Biraz tatil herkese iyi gelir...
15 günlük sömestir tatilimizi sevgili anneciğim e babacığımın yanında Taşucunda geçirmeye gidiyoruz.
Hepinize güzel ve eğlenceli iki hafta diliyorum.
Sevgiler...
21 Ocak 2009 Çarşamba
BİRAZDA TATİL...
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
01:16
8
yorum
Etiketler: TARİFLER, TATİL, YAŞAMA DAİR
18 Ocak 2009 Pazar
TAVUK GÖĞSÜ VE KÜÇÜK KEDİCİK
Öğlen olmuş, biz hala kızımla televizyon karşısında çizgi film izliyoruz. Sıkılınca beni kedicik yapıyor, mırıl mırıl yapıp dizine uzanıyorum. Saçlarımı okşuyor, minik kedicik diyen tatlı sesi ruhumu okşuyor. Canı tatlı birşeyler çekince masada hazırlamış olduğum kayısı, incir, ceviz ve badem tabağına uzanıyor. Bir bademde küçük kediciğe... 
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
13:29
7
yorum
Etiketler: SÜBYE, SÜTLÜ TATLILAR, TARİFLER, TAVUK, TAVUK GÖĞSÜ
16 Ocak 2009 Cuma
CHEESECAKELİ KAKAOLU MUFFİN
Biraz ordan biraz burdan laklak, çocukların eğitiminden hırsla, haberlerden ve gündemden kaygıyla bahsedip tekrar dönüyoruz günlük yaşamın uğraşlarına.
Ve hergün yeni birşey ekleniyor hayatıma. Bazen güzel dostlardan iyi haberler, bazen sıkıcı dedikodular ki dinlemek bile yoruyor beni. Bazende yeni hastalıklar..
Bende kulak ağrısı nedir bilmem dememek için hayatıma bunu ekleyiverdim kısa zamanda. Kulağım mantar ve enfeksiyon nedeniyle kısa süreli kullanım dışı kaldı. Doktorumun dikkatli temizlemesi ve şimdi evde ilaç tedavisiyle biraz daha iyiyim. Ama beynime saplanan ağrılar henüz geçmedi.
Ağrılarımdan arta kalan zamanda bende pek sevdiğim iki lezzeti biraraya getirdim. Çikolata ve peynir !
Bu güzel cheesecakeli kakaolu cupcake (muffin) tarifi joyofbaking.com'dan. Sanırım bir süre buradaki tarifleri talan etmeye devam edeceğim.
CHEESECAKE MUFFİN
Malzemeler
1 1/2 cup un ( 210 gr)
1 cup esmer şeker ( 210 gr)
1/3 cup kakao (30 gr)
1 teaspoon kabartma tozu
1/4 teaspoon tuz
1 cup su ( 240 ml)
1/3 cup sıvıyağ ( 80 ml)
1 tablespoon elma sirkesi
1 cimdik saf vanilya
Kremanın malzemeleri
227 gr krempeynir ( ben lor+ Kiri karışımı kullandım )
65 gr pudra şekeri ( tarifte normal şeker kullanılmış )
1 yumurta
1/2 teaspoon vanilya
Hazırlanışı
fırını 170 derecede ısıtmaya başlayalım
Kullanacağınız mufin kaplarını yağlayarak hazırlayalım
Bir kapta un, şeker, kakao, kabartma tozu ve tuzu karıştıralım.
ayrı bir kapta karıştırdığımız su, sıvıyağ, sirke ve vanilyayı yavaş yavaş kuru karışıma ekleyip homojen bir karışım olana kadar çırpalım.
Hamurumuzu bir kenara koyup ayrı bir kapta kremayı hazırlayalım.
Mikserin orta seviyesinde peyniri krema kıvamına gelinceye kadar çırpalım.
Peynirimize şekeri, yumurtayı ve vanilyayı ekleyip iyice çırpalım.
Ben bu aşamada yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar krema da ekledim.
Kremamız pürüzsüz olduğunda muffinlerimizi hazırlayabiliriz.
Kalıplara kakaolu hamurdan koyup ortasına kremadan yerleştirelim.
Yaklaşık 20-25 dakika pişirin.
Afiyet olsun..
14 Ocak 2009 Çarşamba
BROWNİ TART
Bir yandan Derin'in anasınıfındaki sorunlarla uğraşırken bir yandan da kendimi yine tatlıların kucağına attım.

11 Ocak 2009 Pazar
BİR MAKARON, BİR KOSOVA KURABİYESİ, BİR KAKAOLU BEZE
Dün akşam yaptığım tatlılardan kalan yumurta beyazlarımı kullanma vaktimin geldiğine karar verdim.
50 g badem
15 g şekersiz kakao (3 yemek kaşığı )
2 yumurta akı ( oda sıcaklığında )
65 g şeker(5 yemek kaşığı )
175 derecede 10 dakika pişirince birçeşit beze elde ettim.
160 dereceye fırının ısısını düşürünce sonunda makaronlarıma kavuştum.
1/2 bardak ciğ krema
2 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı
08 Ocak 2009 Perşembe
AYVA JÖLESİNİ NERELERDE KULLANDIK ?
Ayva ve onunla ilgili herşeyden bıktıracağım sizi. Ama evinizde mis kokulu hafif aromalı bu jöleniz varken nasıl onu kullanmadan durabilirsinizki?

04 Ocak 2009 Pazar
AYVA JÖLESİ
Topladığımız ayvalarla akla gelebilecek herşeyi denedik. Ayvalı tart, turta,yemek,reçel,ayvalı bisküvi topları, ayva jöleli panna cotta ...
Bu bardağın içinde gördüğünüz ilk ayva jölem. İkincisi şuanda tencerede dinleniyor.
Yapımı oldukça basir aslında. İlk olarak bu tarifi Dilek'çe de görmüş merak etmiştim.
Buradaki yapım aşamalarının hepsine dikkat ederek kıvamlı hoş kokulu bir jölem oldu.
AYVA JÖLESİ
Malzemler
Ayva
Su
Reçel yap
Şeker ( ben ekledim, asıl tarifte yoktu)
Limon suyu
Hazırlanışı
Ayvaları yıkayıp temizleyin
Kabuğuklu ve çekirdekli olarak dilimleyip tencereye yerleştirin.
Üzerini kaplayacak kadar su ekleyip yaklaşık 1- 1,5 saat kaynatın.
Tenceredeki ayvaları hiç karıştırmadan 1 g,n dinlendirin.
Dinlenmiş ayvalarınızı süzüp suyunu tencereye alın.
Üzerine şeker ve reçel yap ekleyip bir miktarda limon suyu dökün.
Kaynayıp kıvamını alınca ocaktan alın, temiz bir kavanoza boşaltıp ters çevirin.
Ben renkli olması için çok az gıda boyası ekledim. Ancak ikinci yapışımda gıda boyası eklemedim, birde bu defa elimdeki elma kabuklarınıda kaynayan ayvalara ekledim. Bakalım nasıl bir kıvamı olacak ikinci denememim ?.
İlk denememde ayvalarımtam olarak jöle kıvamında olmadı. Belki daha fazla kaynatmak gerekli ? tam olarak bilemiyorum. Yada jelatin eklemek gereklidir?
Ancak resimde de gördüğünüz gibi kıvamı okadarda akışkan değil. Cheesecake, pasta üstü süsleme ve süslü tatlıların üzerine koyabileceğiniz görüntüsü ve tadı hoş bir sos oldu.
Hepinize afiyet olsun
01 Ocak 2009 Perşembe
ATALARIMIZ NE DEMİŞ !??
Memleketimin herşeyi gibi özlü sözleride kendine has bir nükte ve tat taşır.
Ben küçük bir kızken anneannem ve babaannemin birbirinden ilginç deyim, atasözü ve değişime uğramış kelimeleri ile büyüdüm.
Mesela yıllarca "soytarı" yı ben "zoytarı" olarak bildim. Babannem zoytarı derdi ? "zottirik" mesela ,babannem bunu genelde soytarılık yapmak anlamında falan kullanırdı.
Anneannemin konuşmasını anlamak için özel bir sözlük bile kullanmak gerekirdi. Şaka değil , gerçekten öyleydi.
" sahktekara dedimki ben diyet tepsi istiyom"
Açıklaması ; " sekretere dedimki ben diyet Pepsi istiyorum"
" Tohtor bey tüm cesedim sızlıyo"
Açıklaması; " Doktor bey tüm vücudum ağrıyor"
Ama en güzeli köyde kullandıkları dildi.. Birkere onların gençliğinde kimse manisiz konuşmazmış. O manileri dinleyince insan mest olurdu...Manilerden örnekleri sonra ayrı bir yazıda vereceğim. Ama bu yazının konusu özlü sözlerimiz. Geçenlerde Neşe'nin blogunda gezerken gördüm. Annesinin güzel ve özlü sözlerini yazmış. Mutlaka okuyun derim, ben okurken gülmekten gözlerimden yaş geldi :)
Bu güzel fikri onunda iznini alarak çaldım, -sobe yada mim gibi de düşünebiliriz - blogumda bir devam niteliğinde ekleme yapmayı istedim.
İşte bizden özlü sözler. Bunlar ailemin en çok sevdiği ve kendilerinden birşey buldukları atasözleridir.
Not ;Atalarımız bazen müstehcen kelimeler kullandığı ve burada onları aleni yazamayacağım için yumuşatarak yazmaya çalıştım.
* Bir atı var kırk dötü var. Sevgili abim pek sever bu sözü. Bizde şahsen bu sözde onu bulur gibi oluyoruz. Kendiside envai çeşit işle aynı anda ilgilenip peşinde koşturmaktadır. Özde hepsi sanat olsada sonuçta bu güzel atasözünün anlatmak istediği gibi 40 işte koşturunca hiçbirinde tam olarak yetkin olamıyorsun.
* Katranı kaynatsan olurmu şeker, cinsini öptüğüm cinsine çeker. Burada öptüğüm kelimesi çakmadır. Ama orjinal kelimeyi burada zikretmek nahoş olacağı için sizin hayalgücünüze yada kelime dağarcığınıza bırakıyorum. Bu atasözümüzde kişinin değişemeyeceği ve DNA yapısının kişilikteki önemi anlatılmaktadır.
* Cahille etme sohbet küstürürsün. Silme poponu camkesiği ile kestirirsin. Sevgili kızkardeşimin en sevdiği özlü sözdür. Bu güzel sözümüzde atalarımız bize cahil kişinin cam gibi biryerlerimizi kesebileceği uyarısında bulunmak istemişler. Doğrudur. Kızkardeşim bu konuda bol kesiğe sahiptir.
* Dün boktun bugün koktun. Kendini bilme ile ilgili güzel bir söz. Aman ben oldum diyenlere sıkça kullanılırlar.
* Varışına gelişim, Tarhana aşına bulamaçım. Bu atasözümüzü ben pek severim. Bu atasözü ilk başta size fazla karşılık beklemeyi hissettirip itici gelebilir. Ama aslında anlattığı şey etki- tepki prensibidir. Gayet fizik kurallarına uygun bir sözdür. Mantıklı ve reeldir.
* Yazık, yazığın ...ne kazık. Yahu bende hep müstehcen atalarımızın sözlerini buluyorum. Ama neyapayım ? atalarımız böyle demişse suç benim mi? Şimdi burada atamız hiç lafı gevelemeden küt diye söyleyivermiş. Yok mecazmış yok göndermeymiş uğraşmamış. Sanırım dobra bir zatmış kendisi ? Anlatmak istediği insanlara acımanın kötü birşey olduğudur.
* Ne istiyorsun bacından, bacın ölüyor acından. Bu güzel sözdede krizin memlekette bir iki kodaman ve sırtı sağlam kişi dışında herkesi vurduğu anlatılmaktadır. Krizin teyet geçtiği bir ülkede kullanılması mantıksız olmasına karşın ne olur ne olmaz bilgi dağarcığımızda kalsın. Bakarsınız kriz alimallah gerisin geri dönüp teyeti bodoslama kafa darbesine çevirir !?
* Yavrumun yavrusuu, yarısı yılan yavrusu . Ayy ayyy ayyyy..sevgili rahmetli babannem saçlarımızı okşarken söylerdi. O zaman bu yılan kim acaba ? diye düşünürdük. Sonradan annem birgün " ben hiç ısınamam, yılan gibi buz gibidir elim ayağım" dedide anlayıverdik. Bu güzel sözde atalarımız gelin ve damatın genlerinden şüphe duyduklarını, sevgili torunlarının x yada y kromozomlarında sürüngen familyasından genler olabileceğini anlatmaktadırlar. Tabii nahoş bir söz.
* Harkut oldum. Bu güzel sözde babannemden. Heryerinin ağrıdığı, artık sakat gibi işe yaramaz olduğunu anlatıyor.
* Marazalıdır. Bu güzel sözde kişinin hastalıklı olduğu anlatılmaktadır. Sevgili amcam babamın çocukluğunu ne zaman anlatsa marazalıdır bu der.
* Osturuktan teyyare ,selam söyle o yare. Daha küçük bir çocukken bool bool amcamdan duyardım. O zamanlar amcamın uçak ve gemi mühendisi falan olduğunu sanırdım. Bilirkişi edası ile duruma müdahale eder, küçümseyen bir tavırla bu sözü söylerdi. Anlardınız ki amcam konuya noktayı koymuştur. Konu basit ve üzerinde konuşmak anlamsız demek oluyor.
* Divirimin gaytanı. Sevgili amcamdan bir özlü vede zor bir söz daha. Anlamını net olarak bilmemekle birlikte.Amcam bunuda lüzumsuz işler ve konuşmaları anlatmak için kullanır.
*Ananız dert yesin, yarımşardan dört yesin. Doğumdan sonra pek sık kullandığım bir sözdür. Derin'in artıklarını yedikçe şişmiş, şiştikçe bu sözü söyler olmuştum. Kısaca atamız bize anaların çilesini söylemiş. Cefakar analarımız yemez yedirir giymez giydirir, yavrularına verir o onların artıkları ile beslenir. Ağlayacağım tutmayın beniii..
* Borç yiğidin kamçısıdır. Sevgili babacığım birikim yapmamız için bu sözü bool bool söyler. Korkmayın mal alabilmek için borçlanılır derdi.Taa ki bu psikolojik kriz nedeniyle iş bulamayıncaya kadar. Artık " ayağınızı yorganınıza göre uzatın" diyor. Ayrıca babamın çaat diye kafanıza vurduğu güzel özlü sözleride vardır. Baba bir bağ vermiş oğul bir salkımı esirgemiş, fare dağa küsmüş dağın haberi yok, çöplük ağlarmış köpek üstümde yatıyo köpek ağlarmış çöplük üstünde yatıyom . İlkinde anlayacağınız gibi baba malı mülkü vermiş cimri oğlan babasına kirayı bile koklatmıyor. Diğer özlüsözde ise atalarımız kendi kendine küsüp kaprisin anlamsızlığına işaret etmişler. En son sözümüz bakış açısının nasıl kişiden kişiye farklı olabileceğini yansıtıyor.
* Alıp başımı gidecem dağlara. Anneciğimin sık sık söylediği bir sözdür. Başını asla bulunduğu yerde bırakmaz. Başıyla çeker gider.
* Karamık yeşermiş bağ oldum sanmış, aptal ata binmiş ağa oldum sanmış. Buda anneannemden güzel bir söz . " olmak" ile ilgili en güzel sözlerden biri. Birşey olmakla birşeye sahip olmak arasındaki farkı güzel anlatır.
Ayyy bu kadar özlü söz beni benden aldı.
Şimdilik hoşça kalın.
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
19:58
11
yorum
Etiketler: ATASÖZLERİ, TARİFLER, YAŞAMA DAİR





