PASTALAR

PASTALAR
MUSLU,KREMALI,ŞEKER HAMURLU PASTALAR

KEKLER

KEKLER
CHEESECAKE,MUFFİN,CUPCAKE,BROWNIE

KURABİYELER

KURABİYELER
MAKARON,TATLI ÇÖREK,BISCOTTI,TUILLE

TARTLAR

TARTLAR
PAY,BAR,TARTOLET

YEŞİLLERE ALLARA MORLARA...SAĞLIKLI YAŞAMA MERHABA !!

29 Nisan 2009 Çarşamba

İşte bir pazar sonrası görüntüler..
Bolca aldığım sebzelere sevgiyle baktım, tek tek onları dolaba yerleştirip acil yapılması gerekenleri hemen temizleyip yaptım...
Yeşilleri, alları göz zevkimize, lezzetleri damağımıza, vitaminleri bedenimize yaradı..
Pasta kadar sebze düşkünlüğümde vardır. Pek yemek yapmak alanıma girmesede, çiğ yada hafif haşlama sebze yemeklerine bayılırım. Kolayından tüm sebze yemeklerini yaparım.
İşte bunlardan en güzeli ;Deniz börülcesine bayılırım, görünce hemen aldım, hatta stoklarım.Genişçe bir tencerede bol su ile haşlarım -yumuşayıp, elinizle şöyle sıyırılacak hale gelinceye kadar - sonra zeytinyağ, sarımsak ile sos hazırlayıp üzerine dökerim.

Ve enginar ! hep pazar tezgahında bakışıp alamadığım enginar.Bu defa şeytanın bacağını kırıp aldım..İlk enginar alışım ve tabii ilk yapışım bu. Sevgili Tijen saolsun imdadıma yetişti. Hemen bana en sevdiği tarifi yolladı.Dostlar mutlaka deneyin tabii bu şekilde hiç denemediyseniz. Düdüklüde, enginarın dış yaprağı tutunca kolayca kopacak hale gelinceye kadar ,limonlu suda haşladım. Sonra bir çanağa aldım endinarlarımı, başka bir kapta zeytinyağ ve sarımsakla güzel bir sos yaptım. Yaprakları kızımla tek tek koparıp sosa banıp yedik..Çok eğlenceliydi. Bu arada kafanızda soru işareti kalmasın. Zeytinyağlı sosları ogün alınan yağ miktarı düşünülerek az miktarda hazırlandı.Yani diyete uygun.
Ve ardından bir başka gün, eşimin en sevdiği yemek yapıldı ..zeytinyağlı fasulye. Söylemesi ayıp pek güzel yapıyorum. Yoksa zavallı eşim tek bu yemeğimi yediği için mi güzel yapıyorsun diyor?? ama ben tazeyse yıkayıp kıtır kıtır yemeyide seviyorum.
Şevketi bostan düdüklüde az limonlu su ve kuzu eti ile haşlandı.Ekstra yağ atılmadı ama bol soğan kondu içine bunu unutmadan yazayım. Ben limonu fazla koymuşum, etli yemekten çok limonlu birşey olmuştu...
Havuçlar pastama kattığım o ünlü mor havuçlar..Pazarda bugüne kadar neden dikkatimi çekmemiş?
Brokoli haşlanıp öylece yenir bizde.Kızımın favorisidir..Tabii kabak, sanırım en çok pişen sebzedir evimizde.Ama ben yinede patlıcansız yapamam.Şu sıralar pek yemesemde özellikle et ve balıkta patlıcanla birlikte yapılmasını isterim..
Brüksel lahanasını yine Tijen'ciğimin daha önceleri vermiş olduğu bir tarife göre yapmak var aklımda ama henüz beklemedeler..
Kısacası pazar yeşile boyanmış, biz azıcık dalından aldık evide boyadık...
Yeşillere allara morlara...Sağlıkla yaşama merhaba !!

PURPLE: ÇİLEK KREMALI HAVUÇ MUSLU PASTA

28 Nisan 2009 Salı


Tarifin uzunluğu gözünüzü korkutmasın.Uzun olmasına rağmen çok kolay ve kısa sürüyor.
Hatta bu ölçülerde kremanız artacaktır. Başka pasta ve aperatiflerde kullanabilirsiniz.
Mesela ben çilekli kremayı bu tarif dahil tam üç ayrı pastaya adapte ettim.
Hepsinede çok yakıştı.Her pasta ile kesinlikle uyum gösteriyor. Havuçlu mus tahminimden de güzel oldu. Başka pastalara yakışacak bir lezzeti var.
MOR HAVUÇLU ÇİLEKLİ KEK
MALZEMELER
6 yumurta
300 g seker
300 g mor havuç
200 g badem + 100 gr pudra şekeri birlikte çekilmiş
100 g tereyağ erimiş

HAZIRLANIŞI
1-180ºC fırını ısıtın.
2-kek kalıbınızı yağlayıp pişirme kağıdı serin.
3-Havuçları soyup ikiye bölüp az suda pişirin.
4-Beyaz içi çıkarın ve sadece mor parçayı kullanın.
5-Havucu püre yapın öncelikle.
6-Ayrı bir kapta şekerle yumurtaları iyice çırpın.
7-Havuç püresi, öğütülmüş toz badem, mayayı ekleyin ve en sonda tereyağı ekleyip iyice karıştırın.
8-Hamuru kek kalıbınıza dökün ve 25 dk sonra kürdan temiz çıktığında fırından çıkarın.

BUTTERCREAM
MALZEMELER

1 cup şeker
4 yumurta beyazı
300 gr tereyağı oda sıcaklığında
¼ cup limon suyu

HAZIRLANIŞI

1-Sıcak su dolu bir kabın üzerine suya değmeyecek şekilde sos kabını koyun.İçine şeker ve yumurta beyazlarını koyup çırpmaya başlayın.
2-Şeker eriyip, karışım parlak ve kremamsı olana kadar çırpmayı sürdürün.
3-Sıcak suyun üzerinden kabı alıp , beze kıvamına gelip ılıyıncaya kadar çırpın.
4-Karışıma tereyağını parça parça ekleyip, orta hızda çok düzgün ve pürüzsüz oluncaya kadar 6-10 dk kadar çırpın.
5- Bu esnada buttercream, kesilebilir , önemli değil tekrar birleşecektir.
6- Orta hızda, aşamalı olarak limon suyunu ekleyin,kremanız toplanıncaya ve içine çekinceye kadar bekleyin ,parlak düzgün, kadife gibi, saf beyaz bir buttercreama sahip olana kadar çırpın.

MOR HAVUÇ PÜRESİ
MALZEMELER
250 gram soyulmuş sadece dış mor kısmı alınmış, mor havuç (Rondoda iyice püre haline getirilmiş)
40 gram şeker
5 gram jelatin yaprağı
250 gram krema,

HAZIRLANIŞI

1- Şekerle havucu birlikte çevirerek bir tavada hafif öldürün.
2- Aynı zamanda jelatini soğuk suda eritin.
3- Ocaktan aldığınız havucun yarısına jelatini ekleyin ve iyice karıştırın.
4- Kalan soğuk havuç püresinide ekleyip karıştırın iyice.
5- Robotta kremanızı iyice sırpın. Çırpılmış kremanızı katlayarak havuçlu karışıma ekleyin. Kullanana kadar dolapta bekletin.

ÇİLEK KREMA
MALZEMELER
250 g çilek250 ml krema
5 Tbsp/çorba kaşığı pudra şekeri.

HAZIRLANIŞI
1-Rondo yada mutfak robotunda çilekleri püre haline getirin.
2-Kremayı mikserle iyice çırpın. Çilek püresini ve şekeri ekleyin .
3-Karışımı dikkatlice katlayarak karıştırın.Güzelce birleşsin.

PASTANIN YAPILIŞI

1-Kalıbınıza göre kekinizden kesin. Çember kalıpta yada parfe kalıbının tabanında kek dursun.
2-İkiye böldüğünüz çilekleri kalıbın kenarlarına dizin.
3-İç kısma buttercreami doldurun. Kalan boşluğu havuçlu muss ile doldurup, spatula ile düzleyin.
4-En üste çilekli kremadan sıkma torbası ile süsleyerek yada düz sürerek tamamlayın.

Afiyet olsun...

STRAWBERRY PURPLE MOUSSE AND MUFFIN / ÇİLEKLİ MOR MUSLU PASTA VE MOR MUFFİN

Gıda boyasını sevmiyorum, ama renkleri seviyorum. Boya kullanmadan farklı renklerde pastalar nasıl yapılır? Bu soruyu sormaya başlayınca doğal olarak çevrenede daha dikkatli bakmaya başlıyorsun.
Tam bu sırada http://www.flagrantedelicia.com/ adresindeki bir tarif dikkatimi çekti. Tarifte mor havuç kullanılmıştı. Hemen semt pazarı kolaçan edilip şalgama katılan mor havuçtan ( başka adı var mı bilemiyorum) aldım. Bir kısmı ile bu güzel muffinleri yaptım üzerlerini de bir önceki tarifimde bulunan çilekli krema ile ve buttercream ile süsledim.
Kalan kısmı ile ise bu muslu çilekli pastayı yaptım. Mor havuçlu tarifler sevgili dostlarım tarafından denendi. Yorumları musslu pasta için mükemmeldi. Muffinler içinse bademle havuçun aromalarının birbirlerine çok yakışmış olduğuydu...
Tariflerini ekleyeceğim. Biliyorum böyle sonra eklemeler hoş olmuyor ama, beni mazur göreceğinizi umuyorum. Akşama tarifler eklenmiş olacak.
Sevgiler...

PINK; ÇİLEKLİ ÇANAKÇIKLAR

26 Nisan 2009 Pazar

Fikir ve krema tarifi Palachinka'dan. Orjinalinde, çilekli krema çikolatalı kasecikler üzerinde dolgun bir şekilde yükselmekteydi. Çikolatadan çanaklar yapacak vaktim olmadığı için, bende çanaklar için ;dondurucuda her daim bulunan bol çikolatalı kekleri ve çaylı kurabiyeyi kullandım.
Kremayı birebir ölçüyle yaptım ama çanaklarım küçücük olduğundan fazla dolduramadım.
Yaptıktan 2 saat sonra keyifle yenip tüketildiler. Hatta birkaç adedi plates dersinde tatmaları için dostlara ikram edildi, birkaç tanesi "Çilek soslu buttercremli pastayı "süslediler.
Maalesef bu beyaz pembe karışımı pastanın fotoğrafını çekme fırsatım olmadan gitti..
Aynı şekilde bir cheesecake/peykekte fotoğraflanamadan gitti.

Gelelim bu yapımı basit tarife..
PINK ;ÇİLEKLİ ÇANAKÇIKLAR
Çanaklar için çikolatalı klasik bir tart hamuru yada benşm gibi traşlamış olduğunuz pandispanya yada kekleri kullanabilirsiniz.Ve hatta kurabiyelerinizi...
ÇİLEKLİ KREMA
Malzemeler
250 g çilek
250 ml krema
5 Tbsp/çorba kaşığı pudra şekeri.

Hazırlanışı
1-Rondo yada mutfak robotunda çilekleri püre haline getirin.Ben bu aşamada patates püresi aleti vardır bilirsiniz.Pres yapar minik deliklerden haşlanmış patatesleri fışkırtır.Onu kullandım.Çok daha eğlenceli oldu..
2-Kremayı mikserle iyice çırpın. Çilek püresini ve şekeri ekleyin .
3-Karışımı dikkatlice katlayarak karıştırın.Güzelce birleşsin.
4-Hazırladığınız çanakların içine sıkma torbası yardımı ile sıkıp dolapta soğumaya bırakın.
Not: Çanakçıkları duzlukta saklaığınız yada yeni yaptığınız kurabiye, kek vb ile yapacaksanız;Geniş bir kaba alıp ufalayıp içine birleşmelerini sağlayacak kadar süt yada krema koyup hafifçe yoğurun.Tereyağ koyanlarda var ama zaten kekin kurabiyenin muhteviyatı tereyağlı tekrar eklemek bana gereksiz geliyor.Süt/krema bu işi zaten sağlıyor.
Ben genelde bu aşamada bir meyve püreside koymayı tercih ediyorum.Mesela çileğin tam mevsimi , bir iki çileği ezip koyablirsiniz. Yada fındık, fıstık tozu..
Bu çanakçıklar; browni ve fıstıklı çaylı kurabiyelerin birleşiminden oluştu. Ben brownileri dolaptan çıkardıktan sonra içine kurabiyeleri ufaladım, biraz sütle birleştirdim. Kurabiyelerde zaten fıstık olduğu için tekrar katmadım, hatta kurabiyeleri fazla un haline getirmeden kullandım.Çok lezzetli ve hafif olmuşlar..( yiyenler öyle söylediler.)
Afiyet olsun...

PİNK;ÇİLEK DOLGULU ÇANAKÇIKLAR VE FISTIKLI ÇAYLI KURABİYE

25 Nisan 2009 Cumartesi

Çok yoğun bir döneme girdim, bir koşturmaca başladı bakalım. Az uyumalı, bol düşünmeli ve gezmeli..
Tabii bir yandanda plates var. Onu aksattığımda üzülüyorum.Yürüyüşlerim ise bu hafta aksadı.Malum evde boya işleri ve ardından temizlik olunca, benim yürüyüşe ayıracak vaktimde, gücümde kalmadı.
Bu esnada bir iki tarif deneme şansımda oldu. Bunlardan ilki çilek ve kakao birlikteliğinden doğdu. Ben tadamadım ama yiyenler çok hafif ve lezzetli buldular.
İkincisi evdeki yaseminli yeşilçaydan türedi. Yeşil çayın kilosu bana fazla pahalı geldiği için o güzel yeşil çaylardan alıp kurabiye yapamayacağım. Benimde aklıma çay geldi.Evet acaba çaydan nasıl olur? içine birazda fıstık ekledim... Oldu size çaylı kurabiye.
Sonuçta yiyenler değişik bir aroma buldular bu kurabiyede. Çayı rondoda çekip kullansaydım dahada iyi olacaktı.
Tarifler bir sonraki yazıya kalsa..?
Güzel ve güneşli bir haftasonu diliyorum hepinize..

ÇOCUK GÖZÜNDE 23 NİSAN EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI NEDİR?

23 Nisan 2009 Perşembe

( Resim internettendir)
Çocuk bayramının tarihçesine girecek değilim. Ama size çocuk gözüyle bu bayramın ne olduğunu anlatacağım..
Yıllar önce koca gözlü küçük bir kız vardı, birgün babası elinde sapsarı bir oyuncak ördekle geldi. Ördeğin altında tekerleri ,üstünde ızgara şeklinde bir kapak ve minicik yavru ördekleri vardı.
Ucuna bağlanan ip minik ellerinde sevinçle ördeğini sürdü.Bir eli babasının o kocaman ellerinde kaybolmuştu.Diğeri ördeği çekiştirmekteydi...
"Bugün çocuk bayramı kızım" dedi babası..
Evden çıkmış mahallenin hemen arkasındaki yeşil çayırlık alana doğru yürümeye başlamışlardı.
Çocuk düşündü, "bugün bayram! çocuk bayramı.." ( çizim Yosun Derin Gürgen'e aittir)
Minik aklında büyük hayaller vardı, bayram ya bugün, oyuncaklar dağıtılıyordur her köşe başında.Ve uçaklardan çikolata ve şekerlemeler atılıyordur. Herşeyin ama herşeyin serbest olduğu, insanların halay çekip kahkahalarla güldüğü bir gün olmalıdır.
Çayıra gelirler, çayır eski çayır, insanlar daha dünkü insanlardır.Kimse kahkaha atmaz,halay çekmez, kimse çocuklara şekerleme dağıtmaz, kimse oyuncakları bedava vermez...
Çocuk bayramı her gelişinde küçük kız bunu düşünür. İstediği et bebeği, güzel fırfırlı eteği, pembe tokayı, kırmızı pabucu...Neden bunları ogün bize bedava vermezlerki?Neden mutlu etmezler biz çocukları ? Bu nasıl bayramım böyle ?
Hadi hiçbiri olmadı yahu şu küçük uçaktan atsalarya çikolataları ?
Ve gün gelir ,okumayı öğrenir, Atatürk'ü artık kitaplardan da tanır. O zaman anlarki bu bayram farklıdır, oyuncakla,şekerleme ile içi doldurulamayacak kadar büyüktür.
Onlara hediye edilen şey bir gün değil, bir GELECEKTİR!
Çocuklarımıza geleceklerine sahip çıkmayı öğretelim.Bu bayram hediyemiz onlara bu olsun!

MİNİK ELLER İŞ BAŞINDA

21 Nisan 2009 Salı

Burası Derin'in Perievi, ama bizim ufaklık hiç pasta yaparken görülmedi değil mi?
Ama yapıyor, annesi arada onu resimliyor. Kukiler yapıyor mesela..Tadına doyum olmayan...Ve anneciğide kukileri yiyemesede o minik elleri öpe öpe bitiremiyor...
İşte minik eller kuki hamurunu bütünleştiriyor...
İşte birazda aroma için portakal rendeliyor...
Ödülümüzüde almadan olmaz. Armutlu yoğurt dondurması...
Yakında dondurma tariflerimizle birlikte olacağız.
Sevgiler...

BADEM DOLGULU VİŞNELİ TARTÖLET / CHERRY FRANGİPANE TARTELETTES

19 Nisan 2009 Pazar

Bugünlerde hızla değişiyor ve gelişiyor hayat. Toprak yağmurla can veriyor doğaya, tüm ağaçlar meyveye durdu, kayısı ağacımızda minik çağlalar baş verdi. Ayvanın çiçekleri koca koca açtı, rüzgarla toprağa döküldü...
Küçük portakal ağaçlarımın çiçekleri ta iki ev öteden duyuluyor, bu ne baş döndürücü bir koku böyle !
Geçen yıllarda toprağa diktiğimiz erik ve şeftali artık birer fidan oldu, nazlı nazlı salınıyorlar.
Bahçe merdiveninin yanındaki tarhlara diktiğim papatyalarım tutmuş, ormandan topladığım mor çiçeklerde kökünü salmış, birtek adını bilmediğim eflatun salkımlı sarmaşıktan umudum yok..
Umut demişken, Ankara 11 bin ziyaretçileriyle rekor yaptı, insanlar olanların adına ne densede "ne olduğu" konusunda hemfikir.
Sanırım hala bir umut var yarınlar adına? hala örgütlü bir toplum olma şansımız var? hala oynanan oyunlara hayır deme gücümüz var?.....
Gelelim bu güzel tartöletlere, kendileri çok hoş bir mekandan sipariş edildiler. Aslında talep net değildi, seçim tamamen bana bırakılmıştı.Bende kahvenin yanında aromasıyla çok yakışacak bu tartöletleri yaptım. Büyük beğeni toplamış müşterileri tarafından.

BADEM DOLGULU VİŞNELİ TARTÖLET / CHERRY FRANGİPANE TARTELETTES
Tart hamuru için Limonlu Tartöletler tarifine bakınız.

Badem Dolgu /Frangipane
Tarif CafeFernando'dan alınmıştır.

1 su bardağı badem
1 yumurta
1/2 su bardağı şeker
1/4 tatlı kaşığı tuz
3 çorba kaşığı tereyağı, küp küp kesilmiş
1 1/2 su bardağı vişne, çekirdekleri çıkarılmış

Hazırlanışı
1-Bademleri, şekeri ve tuzu mutfak robotunda un haline gelene kadar karıştırın.
2-Tereyağını ve yumurtayı ekleyip yumuşak bir karışım olana kadar karıştırmaya devam edin.
3-Tartölet kalıplarına yaydığınız tart hamurunun üzerine döküp tepesini bir spatulayla düzleyin.
4-Tepesine vişnelerden ikişer tane koyup 180 derecedeki fırında 20 dakika daha pişirin.
5-Fırından çıkarıp telde ılıyınca servis yapın.

Afiyet olsun

KURU DOMATESLİ PEYNİRLİ MUFFİN

17 Nisan 2009 Cuma

Sevgili Gül'ün adı üzerinde Daman Tadı'ma uygun olan o güzel bloguna her girişimde o börekleri beni benden alıyordu, ama inanın börek açmaya cesaretim yok.
Ama tuzlu muffinleri yapmakta bir risk göremedim. Tarifte bazı şeyleri değiştirmek zorunda kaldım.Malum "evde ne varsa" durumu.Ben muffinlere İzmir tulumu, koyun ve inek peyniri koydum. Ama asıl tarifteki gibi dil peyniri ile daha da lezzetli olabileceğini düşünüyorum.Dereotu,maydonozu iyice kıydım, ve kuru domates ekledim.
Ama hayalgücünüzü kaldırabilecek temel bir tarif olduğunu söylemeliyim.
Tarifte fazla bir değişiklik yapmadığım için sizleri Damak Tadı'na yönlediriyorum.
Tuzlu temel muffin tarifi olarak ben bir kenara not ettim. İlerde farklı versiyonları ile sayfamı süsleyecekler.

Hepinize güzel bir haftasonu dilerim
Sevgiler..

LEMON CURD TARTÖLET / LİMONLU TARTÖLET

16 Nisan 2009 Perşembe

Mini tartöletler kadar sevimlisi var mı? İncecik tart taban içerisinde yoğun bir limon..Olmadı içine bir tanecik vişne, sarı ile kırmızı birleşir..ekşiyle ekşi yanaşır, yanına şeker yakışır..
Mini Tartöletlerimiz yoğun meyve dolgusuyla beğeni topladı yiyenler tarafından. Limon yapı itibariyle insanı irkilten bir lezzete sahip oduğu için tatlı& ekşi birlikteliğinden hoşlananlar için çok cazip geldi..Vişne fazla bir farklılı yaratmadı ama sarı dolgu üzerinde koyudan açığa hareleriyle hoş bir görüntü yarattı.
Gelelim tarifimize..
LEMON CURD TARTÖLET / LİMONLU TARTÖLET
Tart Tabanı
2 su bardağı un (280 gr / 2 cup)
1/2 su bardağı şeker (100 gr/1/2 cup)
1 1/2 tatlı kaşığı (teaspoon) kabartma tozu
1/4 tatlı kaşığı (teaspoon) tuz
1/2 su bardağı (1/2 cup) soğuk tereyağ (113 gr)
1 büyük yumuta
1/2 su bardağı (1/2 cup) süt ( 120 ml)
1 tatlı kaşığı (teaspoon) vanilya
Hazırlanışı
1-Fırını öncelikle 170 derecede ısıtıp tart veya tartölet kalıbımızı yağlayalım.
2-Büyükçe bir kasede un, şeker,kabartma tozu ve tuzu karıştırın.
3-Küçük parçalara ayrılmış tereyağını una katarak kum gibi olana kadar robotta (yada elinizle)çekin.
4-Ayrı bir kapta 1 yumurtamız ve sütümüzü vanilyayıda ekleyerek çırpalım. Bunu hamurumuza ekleyerek hamura iyice yedirelim.
5-Bu aşamada hamuru fazla da karıştırmamalıyız.
6-Unlu bir yüzeyde hafifçe hamuru 4-5 defa yoğurup ,tart ve/veya tartölet kalıplarımıza yerleştirelim.
Lemon Curd /Limon Dolgu
1 su bardağı (1 cup /200 gram) şeker
2 büyük yumurta
1/3 su bardağı (1/3 cup/80 ml) limon suyu (yaklaşık iki büyük limon)
1 çorba kaşığı (1 tablespoon/5 gram) limon kabuğu (2 limon)
2 çorba kaşığı (2 tablespoon/25 gram) un
Hazırlanışı
1-Mikserle şeker ve yumurtayı bütünleşip, beyazlayana kadar iyice çırpın.
2-Limon suyu ve kabuğunu da karışıma ekleyip karıştın.
3-Unu ekleyin bu karışıma.
4-Karışımı tart hamuru üzerine yayın ( bu aşamada isterseniz bir vişne atabilirsiniz içine )ve 15-20 dk pişirin.
5-Fırından aldıktan sonra tezgahta soğumasını bekleyin ve servis ederken üzerine pudra şekeri eleyin.
Afiyet olsun...

NEHİR İÇİN NEHİRLER İÇİN YARINLARIMIZ İÇİN !!!

15 Nisan 2009 Çarşamba

Nehir 2 yaşında, minicik bir kız..
Bedeni minicik, elleri minicik, ağzı,gözü dudakları minicik ama yüreği kocaman!
Cesareti kocaman !
Annesinin onu saran şefkatli yüreği kocaman.

O, Neuroblastoma denilen bir kanser türüyle savaşıyor.
Hayatının ilk yıllarını bir hastanede çok zor geçen süreçlerle başederek geçiriyor.
Ama kanında mücadele tohumu olmalı ki kızmız güçlü, tabi onunla bu mücadeleyi Amerika'da bir hastanede veren anne babasıda..

Bizler Nehir için Ne Yapabiliriz ? lütfen bu linke girip bakın, Nehir için yapılacak çok şey var dostlarım.
Bu zorlu süreçte ailesinin hem madden hem manen desteğe ihtiyacı var.
Maalesef bu tür hastalıklar manen zorlayıcı olduğu kadar, maddende yıkıcı olabilmekte .

Bir çocuğun geleceği için bizlerin ufacık bir desteği nedir ki?
Ama dostlarım lütfen küçümsemeyin bu ufacık desteği...ve tabii sevginizi, yüreğinizdeki iyi dilekleri...Onlar kadar insanı sarıp sarmalayınca koruyan ne var?

Eğer Nehir ve ailesine biraz güç, biraz moral, birazda sevginizin yanlarında olduğunu göstermek isterseniz bu linke girmeniz yeter. Ama biraz daha fazlası için buraya girin...
Bense onu sayfamda ayrı bir link yapıp oradan takip edeceğim.

MAKARON..MAKARON..

14 Nisan 2009 Salı

Madem ki bunca yumurta beyazı var elimde ? O zaman bizde çeşit çeşit makaron yapabiliriz...
Tarif daha önceki makaron tariflerimden farklı değil. Sadece renkli olanlar için gıda boyası eklemesi var ki ,tavsiye etmem. Ben dahil evdeki hiçkimse boyalı olanlara yüzvermedi.Sanki doğal tadı ve dokusunu bozuyormuş gibi geliyor bana? Arasına kullandığım krema karamelli.
Lezzetli bir krema oluyor, bunu kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.
KARAMELLİ KREMA
1/2 su bardağı / cup şeker
2 çorba kaşığı/Tablespoon su
1 1/4 su bardağı (cup/300 ml) süt
Yarım vanilya yada toz vanilya
3 yumurta sarısı
1/4 su bardağı (cup /50 gram) şeker
1/8 su bardağı(cup/20 gram) un
3 çorba kaşığı (tablespoons /20 gram) nişasta
1-Kalın tabanlı tencereye su ve şeker ekleyin, orta ateşte kaynatın ve koyu kahve rengi (karamel ) olunca ocaktan alın.
2- Şeker ve yumurta sarılarını tahta kaşıkla çırpın.Üzerine un ve nişastayıda ekleyip iyice karıştırın.Karışım pürüzsüz olmalı.
3-Küçük bir sos tenceresinde süt ve vanilyayı ısıtın.Vanilyayı içinden çıkarıp içini süte ekleyin.Ocaktan alıp süte yavaş yavaş yumurtalı karışımı ekleyin.
4-Tekrar ocağa aldığınız kremaya hazırladığınız karamelide yavaş yavaş ekleyin.
5-Krema yoğunluk kazandığında ocaktan alın.Soğuk su dolu bir kabın içine yerleştirip kabuk bağlamaması için karıştırarak soğutun.
Afiyet olsun
Resimdeki makaronları içine koyduğumuz tabakları kızımın yaptı. Kumaş parçaları, nişasta ve su ve bir kalıp ..İşte size küçük şirin tabaklar...
Sevgiler...

EVDE NEVARSA POĞAÇASI

13 Nisan 2009 Pazartesi

Söyleyecek çok söz var..
Bu memlekette neler oluyor dememek için dilimi ıssırıyorum.
Söylemek istemiyorum,yazmak ve konuşmakta istemiyorum bu konuda ...
Ama nereye kadar tepkisiz kalacağız diye düşünmekten de duramıyorum ??
Mademki susmaya devam, o zaman sizleri evde ne varsa at içine poğaçasıyla başbaşa bırakıyorum.
Köyden gelen gelinciği biraz salatada biraz kavurarak tükettik. Kalan kavrulmuş gelinciği ne yapsam derken buzdolabında elime gelenleri sıraladım tezgaha. Sonuçta evdeki malzemelerden oluşmuş bir poğaça elde ettim. Hamur yumuşak ve elastiki bir yapıda oldu, tadı çok lezzetli ve içide pufur pufurdu.
Elimizin altında neler vardı?
Öğlen yapılan makarnanın suyunu ayırmıştım.Çok yoğun, koyu kıvamlı bir makarna suyu elde etmiştik.Bizde genelde makarna az su ile haşlanır ve dökülmez.Makarna sıcak sudan tabağa alınıp üzerine genelde peynir serpilik yenir.
Unu tezgaha eledim.Yaklaşık 4 su bardağı kadardı.
1 su bardağı kadar Ilık makarna suyumu, yarım çay bardağı zeytin yağı,1 su bardağı ılık suyu,1/4 su bardağı ılık sütü,1 çorba kaşığı kadar sirkeyi,4 çorba kaşığı şeker,4 tatlı kaşığı tuz ve bir yaş mayayı güzelce karıştırıp yoğurdum. Mayayı ılık sütte eritemedim.
Bu defa mayayıda unun ortasındaki sıvı havuza parçalayarak atıp yoğura yoğura erittim.
Güzelce yoğurduğum yumuşak hamurumu üzerini örtüp ,iki katı olacak kadar beklettim.
Mayalanmış hamurdan parçalar alıp bazılarını boş, bazılarını kavrulmuş otlu olarak doldurup fırın tepsisine dizdim.
Kenardaki yumurta sarısını üzerine sürüp susam,çörek otu döküp, üzeri kızarıp pişene kadar fırınladım.

Afiyet olsun..

MİM; KİMİM BEN?

11 Nisan 2009 Cumartesi

Sevgili Yasemin beni mimlemiş.Kendiside söylemiş bende tekrar edeceğim; çok zor bir konu.Yani bu konuyu bulan arkadaşım daha basit bir şey seçse sevinirdim.
Ben kimim?

*Zor bir soru çünkü zaten çıktığım yolculukta aradığımda bu.
*Öncelikle bir insanım, kimliğimi oluşturan şeyse kadınlığım, ama en önemlisi bir anneyim...
*Pek soğuk bulunsada duruşum dışardan bakanlara, aslında sıcak bir kalbi barındırıyorum sizin gibi..
*Hep öğrenciyim, usta olamadım bu hayatta bir konuda, maymun iştahımdan dolayı öğrenciyim, hep kendini sınamak ve aşmak takıntısından dolayı bilmeye açlığım.
*Çok serttim, tavizim yoktu hayata..Hayat beni aldı, sularıyla aşındırdı; gözlerimden yüreğime akıp yumuşattı beni. Yonttu, kırptı,ekledi sonunda yetişkin yapıverdi.Ama içimde bir çocuğum.
*Bir zamanlar eşyalarıma kıymet verirdim; ama öğrendim erkenden insandan kıymetlisi ve insandan tehlikelisi yokmuş.
*Gücün dimdik durabilmek, sert olmak,ağlamamak olduğunu sanırdım o zamanlar; 20 li yaşlardan sonra öğrendim güçlü olmak dediğin şey arada eğilmeyi bilmekmiş.Bağıra bağıra ağlayabilmek bazen, bazen aciz olduğunu ama gücünde burada biryerde olduğunu anlamakmış.
*Yakınımdaki her insanı annem,babam,kardeşim,kızım,eşim diye etiketleyip yargılamayı bırakalı çok oldu.Onları insan olarak alıp yorumluyorum.Hatalarını görünce hayalkırıklığı yaşamıyorum, onları çıplak bir insan olarak görmek kadar güzeli yok.
*Hataya gelmişken.Mükemmeliyetçiyim maalesef, hata yapmadan yaşamaya çalıştım bir süre sonra hata olmadan insan olmaz dedim.Hatalarımdan öğrendim kendimi..
*Genelde bir sonraki adımı düşünür bir B planı yaparım, bunu kırmak zor. Ama arada kırar plansız ani kararlar alır kendimi şaşırtırım.
*Mademki bana bir akıl verilmiş düşün diye; bende her konuda düşünüyorum.Başkalarının düşüncelerinide öğrenip kendi düşüncelerimi besliyorum. Herşeyi soruyorum? cevabı olmasada..
*Yazıyorum, kendimi ve hayatı ifade ederken aradığımı bulurmuyum diye? Yada göçmeden buralardan bir iz bırakırmıyım diye?
*Sevgiye inanıyorum, herşeyi sevmeyi öğrendim.Öğretmeye çalışıyorum..
*Dostluk benim için ayrı bir dehliz..yüreğine dokunmuyorsa, söylediklerinden çok söyleyemediklerini duyamıyorsa dost değildir, ama belki arkadaşlıktır. Bu nedenle dostluğum ve dostlarım kıymetlidir. Çünkü her anında sevgimizi ortaya koymuşuzdur.
*Tasavvufu severim, Nazım'ı severim,Hayyam'ı severim,Can Baba'yı severim..okurum..herşeyi..hepsini..ama bazılarını daha fazla.
*Süprizleri çok severim,şaşırtın beni ! şaşırtayım sizi :)) ama süpriz pek yapılamaz bana, sorun bendenmiş..Ne yapalım süprizde olmayı versin..
*Asabiyimdir biraz, ama kontrol etmeyi öğrendim. Oyun oyanmasından,yalanlardan hoşlanmam, konuyu direkt aptal yerine konma babında alır , saldırıya geçerim yada o insanı ilelebet hayatımdan uzaklara atarım. Saygı benim için sözden ibaret değildir.Saygı karşı tarafı önce kendi zekandan altta görmemekle başlar derim..
*Kedi gillerdenim bence, ama burcum Boğa diyor.yükselenim Kova, ay burcum sanırım İkizlerdi? kısacası boğa otur kalkma diyor, Kova kopar tüm bağları batır tüm gemileri , sal kendini denize diyor..çelişkiler yumağı oluyorum arada..Ama fazla hissettirmemeye çalışıyorum çevreme :)
*Bir Tarot ustasıyım ve meditasyon yaparım ( bu bir iki yıldır doğru düzgün yapamasamda), kahve içince mutlaka kapatırım. Üçüncü göze , yada ne derseniz altıncı his vb. inanırım. Hayatta herşeyin bir enerjisi olduğuna ve çoğu şeylerinde nedeni olduğuna inanırım.

Kısacası sıradan bir insanım.

Bende bu güzel mimi sevgili Nunu'ya, Gülen'e ve Neşe'ye yolluyorum.Eğer mimlenmemişlerde kabul eder ve kendilerini anlatırlarsa çok sevinirim..
Sevgiler.

VİŞNELİ CHEESECAKE MUFFİNLER

10 Nisan 2009 Cuma

Sevgili Pelin'in blogunda bu tarifi gördüğüm an çarpılmıştım. Bir kere cheesecake gibi yumuşak dokulu tatlılar favorimdir, ikincisi bu bir muffin olacak ve yoğurttan yapılmış...
Kısacası bu muffin kesinlikle denenmesi gerekli tariflerden biri. Ben ilk postada vişneleri hamura fazlaca itip bir çukur oluşturdum, üstüne hamur ekleyerek çukuru kapamak varken nedense ben öylece bırakmayı tercih ettim.

İkinci tepside biraz daha dikkat ettim, çıkan muffinlerimin ortası çukur olmadı bu defa..Hafif ve lezzetli bir mussin elde etmiş oldum.Tarife eklediğim herhamgi birşey olmadı.Tamamen Pelin'in reçetesine uydum, tarif için sizleri Pelin'in Pastanesi'ne davet ederim...

Afiyet olsun..

İNADINA YAŞAYACAKSIN ! YANGIN YERİNDE KALSAN BİLE...

8 Nisan 2009 Çarşamba

Bu güzel kekikler adını bilmediğim çiçeklerle birlikte eve getirildi. Köküyle sokuverdim yağmurdan sırılsıklam olmuş toprağa.Şimdilik kekikler iyi görünüyor? belli mi olur belki tutacak? ama diktiğim sarmaşık maalesef tutmamış. Bu konuda hiç iyi değilim. Oysa ellerimin bir becerisi olsun isterdim. Mesela şifacı olsaydım yaşam verseydim...Avatar olsaydım 4 elementi yönetseydim, aman birşey olsaydımda ben buyum deseydim. Olmak tamamda birşey olmak konusu bende zayıf....Ama inatçıyım, dikim..Tıpkı şu yanmış ama hala ayaktaki ağaç gibi inat...
Bir zamanlar ulu bir çınar gibi yükselip yeşil dallarıyla haşmetli bir şekilde rüzgarda salınıyordu...iyiki yanarken duymadım ağıtlarını...Bilirmisiniz bilmem? ağaçlar ağlarken insanın yüreğinin dayanamayacağı bir inilti yükselir...yeşile dursa, tekrar filizlense yaşam ..ama bu tahribatı doğanın düzeltmesi öyle bir iki ayda olacak birşey değil. Kaldıki yanı başındaki bina geleceğini söylüyor gibi yangın yerinin ?
Yangının yeşili yok edip kuru birer dala çevirdiği bu yerde, yeşil sürgülerini vermiş küçük bir ağaç... İnadına tutunuyor hayata, inadına yaşayacaksın diye fısıldıyor kulağıma..
Bugün tarif ve pasta resmi yok dostlar..bugün biraz astım zorlamakta beni, kendime gelince ekleyeceğim. İnadına yaşamak için ilaçlarımı içip biraz uzanacağım.
Sağlıkla, sevgiyle kalın..

ORMANDA YÜRÜYÜŞ VE KAYISILI KURABİYELER,PDÇE 40

Bahar tüm ihtişamı ile geldi. Yer gök puslu, hala ağaç dallarında su damlaları var. Tüm ağaçlar çiçeğe durmuş, çiçekler başlarını göğe uzatmış. Hayran kalmamak mümkün değil, böylesi bir güzelliğin insanın ruhunu arındırıp, sevgi ve huzurla dolmamasıda imkansız.
Hadi yürüyüş yapalım dedik ve evden çıkıp arkamızdaki ormana yürüdük.Ne şanslıyız, iki adımlık mesafede zeytinlik ve çam ağaçları ile örtülü bir ormanımız var..
Birde temiz tutsa insanlar? bakıyorum ağaç altları kırık şişelerle dolu..birileri evlerinin önü orman diye orayı çöplük sanmış? salmış bayır aşağı evinin artıklarını..
Birileri güzelim zeytin ağaçlarını yakmış, sanki başka bir gezegen görüntüsüne bürünmüş etraf.Ölü ağaçların altında inadına yeşil filizler peydah olmuş..Ot deyip geçiyoruz ama yaşama nasılda tutunuyorlar? Hemde bize rağmen? Sanırım bu yanan yerlere birileri ev yapacak? orman üç yandan daralmaya başlamış..İlerdeki zeytinliğin sahibi yaşlı bir amca, pek çalışkan.Tek tek ağaç altlarını çapalamış, havuzlarını açmış, birde yeni fidanlar dikmiş..Yorulmuş besbelli bir ağacın dalına ceketini bırakmış.
Alerji ilacım işe yaradığı için hiç hapşurup kaşınmadan gezdim,arada kızımla tavşan misali zıpladık, hopladık.Küçük kovboyum "Anne biraz tadına varalım şu güzelliğin" dedi bana, "tadına varalım yavrum, belki sen bu güzelliği ilerde kart postallarda görebileceksin"...
Biraz kekik toplayıp eve geldik, ben hatta bazıları köklü olduğu için bahçeme ektim hemen..Buranın toprağı altın, pek bereketli sopa diksen yeşerir.O yüzden umutluyum, tutar diye..
Sıcak sütün yanında yaptığım kayısılı kurabiyeler hızla tüketiliyor, ağız dolusu gülen bu çocuklar gibi saf ve temiz olsa dünya diye düşünüyorum.Ben o zaman sıcak süt ve kurabiye ile ödüllendirirdim onu...
Tarifi, PDÇS Etkinliği 40'ın ev sahipliğini yapan sevgili Missgibi Blogcuya yolluyorum.
KAYISILI KURABİYE
(Tarif Portakal ağacından adapte edilmiştir.)
1 su bardağı kuru kayısı (ufak ufak doğranmış olsun)
6 yemek kaşığı pudra şekeri,
150 gr tereyağı oda sıcaklığında
2 su bardağı un,
1 su bardağı nişasta
1 paket kabartma tozu
2 yumurta (beyazı ve sarısı ayrılmış)
Hindistan cevizi rendesi
Hazırlanışı
1- Tereyağ ve pudra şekerini birlikte çırpın.
2-Kayısıları ve yumurta sarısını ekleyip elinizle yoğurun.Un,nişasta ve kabartma tozunu birlikte eleyip ekleyin.
3-Homojen bir hale gelince hamurunuz ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizle yuvarlayın.
4-Önce yumurta beyazına sonra hindistan cevizi rendesine iyice bulayıp 175 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar fırınlayın.
Afiyet olsun..

ÖDÜL

7 Nisan 2009 Salı

Sevgili Narince http://narince-narince.blogspot.com/, yoo yoo adı Narince değil tabii Necla , bu güzel ödülü bana yollamış.Çok teşekkür ediyorum.Ama bu ödüller konusunda pek beceriksizim.Yollanacak çok dost var.
Herbiri değerli ve özel...
Bu nedenle tariflere yaptığımı kurallarada yapıp biraz esnetiyorum :)
Tüm Gözüm Üzerinizde takip listemdeki bloglara yolluyorum.
Sevgiyle kalın..

BROWNİE ARASI MARSHMALLOW

Browni yaptım, aslında genelde ince sevdiğimiz için daha büyük kelepçeli kalıpta yapardım.Ama bu defa küçük kalıbımı kullandım. Fırınımda nedense çılgınlar gibi davranmayı uygun gördü, bir baktım üstü hafif yanmaya başlamış, ısıyı iyiden iyiye azaltıp brownimi kurtarmayı başardım.
Çok lezzetli olmasına karşın nedense görüntüsü hoşuma gitmedi.Aldım elime kurabiye kesicileri başladım kesmeye..Ama bu defada çabuk dağıldı...
Ne yapmalı dedim? Araya onları birbirine bağlayacak birşey bulmalı? mesela..Marshmallow!
Marshmallow gerçekten yapımı kolay bir şeker.Ben bugüne kadar hep sadesini denedim.Ama birdahaki sefere artık meyvelisini, fıstıklısını yapacağım. Kızım içinde güzel bir eğlence oldu, onlardan puflar yaptık, kalpler yaptık.Olmadı brownilerin arasına koyduk...
BROWNIE
100 gr bitter kuvertur
3 yumurta
1 su bardağı (1 cup) un
1 su bardağı (1 cup) şeker
150 gr tereyağ oda sıcaklığında
3 çorba kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
Hazırlanışı
1-Önce benmari usulü çikolatayı eritip içine tereyağını katın ve iyice karıştırın.
2-Ayrı bir kapta yumurta ve şekeri beyazlayana kadar iyice çırpın.
3-Çikolatayı yumurtalı karışıma ekleyip ,iyice çırpıp homojen bir karışım elde edin.
4-Bu karışıma un ve kabartma tozunu ekleyip karıştırın.Yağlanmış kelepçeli kalıba döküp fırına verin.
5-180 derecede yaklaşık 30 dakika fırınlayın.
Marshmallow tarifi için Peçeteden Notlar'dan ve Miss Çilek'ten faydalandım. Sade yapacaksanız Peçeteden Notlar'da kısa ve kolay bir şekilde yapabileceğiniz reçete mevcut, ayrıca benim brownileri kullanarak yaptığım sandwichlerin daha sağlam kurabiye hamuru ile yapılışını bulabilirsiniz. Miss Çilekte'de aynı şekilde ayrıntılar ,meyvelerle yapımı ile ilgili bilgileri ve püf noktalarını bulabilirsiniz.
Tarife kendimden birşey katmadığım için tekrar yayınlamıyorum.
Sevgiler...

UNSUZ ÇİKOLATALI MUFFİN

6 Nisan 2009 Pazartesi

Nerden baksan Mart ayı sarı tariflerle geçmiş...
Nisan'da çikolataya mı doyacak yoksa?

Bakıyorum elimdeki küçücük muffinlere acaba yediğimde yemediğimi düşünsem yağa dönüşmez mi?
Yada beynime emir versem;her yediğini yak! Hemde hemen..beni dinler mi?
Vücuduma sözüm geçmezken kızıma sözüm geçer mi?
Dudaklarının kenarları çikolataya bulanmış yalanıyor bir kedi gibi..Ama sözüm geçiyor galiba,
Kendime değil tabii..
UNSUZ ÇİKOLATALI MUFFİN

200 gr bitter çikolata,küçük parçalara bölünmüş
4 çorba kaşığı tereyağ
2 yumurta
2 yumurta sarısı
1/3 su bardağı şeker
3 çorba kaşığı çekilmiş badem (un haline getirin)
vanilya
tuz

Eğer arzu ederseniz içine; limon sos, portakal sos yada karamel..

Hazırlanışı
1-Benmari usulü tereyağ ve çikolatayı eritin.
2-Yumurta ve yumurta sarılarını,tuz,şeker,vanilyayı birlikte çırpın.Badem ununu ekleyin ve iyice homojen bir karışım yapın.
3-Çikolata ile yumurtalı karışımı birleştirin.
4-Muffin kaplarınıza çikolatalı hamurdan koyun.Bu aşamada eğer farklı bir lezzet katmak isterseniz, hamurları koyarken kaba doldurmadan önce bir kaşık limon yada portakal sos yada karamel vb koyup üzerini tekrar çikolatalı hamurdan koyarak kapatın.
5-Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10-15 dakika pişirin. Soğuması için tele alın.
Bir top dondurma ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun...

AŞK-I MEMNU VE CAFE LA FUENTE..

5 Nisan 2009 Pazar

Cafe La Fuente Alsancak'ta dingin ve konforlu mekanı ile kendimi evimde gibi hissedebildiğim nadir mekanlardan biri.
İzmir'liler belki bilirler, bir kahve içip yanına hoş sohbetleri katmak için bulunmaz bir yerdir.Akşam hafif bir yemek yiyebileceğin,işletmecisi olsun çalışanları olsun güler yüzlü bir hizmet alacağın sıcak bir cafedir..
Ee diyorsunuz Zehra neden anlatıyorsun? bizi kahveye mi çağırıyorsun bu güzel İzmir baharını yaşadığımız günlerde?
Çağırıyorum tabi a dostlar, gelin bir akşam kıralım belini sohbetin.İçelim kahveleri,biraz güler biraz baharı seyreyleriz..
Ama haberim bundan biraz daha öte.."Aşk-ı Memnu "diğer adı çikolatalı pastam, artık La Fuente'de İzmir'lilerle buluşuyor...
"Aşk-ı Memnu" hangi pastandı derseniz? Henüz sizin önünüze çıkamadı, affınıza sığınıyor biraz geç taktim edildi.
Pastanın içeriği Aşkın Adı Çikolata Pastası ile hemen hemen aynı.

Not:Ben tekrar çılgınlık haliyle mutfağa dalabilirim demiştim değil mi? Bir çılgınlık daha yapmadan gelin buluşalım La Fuente'de? ne dersiniz?
Sevgiler

DERİN'İN PERİEVİ 1 YAŞINA BASTI

4 Nisan 2009 Cumartesi

Bahar geldi..
Geçen yıl bir bahar günü blog dünyasına adım atmıştım, bir tomurcuktum, açmaya hevesli...

Evet Derin'in Perievi bugün bir yaşına bastı dostlar.
Şaşkınım, daha dündü ne çabuk bir yıl oldu?açtı mı tomurcuk? çiçeği meyveye durdu mu?

Bu bir yılda biraz daha öğrendim, biraz daha denedim, birde düşlerimi parlattım !
Bu bir yılda hayallerimizin peşinden gitmek için çok geç değilmiş bunu öğrendim.
Dostlar edindim. Sanal alemde eller uzandı bana , karşılıksız destekler geldi, yolumu ararken bazen ışık tutuldu..

Bu bir yılda sizlerin yorumları, mesajları, o güzel sayfalarınızdaki bilgilerle yeni dünyalar keşfettim. Bildiklerim bu deryada bir tanecik tuz misali çok küçük.

Daha çok küçüğüm. Henüz yolun başındayım, hızımı henüz almadım, öğrenilecek çok şey, deneyecek çok şey var. Zaman az, koşmak lazım..

Hayatta bir çırağım dostlar, Derin'in Perievi'nde büyüyorum.
Yorumlarınız, desteğiniz, gülen kalpleriniz için bir kez daha teşekkür ederim...
 

2009 ·cafederins by TNB