamamıştım.Sonunda kısmet oldu ve ben kremama tartar ekleyip yaptım mascarponeyi.

Eh yapmışım mascarponemi şimdi bir tiramisu yapmasam yazık olmaz mı? olur.

Önce gidip marketten savoiardi alayım dedim namı diğer kedi dillerinden yada lady finger, ancak eşim "hazır olan herşeyin tadı kötü oluyor, ben sevmiyorum onları hem sen pastacısın kendin yapsana" deyince işler iyice yokuş yukarı sardı.

Hemen tarifler araştırıldı ve Bizim Pastane sevgili Zinnur ve Keskinlinin Mutfağı'nda iki tarif buldum.Bu defa Keskinli'nin tarifini denemeye karar verdim ve lezzetli fingerlerime kavuştum.Bazılarının üzerine kakao dökerek değişiklik yapmak istedim :)
Onlar bir kenarda soğurken tarifini Anna Maria Volpi 'den aldığım Tiramisunun ünlü kreması Zabaglioneyi yapmaya başladım. Zabaglionenin orjinalinde çiğ yumurta kullanılmakta ancak bu şekli içime sinmediği için benmari usulü yumurtaları pişirmeyi tercih ettim.
Sonuçta gerçekten lezzetli ve hafif bir tiramisumuz oldu.Üzerine Altınmarka dark kakaoyu da serpince iş tammlandı, lezzet yerini buldu.ama durun unutmadan bence yinede bir eksiklik vardı, biraz konyak yada likör olmalıydı...
Gelelim tariflere..
Mascarpone
Tarif Devletşah'tan alınmıştır

400 ml krema
1 1/2 tatlı kaşığı krem tartar


Hazırlanışı
Kremayı benmari usulü ara ara karıştırarak ısıtıp, koyulaştırın. Önce cıvık bir kıvamı olsada birsüre sonra koyulaşıyor.
İçine krem tartarı katıp iyice karıştırın. Krem tartar ekleyince önce koyulaştı sonra hafif kendini bıraktı ama çok cıvık bir kıvamı olmadı.Krem tartar yoksa 2,5 yemek kaşığı limon suyuda kullanılabilirmiş ancak kullanmadığım için bir fikrim yok.
Bir kaç dakika daha kaynatın.
Bir süzgece tülbent serip üzerine kremayı dökün. Bir gece bekletip suyunu süzdürün.Tülbentten suyunu bırakınca kendiliğinden temizce ayrılıyor.
Tiramisuda kullanmadan önce oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.

400 ml kremadan ben yaklaşık 250-260 ml mascarpone elde ettim.
Savoiardi (Kedi Dili)

Tarif Keskinlinin Mutfağından alınmıştır


250 gram margarin * ben tereyağ kullandım*

250 gram şeker

6 yumurta akı

250 gram un

Birkaç damla vanilya esansı



Fırınınızı 220ºC’ye getirip, ısıtın.

Yağı ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.

Her seferinde 1 tane olmak üzere yumurta aklarını katıp,iyice çırparak şekerli yağa yedirin.

Unu ve vanilyayı katıp, iyice çırpın hamurunuz pürüzsüz olmalı.

Hamuru, ağzına 1/2 cm’lik düz duy takılmış sıkma torbasına doldurun.

Fırın tepsisine, 7 cm uzunluğunda oval şekilde parçalar halinde, 4 cm aralıklarla sıkın ve fırına sürün.

Kenarları altın rengini alınca çıkarın fırından soğumaya bırakın.


Bisküviler satın alınanlar gibi tombul olmuyor yayılıyor, bunu göz önüne alın.Hatta benimkiler tuille gibi olmuşlardı.

Ben bazılarının üzerine kakao eleyerek pişirdim.Öylece kızımda eşimde pek severek yediler.



Zabaglione Kreması

Tarif Anna Maria Volpi'den alınmıştır.


4 yumurta sarısı

1/2 su bardağı şeker

1/2 su bardağı Marsala şarabı ( yoktu maalesef alkollü hiçbirşey, kullanamadık)

450 gram Mascarpone oda sıcaklığında

1 su bardağı krema



Yumurta sarılarını benmari usulü çırparak pişirin.Yumurtaların rengi açılıp hacim kazanmalı.

Şekeri ekleyip çırpın, bu aşamada şarapta ekleniyor

Kremanız hafif kaynamaya başlayınca ocaktan alın.

Mascarpone peynirinizi çırpın ve kremanıza ekleyin.İyice bütünleşen kadar çırpın.

Son olarak çırpılmış kremanızıda ekleyip dikkatlice karıştırın.




Tiramisu



Önce 1,5 su bardağı espressoyu 2 tatlı kaşığı şekerle hazırlayın ve ılıması için kenara koyun.
Ben espressomu şekerle hazırlamadım, tadı böylece fazla tatlı ve bayıcı olmadı.
Pastayı hazırlayacağınız kabın dibine savoiardileri önce espressoya batırıp yerleştirin.
Üzerine Zabaglione kremasının üçte birini dökün, tekrar kahveye bulanmış savoiardi dizin.
Kalan kremanın yarısını üzerine döküp düzleyip tekrar bisküvi dizin ve son kremayıda üzerine yayın.
Bu aşamada ben iki kat bisküvi dizdim üstteki krema daha kalın oldu.ama üç kat bisküvi ve ince krema ile daha iyi olacağı kanaatindeyim
Krema çok tok kıvamlı ve lezzetli başka tatlılarda çok rahat kullanılabilir.

Son olarak pastanın üzerine iyi kalite kakao eleyerek bitirin ve dolapta bir gece dinlendirin.Bu pastada tüm kremalılar gibi bekledikçe oturuyor, lezzetleniyor.

Afiyet olsun...

PIERRE HERME'S CHOCOLATE HAZELNUT SABLES/ ÇİKOLATALI FINDIKLI SABLE KURABİYELERİ

27 Eylül 2009 Pazar

Sevgili arkadaşım Değişik Tadlar blogunun yazarı Meloş geçen gün bana bu linki yollayıp bu sableleri gösterdi.Yapıp yapamayacağımı sordu.
Pierre Herme bildiğiniz üzere sevdiğim bir usta.Ustaya aitse denemeye değer dedim ve hemen kolları sıvadım.Dün gece hamurlarını hazırladım, bu akşamda şeklini verip fırınladım.
Kurabiyeler bizim evde fazla ilgi görmedi, bizimkiler chevy denilen tarzda kurabiyelerden hoşlanıyor. Çok klasik bir kurabiye şeklinde yorumlar aldı.Ben bir dilimini yedim.Bence fırınlanmış fındık ve kakao birbirine yakışmış, bol tereyağlı, ağır olmasını beklediğim ama hafif bir kurabiye bu.
Kurabiye yapım aşamasında iki ayrı hamur hazırlıyorsunuz.Her ikiside acaip tereyağlı haberiniz olsun.Yani yiyecekseniz lütfen bir dilim yiyin. İlk hamur tatlı tart hamuru, tarifteki ölçüde yapıldığında yarısını kulanıyorsunuz.Ben tam ölçü yaptım, hamurun yarısınıda buzluğa attım.Tam 1 ay derin dondurucuda saklanabiliyor.Ne de olsa bizim evde o hamur 1 aydan önce kullanılır.Diğer yarısınıda kurabiyede kullandım. İkinci hamur kakaolu, Pierre amcamız ne kadar çikolatalı kurabiye desede eritilmiş çikolata göremedim ben tarifte? Bu aşamada tarifle biraz oynadım ve kakao oranını çoğalttım. Ama siz arzu ederseniz orjinal tarifi takip edin.
Tatlı Tart Hamuru
285 g tuzsuz tereyagı oda sıcaklığında
1 1/2 su bardağı (150 g) elenmis pudra sekeri
1/2 su bardağı (100 g) badem unu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı vanilya
2 hafif çırpılmış yumurta ,oda sıcaklığında
3 1/2 su bardağı (490 g) un
Tereyağını mikserin kürek ekiyle düşük hızda krem gibi olana kadar çırpın.
Şeker, badem unu, tuz, vanilya ve yumurtaları ekleyin ve düşük hızda çırpmaya devam edin.
Arada sırada spatula ile hamurun kenarlarını sıyırın ve alt üst edin.
Ununuzu 3 seferde ekleyin karışıma.Bu aşamada hamuru fazla çırpmayın.
Hamurunuz yumuşak ve nemli olmalı.
Hamuru toparlayıp elinizle ikiye bölün ,26 cm lik tartlar yapacaksaniz, 3 parcaya, 24 cm lik tartlar icin 4 esit parcaya ayirin.
Her ikisinide disk şekline getirip aranla sarın ve dolapta 4 saat dinlendirin. Kullanmayacağınız parçayı dondurucuya atabilirsiniz.
Çikolatalı Fındıklı Sable
2 su bardağı (300 g) un
1/4 su bardağı (25 g) kakao
250 g tuzsuz tereyağı oda sıcaklığında
1 su bardağı (100 g) pudra şekeri
1 tutam tuz
2 yumurta, oda sıcaklığında
1 su bardağı (140 g) fırınlanmış, kabuksuz ve 2 ye yada 3 e parçalanmış
1/2 ölçü Tatli Tart Hamuru (tarifi yukarıda),

Önce kakao ve unu birlikte eleyin.
Mikserinizin kürek ucunu takıp tereyağını yumuşak ve krem gibi olana kadar çırpın.
Önce şekeri sonra tuzu ekleyip 3 dk karıştırın.
Yumurtalardan birini ekleyip iyice çırpın.
Mikserin hızını düşürüp kuru malzemeyi hamurunuz bütünleşene kadar çırpın.
Hamuru yine fazla çırpmamaya dikat edin, hamur bütünleşince çırpmayı bırakın.
Fındıkları hamura ekleyin ve karıştırın.
Hamurunuzu tezgaha alıp 15x18 cm boyutunda ve 2,5 cm kalınlığında açın ve saranla sarıp dolapta dinlendirin.
Hamurunuz bu aşamada 1 ay dondurucuda bekleyebilir.Yada 1 gün buzdolabında bekletebilirsiniz.
Kalan yumurtayı 1 tatlı kaşığı soğuk su ile çırpın.
Dolaptan tatlı tart hamurunuzu alın ve iki eşit parçaya bölün.
Her parçayı 15x18 cm boyutunda ve 7 mm kalınlığında açın.
Tezgaha tatlı tart hamurunun birini alıp üzerine yumurtalı karışımdan sürün.
Tart hamurunun üzerine kakaolu hamuru koyun ve üzerine yine yumurtalı karışımdan sürün.
Tartlı tart hamurunun ikinci yarısınıda üzerine yerleştirin.
Yumurta burada yapıştırıcı görevi görecektir.
Hamurunuzu bu şekilde 4 saat dinlendirin.
Fırın tepsilerinize pişirme kağıdını serin ve fırınınızı 165 derecede ısıtın.
Tezgahınızı hafif unlayın ve hazırlanmış hamuru alın.
Çok keskin bir bıçakla dikdörtgen hamurun uzun kısmından 6 eşit parçaya bölün.
Herbir parçayıda 7 mm kalınlığında dilimlere kesin.
Dilimlenmiş kurabiyelerinizi tepsiye 1,5 cm aralarında uzaklık olacak şekilde dizin.
Kurabiyeleri önce 10 dk pişirin ve alttaki tepsiyi üste, üsttekinide alta alın.
Toplam 20-24 dk pişen kurabiyelerinizi telde soğumaya bırakın.
Pişmiş kurabiyenizi oda sıcaklığında,hava almayan bir kapta 3-4 gün saklayabilirsiniz.

Afiyet olsun..

KUZU ETLİ MANTARLI TART

26 Eylül 2009 Cumartesi

Tartları çok seviyorum, ister tatlı ister tuzlu olsun.Bu tartın çeşitli versiyonlarını denedim.İçine patlıcan, kabak katıp sebzelisini, etli mantarlısını hepsini çok sevdi yiyen dostlarım.
Özellikle sıcakken yemeyi seviyorum ben, tek başına hamur, et ve sebzeyi içinde barındırabildiği içinde başka bir yemek yapmaya ihtiyaç duymuyorum.Sadece sebze ile sunuyorum.Bazen brokili, bazen bezelye yada yarı kuru domates ile..Tercih sizin..


Pratik ve lezzetli bir tarif denerseniz beğeneceğinizi umuyorum.

İç harcını arzu ettiğiniz şekilde zenginleştirebilir ve değiştirebilirsiniz.
Ama içi nasıl olursa olsun alt hamura içikoymadan önce muhakkak salça gbi bir sos sürün.Böylece hamur için suyunu fazla çekerek ıslanmaz, gevrek yapısını korur.
Kuzu Etli Mantarlı Tart

İçi
250 gr kuzu kuşbaşı
100 gr Kayın mantarı
50 gr parmesan peyniri rendesi
1 kırmızı biber
1 yeşil dolmalık biber
1 havuç
2 orta boy soğan
2-3 sarımsak
bir tutam taze biberiye
öğütülmüş karabiber
Kırmızı toz biber
deniz tuzu
1 yemek kaşığı Zeytinyağ
1 tatlı kaşığı Tereyağ


Tart Hamuru
3 su bardağı un
200 gr soğuk tereyağ (ben daha az kullandım)
2 yemek kaşığı buzlu su
tuz
üzerine
1 yumurta
Önce içi hazırlayın.
Tavanıza zeytinyağını alıp soğan ve sarımsağı kavurun.
Rengi sararan soğanlara ince doğradığınız biberleri ekleyin.
Kırmızı biber havuç ve öğüttüğünüz karabiberden biraz katıp karıştırın.
Sebzeler biraz ölünce mantar,et ve taze biberiye katıp tuz ekleyin karıştırın.
İçiniz pişerken bir kaşık tereyağ ekleyin üzerini kapakla kapatın.
Pişen etli karışımı bir fırın tepsisine alıp üzerine yarım su bardağı sıcak su ekleyip yarım saat kadar suyunu çekinceye kadar fırınlayın.
Bu esnada mutfak robotunuza un,tuz ve soğuk küp küp kesilmiş tereyağını ekleyip karıştırın.
Hamura yavaş yavaş buzlu sudan 1 yada iki yemek kaşığı kadar katıp bütünleşmesini sağlayın.
Hamuru unlu tezgahta hafifçe yoğurup ikiye bölün ve 30 dk dolapta dinlendirin.
Birinci hamuru tereyağla yağlayıp hafif unladığınız tart kalıbınıza uygun şekilde açın.
Hamurun üzerini 1 yemek kaşığı kadar salça ile iyice sıvayıp içi dökün.
Üzerine parmesan peyniri rendesi koyun.
Diğer hamuruda açıp üzerine kaparın.
Kenarları sıkıca kapatın hamurun en tepesine bıçakla artı şeklinde bir kesik atın artan hamurları kalp şeklinde kesip üzerini süsleyin.
Yumurtayı çırpıp fırça ile iyice hamurun heryerine sürün.
Isıtılmış fırında üzeri kızarana kadar fırınlayın.
Servis ederken yanına birkaç kaşık bezelye koyun.
Afiyet olsun...

EV YAPIMI SOSLU MİNİ MUFFİNLER

24 Eylül 2009 Perşembe

Evet blogspotta yaşanan Türk Telekom azizliği sanırımbitti.Tamda ben com uzantısına geçince bitti ? Yoksa tüm bunlara sebep benmiydim?
Bayram tatilimiz bitti ve biz okul hengamesine başladık. Açıkçası herhalde ben Derin'den daha çok yoruluyorumdur. Tüm gün okulda sınıf anneliği görevimi başarı ile yerine getirmeye çalışırken sıcakta eriyorum.
Bu arada evde yemek var mı? yok mu bilen yok..
Neyseki bugünü kahvaltı tadında geçirdik, beslenme çantasında ise ev yapımı su böreği, ceviz, kuru siyah üzüm eşlik etti kızıma.

Evde ise mini muffinler bekliyordu kızımı.Bazılarının üzerine kışın yaptığım ev yapımı karamel sos döktüm bazılarına ev yapımı ayva jölesinden döktüm. Geçen kış yapıp dolaba kaldırmıştım ve inanın tadında en ufak bir değişiklik bile olmamış. Bu kış ayvalarınızla muhakakkak denemenizi öneririm.Tamamen doğal bir jöle elde etmiş olacaksınız.
Gelelim muffinlere; tarif aslında daha önce yaptığım Zebra Kek'in, hamurunu yine bitter ve beyaz çikolatalı hazırladım. Ama kakao ve vanilya-limon da çok yakışacaktır.
4 yumurta
1 su bardağından 2 parmak az şeker
1 su bardağı süt
50 gr tereyağ çikolata için + 25 gr kek için
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
2 tatlı kaşığı kakao
50 gr paçalanmış beyaz ve bitter çikolata

1-Önce tereyağını eritin, iki ayrı kaba parçalanmış çikolatanızı alın.Üzerlerine tereyağını döküp tahta kaşıkla çikolata ile tereyağını birbirine yedirin.
2-Mikserle yumurta ve şekeri rengi açılana kadar iyice çırpın. İçine süt ve erimiş 25 gr tereyağınızı ekleyin.
3- Ayrı bir kaba unu ve kabartma tozunu eleyin.
4- Sıvı karışımı iki ayrı kapta bulunan çikolatalara bölüştürün.
5-Üzerine unlu karışımı yine iki ayrı kaba paylaştırıp itice kaşıkla karıştırın. Hamurunuz ne çok sıvı nede çok katı olmamalı
6-Muffin kalıplarınıza hamurunuzdan ister beyaz ve çikolatalıyı ayrı ayrı ister üst üste koyarak paylaştırın ve önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 15 dk pişirin.Mutlaka kürdan testi yapıp çıkarın.

Afiyet olsun..

ARTIK BLOGSPOTTAN SIKILDIM

23 Eylül 2009 Çarşamba

Sürekli kesintileri canıma taketti ve adresimi Cafederins com'a taşıdım..
Hayırlı uğurlu olsun...

SIKICI GÜNLERİN ARDINDAN...

22 Eylül 2009 Salı

Bizim bayramımız sıkıcı geçti, her zamanki gibi evimizde,yalnız ve anlamsızdı.
Telefonla bayram tebriklerimizi yaptık büyüklerimize ama telefon herne kadar iyi bir teknolojik buluş olsada maalesef sıcaklığı, paylaşımı yansıtamıyor. Kuru kalıyor, telefon ve mesajı pek sevmeyen biri olarak bana yetmedi.


Yoğun sıkıcı bu üç gün sıkıntıdan boğuldum kaldım.Öyleki canım yataktan bile çıkmak istemedi.Çıksam ne olacak? çıkmasam ne olacak diye düşündüğüm bile oldu.


Sonuçta Allahtan bitti, özel olmayan rutin sıkıcılıktaki günlerimize kavuştuk. Okul, sınıf anneliği vb derken günlerim ne olduğunu bile anlamadan geçecek. Günlük telaşede dişe dokunur bir üretimim, katkım olmadan yaşayıp gideceğim. Eğer bu konu üzerinde hiç düşünmezsem yaptığım mutfak faaliyetlerini önemli bile zannedebilirim.


Üretmeyenin payına hep tüketmek düşer.

Bizde bayramı tüketerek bitirdik...

ŞEKER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN !!!

19 Eylül 2009 Cumartesi

Şeker Bayramınız kutlu olsun dostlarım, her zaman şeker tadında geçsin günleriniz...
Bayram boyunca sizleri Tuz ve Biber Eylül Sayısı Eki için hazırladığım Ramazan Davulcusu Pastam ile baş başa bırakıyorum....


Sevgi ve sağlıklı kalın...

PİERRE HERME'S MERINGUE D'AUTOMNE ;BEZELİ PASTA

17 Eylül 2009 Perşembe

Tarif yine Pierre Herme'ye ait. Aslında daha önce üç defa yapmıştım. Yapıldığı anda evdekiler tarafından silipsüpürülmüştü.Her yapışımda ayrı bir olayla karşılaşmama karşın bence şimdiye kadar yaptığım pastalar içinde en kolaylarından biri.Özellikle musu çok kolay. Sadece bu mus tarifimizde çiğ yumurta var. Ama bence orjinal tarifi bir defalıkta olsa denemenizde fayda var.Gerçekten çok hafif ve lezzetli bir pasta, çiğ yumurta olduğu anlaşılmıyor.
Pastayı bir gece muhakkak dinlendirin, yaptığınız gün mus hazır olmayacağı için kesilmeye uygun olmayacaktır.Mus zaten bir gece beklediğinde daha da tad ve kıvam açısından oturduğu için yapıldığı anda yenmeye pek müsait değildir.
Bu tarifi ilk olarak Bizim Pastanede sevgili Zinnur'da görmüştüm ve çarpılmıştım.Daha sonra yabancı bloglarda da karşılaştım. Zinnur'un açıklamaları o kadar netki bence en mükemmel o anlatmış.
Pastaya başlarken bende Zinnur'u rehber aldım, ilk olarak bezeleri yaptım ama Zen Can Cook'taki gibi kalın yaptım bezeleri. Tek sorun üç adet yaptığım bezelerden biri maalesef fırında unutuldu, ikincisinide daha küçük yapmıştım.Kısacası bezeler arzu ettiğim gibi olmadı.Ama kendi dikkatsizliğimden dolayı olduğu için birşeyde söyleyemiyorum.
Sonra çikolata sosu yaptım ama aklınızda bulunsun bu sos pastaya fazla, muhakkak artıyor.Artanı da başka pastalarda kullandım.
Sonra musuyapı bezelerin üzerine döktüm, en son mus donduğunda glazürü yapıp üzerine döktüm.
Tarifte olmayan ve benim eklediğim tek şey kakao oldu, glazürümde hava kabarcıkları oluştuğu için kakao dökerek bu görüntüden kurtuldum.Bence pastaya yakıştıda...
Meringue D'Automne;Bezeli Pasta
Pierre Herme
Beze
4 yumurta beyazı
1 su bardağı seker
3/4 tatlı kaşığı vanilya
Fırını 120 derecede ısıtıp, pişirme kağıdınıza 23 cm çapında çember çizin.Çizdiğiniz yüzey arka tarafa gelecek şekilde kulanacaksınız.
Yumurta beyazlarınızı temiz bir mikser kasesine alıp çırpmaya başlayın,
Yumuşak tepeler oluştuğunda şekerin yarısını ekleyin ve çırpmaya devam edin.Şeker yumurta akında erisin.
Yumurta beyazınız parlaklaşıp, serttepeler oluşunca vanilyayı ekleyin ve çırpmaya devam edin.
Bezenizi mikserdenalıp spatula ile dikkatlice kalan şekeri ekleyin.
Bezenizi krema sıkma torbası ile pişirme kağıdına sıkıp fırına verin.Düşük ısıda, fırın kapağı aralık olarak 1-1,5 saat pişirin.
Çikolatalı Sos
127 gram bitter cikolata
1 su bardağı su
1/2 su bardağı krema
1/3 su bardağı seker
Tüm malzemeyi sos kabınıza alıp sürekli karıştırarak pişirin.
Kaynama noktasına gelince ısıyı azaltın,
Sosun kıvamı olduğunda yani içine soktuğunuz kaşığın arkasını tamamen kaplayacak kadarkoyu kıvama geldiğinde ocaktan alın,ılısın.
Çikolatalı Mus
255 gram bitter cikolata küçük parçalara bölünmüş
170 gram oda sıcaklığında tereyağ
4 yumurta ,sarısı ve beyazını ayırın
3 yemek kaşığı cikolata sosu
1 yemek kaşığı seker
Çikolatayı benmari usulü eritin.
Çikolatanın ısısı 40 derece civarı olmlı ama benim termometrem olmadığı için maalesef ölçemedim.
Başka bir kapta tereyağınızı iyice çırpın, krema kıvamında olmalı.
Mikserin hızını düşürüp çikolatayı tereyağına üç aşamada ekleyin.Her ekleme sonrası hızı artırın.
Küçük bir kapta yumurta sarıları ile çikolata sosunu birbirine karıştırın.
Bunuda çikolatalı tereyağ karışımına ekleyin.
Yumurta beyazlarını temiz bir kaseye alıp çırpmaya başlayın.
Yumurta akınız köpürünce şekeri ekleyin ve yumuşak tepeler oluşuna kadar çırpın.
Yumurta aklını bu defa fazla çırpmayın, bezeninki kadar sert tepeler oluşmasın.
Bezenin dörtte birini cikolatalı arışıma ekleyip karıştırın.
Kalan bezeyide ekleyip spatula ile dikkatli bir şekilde karıştırın.
Hacmi sönmemeli ama beyazlılarda kalmamalı
Çikolatalı Glazür
1/3 su bardağı krema
100 gram bitter cikolata, kucuk parcalara kesilmis
4 tatlı kaşığı tuzsuz tereyağ, oda sicakliginda ve 4 parcaya ayrılmış
7 yemek kaşığı ılık çikolata sosu
sos tencerenizde kremayı kaynama noktasına gelene kadar ısıtın.
Kremayı parçalanmış çikolataya yavaş yavaş döküp dairesel hareketlerle karıştırın.
Olabildiğince fazla hava kabarcığı için hapsetmemesie çalışın.
60 C derecede olunca -ki ben ölçemedim, çikolata sos ve tereyağını ekleyin.
Glazür 35-45 derece olunca hazırdır kullanıma..
Pastanın Yapılışı
Kelepçeli kalıba artık bezenizi alın.
Üzerine musun üçte birini döküp düzlein ce ikinci bezeyi üzerine koyun.
Kalan musun yarısını döküp son bezeyide üzerine koyun ve kalan musu güzelce üzerine yayın.
Dolapta birgece dinlendirin.
Ertesi gün glazürü hazırlayıp kelepçeden çıkardığınız pastanızın üzerine dökün.
Yanları dahil heryerine eşit olarak döküp dolapta soğutun.
Afiyet olsun...

LOR PEYNİRLİ MİNİ ÇÖREKLER

14 Eylül 2009 Pazartesi

Kurabiye demek isterdim, çörek demekte ne kadar doğru olur aslında bilemiyorum? Ama kurabiye ile çörek arası biryerde kaldı tarif.
Herşey göz kararı, buzdolabını açıp bakıyorsunuz;
250 gr tatlı loru gözünüze kestiriyorsunuz,
Ona yaklaşık 100 gr kadar oda sıcaklığında tereyağ ekleyip çırpıyorsunuz ta ki kıvamı krema gibi olana kadar.
Sonra tuz ve un ekliyoruz tabii kabartma tozu ile karıştırılmış.
Kabartma tozu 1 çay kaşığı kadar, tuz damak zevkinize kalmış..
Yumuşak olsun istiyorsanız yoğurtta ekleyin, yok tam kurabiye olsun diyorsanız eklemeyin.Ben ekledim, çörek gibi oldular?
Hamuru alın robottan yada yoğurup elinizle, kıvamını alınca dinlendirin, yarım saat kadar.
Son olarak açın, kurabiye kesicilerle kesin ve üzerine ister susam, ister haşhaş, ister kuru meyve, ne isterseniz koyup fırınlayın.
Üzeri atın rengini alınca fırından alın.
Ve sabah miniklerin beslenmesine ikişer üçer koyun, yanında komposto suyu ve domates..

Afiyet olsun...

PASTAKOLİK ETKİNLİĞİ CANIM ÇEKTİ ; CUPCAKE LOLİPOPLAR

13 Eylül 2009 Pazar

O Kadar çok görüpte beğendiğim ve yapmak için sabırsızlandığım tarif varki..Ama gerçek şu ki her zaman o kitapta yada resimde gördüğüm gibi muntazam bir iş ortaya çıkmaya biliyor. Bazen kek kabarmaz? bazen ganaj kıvamını bulmaz bazen o yabancı blogta kullanılan malzemeyi bulamaz onun paralelinde birşeyler kullanır ama o görüntüyü yakalayamazsınız.Yukardaki resm benim yaptığım, alttaki ise tarifin sahibi Bakerella'ya ait. Farkı görüyorsunuz değil mi?
Bilmiyorum, ben sık yaşıyorum bunu, ama yılmıyor tekrar tekrar deniyorum. Sevgili Renkli Kurabiyeler'in ev sahipliğini yaptığı Pastakolik Etkinliğ Canım Çekti için severek takip ettiğim Bakerella'nın Cupcake Pop tarifini yapmak istedim.
Herşey kolay gibi görünsede birkaç aşamada sıkıntı çektim. Öncelikle Bakerella'nın kullanmış olduğu Candy Melt yada candy coating bende mevcut değildi...İzmir'dede arandım hiçbir yerde buna benzer birşey bulamadım. Candy Melt yerine çikolata kullanmak akıllıca geldi? Beyaz çikolatayı eritip renklendirerek kullandım.Ama kalbim Candy Melt'te kaldı.Nasıl kalmasın? Çikolata doğal olarak yumuşak kıvamlı o istenilen görüntüyü sağlamadı, hem eminimlezzet açısındanda fark ediyordur?
Eski keklerimi kullandım yine, kekimi çok az krema ile yumuşatıp yoğurdum.Sonra ceviz büyüklüğünde yuvarladım ve dolapta dinlendirdim.
Çöp şiş çubuklarını ikiye kesip bir lolipop çubuğu elde etmi oldum.

Beyaz çikolatayı sıcak krema ile eritip karıştırdım, ikiye bölüp birine pembe diğerine sarı gıda boyası katıp iyice bütünleştirdim.
Bitter çikolatayıda aynı şekilde sıcak krema ile eritip iyice karıştırdım. Küçük birer parça tereyağ ile parlaklık kazandırıp yuvarladığım keklerimin alt kısmını Wilton'ın minik lolipop ve kesicisi ile şekillendirdim.Önce bittere alt ısımlarını batırıp soğumasını bekledim.Soğuyunca çubukları yerleştirip ortadan renkli çikolatama batırdım.
Çikolataları donması için bekletip - bu bekletme anı kriz oldu.Çünkü çubukları sapladığım köpük birtürlü tutmadı, çubuklar eğildi, bu konuda ne yaptıma olmadı.
Sonuçta zar zor eğikte olsa çubuklar köpük üzerinde durdular.Üzerlerine birer bonbon ve süsleme şekerlerinden, çikolatalarından döktüm.
Sonuç? eh işte birazcık oldu, ama ben yinede candy melt olmadan olmaz diyorum, ama maalesef TR'de bunlardan yok, en azından İzmir'de yok. Eğer TR'de bunlardan var şurada diyen olursa sevinirim.Tabii birde köpük olayını tekrar gözden geçirmek lazım. Bu çubukları yan yatmadan dik tutmak marifet
Güzel bir hafta dileğimle kaçıyorum şimdilik..

DANISH BRAID ; VİŞNELİ ÇÖREK

11 Eylül 2009 Cuma

Tatlı ile tuzluyu birlikte yemeyi severim. Tadı keskin olmayan ekmekte tatlı bir unsur olunca da keyiflenirim.
Bu tarifteydi uzun zamandır gözüm..
Ama hamuru açıkçası gözümü korkutuyordu, çünkü dikkat edilmezse o güzel dokusunu kaybedeceği belli biraz zaman ve emek istiyor. Eğer yapacaksanız ekmeğe bir gece önceden başlayın.Çünkü hamurun her defasında yarım sat dinlenmesi ve son olarak en az 5 saat dinlenmeye bırakılması şart.Anlayın artık nasıl yoruluyor hamur yumağı ?
Tarif takip etmekten ve arada denemekten zevk aldığım Palachinka'dan ...
Tarifi İftar Bereketi Etkinliği 3'ün ev sahibi Gelibolu 17 Mideden Kalbe yolluyorum
Hamur için

1 yaş maya yada 1 çorba kaşığı aktif maya
1/2 su bardağı ılık süt
1/3 su bardağı şeker
1 limon kabuğu rendesi
3/4 tatlı kaşığı kakule
1-1/2 tatlı kaşığı vanilya özütü
1/2 vanilla çubuğu(içi kullanılacak)
2 çırpılmış büyük yumurta
1/4 su bardağı portakal suyu
3-1/4 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz

El mikseriyle bir kasede maya ve sütü iyice çırpın.
Şeker, portakal kabuğu, kakule, vanilya tohumları ve vanilya özütü, yumurtalar ve portakal suyunu ekle ve iyice karıştırın.
Tezgahına un ve tuzu eleyin ve ortasını açın.
Ortaya sıvı karışımı döküp parmak uçlarınla ortadan başlayarak unu yedirin.
Hamurunuz yapışkan olursa biraz daha un eleyerek pürüzsüz ve ele yapışmayan bir hamur elde edin.
Hafifçe unladığınız sarana hamuru alın ve sıkıca sarın. 30 dakika boyunca soğutun hamurunuzu.

Hamura yedirilmek üzere;
225 gr soğuk tereyağ
1/4 su bardağı un

Mikserinizin kürek ekini takıp tereyağ ve unu birlikte çırpın.
Arada küreğe yapışan ve tabandaki hamuru alt üst edip tekrar karıştırın.
Pürüzsüz olunca çırpmayı bırakın.
Oda sıcaklığında kenara alın ve bekletin.

Üzerine;
1 büyük yumurta
1 büyük yumurta sarısı

İçine
vişne, pudra şekeri ve hindistan cevizini karıştırın.

Ekmeğin hazırlanışı
Hamurunuz 30 dakika soğuttuktan sonra, hafifçe unlu bir yüzeye alın.
Hamurunuzu dikdörtgen şeklinde 33x45 cm genişliğinde açın.
Hamur yapışkan olabilir, arada unlayın.
Tereyağlı içi dikdörtgen hamurun ortasından sağa doğru yayın.
Hamurun sol kenarını tereyağlı kısmın bir kısmını örtecek şekilde katlayın.
Sonra sağ tarafıda üzerine kapatın.
30 dk sarana sarılı şekilde soğutun.
Hamuru tekrar çıkarıp unlu tezgaha alın.
Hamuru tekrar 33x45 cm açın.
Tekrar önce sol sonra onun üzerine sağ kenarı kapatın ve sarana sarıp dolaba kaldırın.
30 dk sonra hamuru alın ve unlu tezgahta hamuru açın ve tekrar sol ve sağ kanadı kapatıp dolapta 30 dk dinlendirin.
4. defa bu işlemi tamamlayıp hamuru en az 5 saat yada bir gece dolapta dinlendirin.
Bu şekilde hamurunuz buzlukta 1 ay saklanabilir.

Pişirilmesi
Pişirme kağıdını tepsinize serin.
Hamuru hafif unlanmış yüzeyde 38x 50 cm büyüklüğünde ve 1 cm kalınlığında açın.
Hamuru yağlı kağıdın üzerine alıp dikkatlice kesin.
Hamurun iki uzun tarafından bir bıçak ile 13 cm uzunluğunda karşılıklı keseceksiniz.
Kesiğin ortasındaki alana içi yerleştirin.
Önce alt ve üstteki kapakları kapatın, sonra sol ve sağ parçaları sıra ile kapatıp için üzerine örgü şeklinde inin.Üzerine yumurta sürün.
2 saat boyunca 100 derecede hacmi kendisinin iki katı ve hafif renk değişikliği olana kadar pişirin.
Sonra fırını 200 dereceye çıkarın ve 10 dk pişirin.
Fırın ısısını 175 dereceye düşürün ve 15-20 dk daha altın rengi olana kadar pişirin.Ve fırından alın.
Oda sıcaklığına erşince dilimleyin.
Servis sırasında üzerine pudra şekeri dökebilirsiniz..

Afiyet olsun

MAZİDEN BİR YAMALI PANTOLON, UCU YIRTIK ÇORAP !!

10 Eylül 2009 Perşembe

Hatırlıyorumda eskiden zırt pırt alış-verişe gidilmezdi.Bayramlarda giderdik, birde çok özel günlerde.O zamanda ihtiyacımız alınırdı, aşırıya kaçılmazdı.Dizi yıpranan pantolonlara hemen oval bir kumaş kesilir yama yapılırdı, elbette birde dirseklere...En çok oralar çürürdü, çocuktuk, şimdiki gibi değildi ortam.Hepimiz sokaklarda kuka, çin çan, birdir bir , kör ebe yada yakan top oynayarak büyüdük.
Hepimizin ama en zenginimizin bile elbisesinde küçükte olsa bir yama olurdu. Çoraplarımızın parmak uçları delinirdi? Arsız baş parmağın hep havadar gezmekti derdi?
Hepimiz aynı gibiydik.Kuzenin eskileri, ablanın, abinin küçülenleri derken büyüdük. Ayakkabılar ayağımızı vursada giydik, kaç yama var diye sayıp oyun oynadık elbiselerimizle, ucu dikilmemiş çorap giyince sevindik, eve elimiz yüzümüz kir pas içinde vardık hep. Biz varoş çocuklarıydık, tek derdimiz oyundu, bir dilim ekmek, biraz tebessüm, haydi tekrar sokağa oynamaya !!!....
Ne zaman ki biraz büyüdük, apartman önünde oynayan çocukların yamalarının olmadığını farkettik.
Çorapları hiç mi delinmezdi acaba? ve nereden alırlardı bu süslü elbiseleri? yine de anlamamıştık farkımızı..Ta ki bir gün, apartam çocuğu sınıf arkadaşımızın biz yamalı pantolonlu varoş çocuklarını tanımamazdan geldiği güne kadar..İşte o gün anladık birden.Ve dahi büyüdük !
Ve küçük olmamıza rağmen anladık ki; ne okuduğumuz devasa kitapların önemi vardı bu dünyada, nede hayat görüşünüzün. Tek derdi vardı insanların "bizden mi ?" sorusu...
Sizden olanlarla anlaşmak, konuşmak ihtiyacı ile aranıyoruz.Ve biz önce kürkümüze bakıyoruz.Acaba aynı kürkü mü giyiyoruz diye?
Çocuktum anladım, ne kadar çok yama o kadar çok sınıfsal farklılık...
Ama çağımız artık moda çağı.Ve yamalı pantolonlar, yırtık etekler revaçta.Şaka şaka..gerçek şu; çağımız ekonomi ve akılcılık çağı!
Beli oluyorsa boyunu açıp uzat çağı, madem gıcır gıcır küçült yap kızına bir prenses elbisesi çağı...
Bende hemen çağın gerektiği gibi iğne ve iplikle yüzleştim;
Ne yaptım?
Hemen kızıma artık boyu kısa gelen kot pantolonun paçasını açtım, hemen hemen üç parmak büyüdü boyu pantolonun.Kat yeri tabii pek güzel gözükmüyordu. Bende ön tarafa rengi ve boyutları farklı düğmeleri dikip hareket verdim. Arkayada bu şekilde düğmeler yapmayı düşünüyordum ama sonra bu kadar çok düğmenin paçaları ağırlaştırabileceğini düşünerek vazgeçtim. Penye kurdele üzerine küçük düğmeler dikerek arkasını biraz daha farklı yaptım. Öndeki küçük ceplerede minik renkli düğmelerden dikince birden pantolonun havası değişiverdi.
Açıkçası bu hali daha güzel geldi bana :) Ee insan kendisi yapınca beğeniyor tabii...
Bu elbiseye gelince; hamileyken eşim pazardan almıştı bana.Ama içimi gösterdiği için giyememiştim.Çok güzel kendisinden hafif kabarık desenleri olan pamuklu keten gibi bir kumaşı var.Bu da hamileliğimden beri bir kenarda durur.Geçen kumaşları karıştırırken bulunca aklıma kızıma bir elbise yapmak geldi. Derin'de karpuz kollu bir elbise istiyorum diye tutturmuştu zaten.Ohh fazlada uğraşmadan yaptım. Yanlardan üç-dört parmağa yakın içe kıvırıp beli incelttim. Elimle dikip yanlardan daralttım. Beline de kalın kurdale takınca işte size pamuk prenses !
Sonuçta kızım küçük, ne yapsam beğenecek yaşta, bende durumu lehime kullanıyorum. Hatta bugün Forum Bornova'da dolaşırken müzik kutusu gördü hemde Winksli, bir an "eyvah" demişim. Derin uzun uzun baktı kutuya, çok güzel bulduğunu belirtti."Fiyatı pahalıymış yoksa alırdım " deyince, "boşver annecim sen bana müzik kutusu yaparsın evde" dedi.
Yani pes! çocuk benim müzik kutusu, kitap,oyuncak,top,araba, elbise..aklına ne gelirse yapabileceğimi düşünür oldu!!
Şimdi müzik kutusu nasıl yapılır ara bakalım internette?

ASLINDA O ŞEFTALİLİ KOMPOSTO !! BADEM VE VİŞNEYİ HESABA KATMAZSAK TABİİ...

8 Eylül 2009 Salı


Evet ama bunu birtek kendisi bilmiyor.İçine kattığım vişneler o kadar sahiplenmişlerki, sanki şeftali sonradan gelmiş gibi kıyıda köşede kalmış. Bademler ise her zaman kral, üst basamaktaki tadı ile kompostoya ayrı bir hava vermiş. Kısacası sevgili Müjde'de gördüğüm kompostoyu yapma hayali ile girdiğim mutfaktan elimde bir kadeh bademli,vişneli şeftali kompostosu ile çıktım.
İnce çubuk şişe birkaç meyve dizip meyveyi meyve ile mayaladım..Buz gibi, serin ferahlatıcı bir içecek oldu, tabi dibindeki meyveleri saymazsak içecek denebilir.

Fotoğrafta bademler görünmüyor doğru, ama sanmayınki ben onları dayanamayıp yedim ? yoo çekimden sonra yedim, önce değil !!!

Şimdi, Müjde'nin tarifini rehber alıp; önce şeftalileri soyup ,dilimleyip sirkeli,az tuzlu suda tuttum.
Bu diri kalmalarını sağlıyormuş.Gerçektende erimediler.
1,5 litre su ile şekeri güzelce kaynattım.Ve kaynayan suya şeftalilerimi atıp yaklaşık 5 dk ocakta tuttum.Bu arada aklıma vişnelerim geldi, hemen onlarıda içine hoop atım.Fazla tutmayıp ateşte, ocaktan aldım kenara ve o arada aklıma tekrar bir fikir geldi? neden file badem atmayayım içine? Attım tabii.

Kompostomu kaselere doldurup çöp şişlerede bahçemdeki asmadan topladığım üzüm ve kalan şeftali dilimlerini geçirdim, bir dilimde armut koydum kenarına, Derin kendisini partide sanıp havaya girsin diye...

Sevgiyle kalın.

İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ 3; GÜLLAÇ AMA VİŞNE SOSLU SAKIZLI MUHALLEBİLİ

6 Eylül 2009 Pazar

Herkes bilirki sütlü tatlılar en hafifidir bu kategorinin. Ve güllaç bir Ramazan klasiğidir. Cevizlisi, gül suyuyla yapılmışı, yada gül suyu kullanılmamaışı,fıstıklısı,muhallebilisi yada kesmikle tadlandırılmışı..Kısaca pek çok çeşidi vardır. Güllaç mısır nişastası,un ve sudan oluşur.Hiçbir katkı maddeside içermez.
İyi bir güllaç yaprağı takriben 30-35 gr ve üzerindeki deseninde tam olması gerekir. Yaparkende sütten kısmamak cömert davranmak gerekir.
Bu kalorisi az, lezzetli tatlımız yaklaşık 15. yüzyılda Osmanlı topraklarında mısır nişastasından açılan yufkaların havayla temasi ile hemen sertleşmesi ile ortaya çıkmış.Bol süt ve şekerle ıslatılarak yenen bu tatlıya gül suyu eklenince adı "güllü aş" olmuş. Kalorisi ise merak edenler için söylüyorum; 200 gramında 300 kalori var. Fazla rutubetli olmayan, havadar ve güneş almayan bir yerde 10 yıl saklanabiliyor ama tavsiye edilen süre 2 yıl içinde güllaç yapraklarını tüketmek.
Uzmanlar içerdiği protein, B ve E vitaminleri nedeniyle güllacın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, bu vitaminlerin sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu, oruçtan ötürü düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyorlar...
Eee boşuna eskiler ramazanda baş tacı etmemişler güllacı !!
Tarifimize geçmeden önce İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ 3'e ev sahipliği yapan Gelibolu 7 /Mideden Kalbe'ye yolluyorum.Bereketli bir etkinlik dilerim
Bizim tarifimize gelirsek, vişne soslu muhallebi yapıp bunuda ılık sütte ıslatarak yumuşattığımız 4-5 kat güllaç yaprağının üzerine yayıyoruz.Bununda üzerine yine 4-5 sütte ıslatılmış güllaç yaprağı seriyoruz. Üzerinede bolca ılık süt döküyoruz.Sütlerimize arzu ettiğiniz ölçüde şeker takviyesi yapmayı unutmadan tabii...Herşey göz kararı, yormadan, gerilmeden, keyifle..
Servis ederken ister fıstık dökün üzerine ,ister fındık yada ceviz..siz bilirsiniz, güllaç hepsini kendisine yakıştırmayı bilir.

Vişne Soslu Sakızlı Muhallebi için buraya tıklayın...

Sağlıklı bir hafta dilerim.

ARTAN KEKLERDEN MİNİ KUKİLER

5 Eylül 2009 Cumartesi

Bazen zoru seçeriz hayatımızda, bazen kolaya kaçarız. Ne siyahtır hayatımız tamamen nede beyaz..Bunu öğrendiğimizde ise olgun yaştayızdır.Çelişkiler olmasa bekide insan insan olmazdı?
Bakıyorum kendime hep zoru ve hep zor yolu seçmişim.Kolay ve zahmetsizcede belki aynı yere varacaktım? ama ben kulağımı hep tersten göstermişim.
Yoksa bu insanın kendisine hainliğimidir?
Ya da öğrenmek dediğimiz şey her zihinde farklı bir yol izlediğinden mi?
Tek gerçek ister zihinde ister gerçek hayatta olsun izlediğimiz bir yol asla bir öncekinin aynısı olmadığı.
Yani değişim..gerçek; sürekli değiştiğimiz, sürekli değiştiğidir hayatın . Zorda olsa kolayda olsa seçimlerimiz asla bir öncekinin aynısı olmayacaktır.
İşte size basit bir denme metodu; bir yaptığınız kek diğer gün yaptığınızda da aynı oluyor mu? olmuyor değil mi? olmaz!
İşte benim kolay kukilerimde öyle, biri diğerine hiçbir zaman eşit olmuyor.

Artan kekleri değerlendirmek çok zevkli oluyor.Bu defa biraz krema ile yumuşatıp hamur gibi açtım. Mini kurabiye kesiciler ile kesip arasına buttercream sürüp sandwich yaptım.
Tarife ihtiyaç duymayan bir kurabiye bu.
Fazla keklerinizi az miktar krema yada sütle ıslatın, istediğiniz şekilde kesip kulanın.İster benim gibi arasına bir krema sürün isterseniz bambaşka bir şekilde tüketin?
Afiyet olsun...

İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ 3; VİŞNE SOSLU SAKIZLI MUHALLEBİ

2 Eylül 2009 Çarşamba

Aslında sütlü çorba yapmalıydım.Kızım günlerdir başımın etini yiyor ama hep unutuyorum.
Sütlü çorba yerine ben kızıma tarhana çorbası yaptım.Anneannesinin geçen sene yolladığı tarhananın sonunuda kullanmış olduk. Yenisi için gözümüzü anneannemize diktik.
Mevcut sütümle hemen yoğurtumu mayaladım.Birazı ile de sakızlı muhallebi yaptım. Pazardan aldığım vişnenin bir kısmınıda sos yaptım muhallebimin üzerine, pek güzel oldu. Şeker oranını özellikle az tuttum. Çok şekerli tatlılar fazla sevilmiyor bizde, şekeri az olduğu zaman insanın içinide baymıyor.
Tarifimi 3.İftar Bereketi Etkinliği'ne ev sahipliği yapan Bir Demlik Sohbet Blogunun yazarı Sevil'e yolluyorum. Etkinliğin bereketli olur inşallah.
Vişne sos
2 kaşık mısır nişastası
yarım kilo vişne
6 yemek kaşığı şeker ( şekeri yine siz kendinize göre ayarlayın)

Hepsini bir sos tavasında şeker eriyene kadar pişirin.Ilıması için kenara alın.

Muhallebi
2 kilo süt
1 tatlı kaşığı sakız reçeli yada 1 damla sakız
1 su bardağı nişasta
1 su bardağı süt
Sütü kaynatın, içine şeker ve damla sakızı ekleyip iyice karıştırın.Bu arada nişastayıda bir kaba alıp sütten içine kaşık kaşık dökün.İyice yumuşak sulu bir meyane olsun.
Bunu yavaş yavaş süte ekleyip karıştırın sürekli.
Muhallebi kıvamını alana kadar karıştırın.
Kuplarınızın dibine vişneli sostan dökün üzerine muhallebi dökün en üste tekrar vişne sos...
Yada sadece üzerine de vişne sos dökebilirsiniz.
Ben muhallebimi ayrıca güllaçtada kullandım.Bir sonraki yazımın konusu bu durumda belli oldu..
Muhallebili Güllaç..

Afiyet olsun..

SÜTAŞ YOĞURT SEVER YARIŞMASI SONUÇLANDI...

1 Eylül 2009 Salı

Temmuz ayında Sütaş Yoğurtsever Yarışması yapmıştı.Bende Üç Renkli Yoğurt Kremalı Kek tarifimle katılmıştım.
Yaklaşık 180 tarif katılmıştı yanlış hatırlamıyorsam ve bugün Lezzet Dergi'sinde sonuçlar açıklandı.
Tarifimle ilk 20'ye girmişim.Ve Lezzet Dergisi'nin eki olan Altın Kitap'ta yayınlanmaya hak kazandım.
Haberi bana ilk sevgili arkadaşım Egeli'den Mis Kokulu Tarifler'in yazarı Mübeccel verdi.Sabah yorumunu okuyunca önce çok şaşırdım.sonra bir koşu dergiyi aldım.Tarifimi dergide görünce gerçekten çok sevindim arkadaşlar.İnsan yaptığının taktir edilmesinden gerçekten zevk alıyor.

Yarışma organizasyonuda bence başarılıydı.Tarifler belli bir tarihe kadar alındı, sonra aşçılar tarafından oylanıp ilk 20 seçildi.İlk 20 içindende dereceye giren tarifler seçildi.Kitapta ilk 20'ye giren tarifler profesyonel aşçılar tarafından tekrar yapılarak yeraldı.

Halk oylaması olmadan aşçılar tarafından değerlendirilmesi bence en iyi tarafıydı.Diğer türlü maalesef yarışmalar tüm esprisini kaybedebiliyor, heleki yarışma organizasyonu yapılırken bazı noktalar gözden kaçırılırsa...

Tekrar Sütaş'a ve değerli jüri üyelerine teşekkür ederim.

Tarif için tıklayın...

Sevgiler
 

2009 ·cafederins by TNB