Bizim bayramımız sıkıcı geçti, her zamanki gibi evimizde,yalnız ve anlamsızdı.Telefonla bayram tebriklerimizi yaptık büyüklerimize ama telefon herne kadar iyi bir teknolojik buluş olsada maalesef sıcaklığı, paylaşımı yansıtamıyor. Kuru kalıyor, telefon ve mesajı pek sevmeyen biri olarak bana yetmedi.
Yoğun sıkıcı bu üç gün sıkıntıdan boğuldum kaldım.Öyleki canım yataktan bile çıkmak istemedi.Çıksam ne olacak? çıkmasam ne olacak diye düşündüğüm bile oldu.
Sonuçta Allahtan bitti, özel olmayan rutin sıkıcılıktaki günlerimize kavuştuk. Okul, sınıf anneliği vb derken günlerim ne olduğunu bile anlamadan geçecek. Günlük telaşede dişe dokunur bir üretimim, katkım olmadan yaşayıp gideceğim. Eğer bu konu üzerinde hiç düşünmezsem yaptığım mutfak faaliyetlerini önemli bile zannedebilirim.
Üretmeyenin payına hep tüketmek düşer.
Bizde bayramı tüketerek bitirdik...


8 yorum:
Zehracığım benzer duyguları paylaşıyoruz.Neyse ki bitti...:))
22 Eylül 2009 23:37Aslına bakarsan bizde bu bayram biraz sıkıldık, ailelerimizi göremedik ve akrabalarımızı...Böyle durumlarda arkadaşlarda yetmiyor insanlara bunu fark ettim. Bayramın sevinci bayramı eskitmeyenlerle daha anlamlı....
23 Eylül 2009 08:52İleride devam edecek günlere gelince sen bayramın sıkıcılığına kapıldığın için bu kadar karamsarsın; bana göre sen gibi birisi hayatı dolu dolu yaşar, evine ve ailesine (minik bıdıklara) özen göstermek başlı başına bir erdem.
Şuan çalışmıyorum bende evimdeyim, 3 yıl olacak nerdeyse hamileliğimi de sayarsak, ama ne için küçük için...
Dışarıda Çalışmanın ağır temposunu çok iyi bilenlerdenim; şu var ki evde çalışmak ve ev hanımlığı işini yerine getirmek en BÜYÜK ve en zor iş...Kıyaslanamaz dışarıyla, kim ne derse desin.
O yüzden şuan biz daha zor görevler üstlenmişiz, rütbemiz daha düşük gibi gözükmekteysede inan bana, aile için mutlu olmaya değer...
İyiki seninle tanıştık Zehra'cım :)
sevgiler.
gelecek bayramda gelin bize, sıkıldığımız tek şey çocuk patırtısı olsun :)baş ağrıtsa da ruha iyi gelir...
23 Eylül 2009 08:59Müjde'cim çalışmak lazım, kendime yazdığım reçete bu..
23 Eylül 2009 10:34Deafmute, ne güzel bir yorum yazmışsın, insanı tutup kaldırıyor düştüğü yerden. üretemeyince tükenenlerdenim ben..Teşekkür ederim.
Downfall, kurban bayramı gelebilirim İstanbul'a güzel olacağından eminim..
Teşekkürler
sevgiler
zehracım canım seni çok iyi anlıyorum bende evlenene kadar aynı duyguları yaşadım tüm akrabalarımız istanbul dışında idi ve bizler sadece telefonla ulaşır sonra tüm gün yatakta geçirirdik ve ben hep bayramlarda calışayım diye sefe yalvarırdır daha önce otelde çalışıyordum sonra evlendim ve birden eşimin cavresi oldu onunda tüm sülalesi burda olunca inan 3 gun yetmez oluyor hangisi güzel bilmiyorum bazen of bayram yandık kapı kapı dolaş dediğimde oluyor bazen sajkinliği özlüyorum bazende düşününce bayram bu demek işte diyorum ne bileyim zehra ikiside farklı bir duygu allahım dostlarımızı akrabalarımızı yanımızda ayırmasın uzaktada olsalar olduklarını bilmek güzel
23 Eylül 2009 11:58zehracım bloguma giremiyorum bu neden kaynaklanıyor biliyormusun cnm
23 Eylül 2009 15:48Yalnız değilsin Zehra. Arada bir sancım tutuyor, ev işlerine harcadığım zamanı başka bir şeye harcasaydım diye başlıyorum söylenmeye.Yalnız değilsin inan bana.
23 Eylül 2009 16:01canım bayramı böyle geçirdiğin için üzüldüm..gerçi artık böyle geçirenler çoğunlukta maalesef..kendini hep tüketici olarak görmeye gelince(ara ara tüm ev hanımlarının hissettiği bir duygu)emin ol biz olmasak yuva olmaz..yani hiçbirşeyin anlamı olmaz..biz kendimizi ne kadar basit ve işe yaramaz görsek de durum tam tersi..kendimize o kadar haksızlık ediyoruz ve belki de ettiriyoruz ki..bloguna yansıyan yüzün senin çok güzel bir insan olduğun..hayatta hep huzur bulman dileğiyle canım..sevgiler..
23 Eylül 2009 19:12Yorum Gönder