Hatırlıyorumda eskiden zırt pırt alış-verişe gidilmezdi.Bayramlarda giderdik, birde çok özel günlerde.O zamanda ihtiyacımız alınırdı, aşırıya kaçılmazdı.Dizi yıpranan pantolonlara hemen oval bir kumaş kesilir yama yapılırdı, elbette birde dirseklere...En çok oralar çürürdü, çocuktuk, şimdiki gibi değildi ortam.Hepimiz sokaklarda kuka, çin çan, birdir bir , kör ebe yada yakan top oynayarak büyüdük.Hepimizin ama en zenginimizin bile elbisesinde küçükte olsa bir yama olurdu. Çoraplarımızın parmak uçları delinirdi? Arsız baş parmağın hep havadar gezmekti derdi?
Hepimiz aynı gibiydik.Kuzenin eskileri, ablanın, abinin küçülenleri derken büyüdük. Ayakkabılar ayağımızı vursada giydik, kaç yama var diye sayıp oyun oynadık elbiselerimizle, ucu dikilmemiş çorap giyince sevindik, eve elimiz yüzümüz kir pas içinde vardık hep. Biz varoş çocuklarıydık, tek derdimiz oyundu, bir dilim ekmek, biraz tebessüm, haydi tekrar sokağa oynamaya !!!....
Ne zaman ki biraz büyüdük, apartman önünde oynayan çocukların yamalarının olmadığını farkettik.
Çorapları hiç mi delinmezdi acaba? ve nereden alırlardı bu süslü elbiseleri? yine de anlamamıştık farkımızı..Ta ki bir gün, apartam çocuğu sınıf arkadaşımızın biz yamalı pantolonlu varoş çocuklarını tanımamazdan geldiği güne kadar..İşte o gün anladık birden.Ve dahi büyüdük !
Ve küçük olmamıza rağmen anladık ki; ne okuduğumuz devasa kitapların önemi vardı bu dünyada, nede hayat görüşünüzün. Tek derdi vardı insanların "bizden mi ?" sorusu...
Sizden olanlarla anlaşmak, konuşmak ihtiyacı ile aranıyoruz.Ve biz önce kürkümüze bakıyoruz.Acaba aynı kürkü mü giyiyoruz diye?
Çocuktum anladım, ne kadar çok yama o kadar çok sınıfsal farklılık...
Ama çağımız artık moda çağı.Ve yamalı pantolonlar, yırtık etekler revaçta.Şaka şaka..gerçek şu; çağımız ekonomi ve akılcılık çağı!
Beli oluyorsa boyunu açıp uzat çağı, madem gıcır gıcır küçült yap kızına bir prenses elbisesi çağı...
Bende hemen çağın gerektiği gibi iğne ve iplikle yüzleştim;
Ne yaptım?
Hemen kızıma artık boyu kısa gelen kot pantolonun paçasını açtım, hemen hemen üç parmak büyüdü boyu pantolonun.Kat yeri tabii pek güzel gözükmüyordu. Bende ön tarafa rengi ve boyutları farklı düğmeleri dikip hareket verdim. Arkayada bu şekilde düğmeler yapmayı düşünüyordum ama sonra bu kadar çok düğmenin paçaları ağırlaştırabileceğini düşünerek vazgeçtim. Penye kurdele üzerine küçük düğmeler dikerek arkasını biraz daha farklı yaptım. Öndeki küçük ceplerede minik renkli düğmelerden dikince birden pantolonun havası değişiverdi.
Açıkçası bu hali daha güzel geldi bana :) Ee insan kendisi yapınca beğeniyor tabii...
Açıkçası bu hali daha güzel geldi bana :) Ee insan kendisi yapınca beğeniyor tabii...
Bu elbiseye gelince; hamileyken eşim pazardan almıştı bana.Ama içimi gösterdiği için giyememiştim.Çok güzel kendisinden hafif kabarık desenleri olan pamuklu keten gibi bir kumaşı var.Bu da hamileliğimden beri bir kenarda durur.Geçen kumaşları karıştırırken bulunca aklıma kızıma bir elbise yapmak geldi. Derin'de karpuz kollu bir elbise istiyorum diye tutturmuştu zaten.Ohh fazlada uğraşmadan yaptım. Yanlardan üç-dört parmağa yakın içe kıvırıp beli incelttim. Elimle dikip yanlardan daralttım. Beline de kalın kurdale takınca işte size pamuk prenses !
Sonuçta kızım küçük, ne yapsam beğenecek yaşta, bende durumu lehime kullanıyorum. Hatta bugün Forum Bornova'da dolaşırken müzik kutusu gördü hemde Winksli, bir an "eyvah" demişim. Derin uzun uzun baktı kutuya, çok güzel bulduğunu belirtti."Fiyatı pahalıymış yoksa alırdım " deyince, "boşver annecim sen bana müzik kutusu yaparsın evde" dedi. Yani pes! çocuk benim müzik kutusu, kitap,oyuncak,top,araba, elbise..aklına ne gelirse yapabileceğimi düşünür oldu!!
Şimdi müzik kutusu nasıl yapılır ara bakalım internette?


14 yorum:
amanım mazi ama niyazi değil Zehroşum sevdim bu paçaları süper fikir
10 Eylül 2009 00:43Zehraaaaaa neler hatırlattın şimdi durduk yerde bana ya.Bende genç kızken ne kadar pantalonum varsa birşeyler ekler dururdum üzerine .Ah ahhh yaşlandık mı ne ? Yok yok ne yaşlanması hiç niyetim yok valla.Sana kolay gelsin canım.Ellerin dert görmesin.
10 Eylül 2009 01:48Harika olmuş,ellerinize sağlık.Gerçekten de tamamen havası değişmiş pantolonların.Rengarenk,cıvıl cıvıl..Böyle çalışmaları ben de çok seviyorum.Hem ekonomi yapmış ,hem de sizden birşey katmış oluyorsunuz..
10 Eylül 2009 10:27zehracım ne guzel işte sen derinin gözünde mükemmel bir annesin tabi bencede öyle derin ne isterse yapacak elinden gelenin en iyisini yacak mükemmel bir anne anne olmak böyle bir duygu demi onları ufacık birseyle mutlu ettikmi dünyalar bizim oluyor harikasın zehracım ellerine saglık
10 Eylül 2009 10:50sevgiler
Canımm çocukluğuma gittim sayende keşke o günlere dönmek mümkün olsa.Derin çok güzel maşallah bahtı
10 Eylül 2009 11:01da güzel olsun kocaman öpüyorum.Bu
arada kekli baklavanın yufkasını kendinde açıp yapabilirsin.
bir parça yokluk mutluluktu bence..şimdi çokluk içinde mutsuz insanlar..
10 Eylül 2009 12:49Stil direktörüm, bende çok sevdim açıkçası bu düğme olayını :) teşekkürler
10 Eylül 2009 13:06Pasta evim sen mi yaşlandın? dur canım daha var yaşlanmamıza :) ama çağ hız çağı birkaç yıl öncesini hatırlamak güzel :))
Mosquito teşekkür ederim, evet birşeyler üretmek gerçekten insanı canlandırıyor..
Sevil'cim ahh çocuklar, anneleri babaları süper kahraman olurya gözlerinde :) ama ergenlikte değişir işler??
Derya'cım çocukluğumuz ne güzelmiş, baklvaya gelince zor güzelim.Ben sen miyim o beceri yok bende keşke açabilsem öyle ince ince..
Elif her kelimene katılıyorum.üreten bir toplumduk.Tüketene döndük o nedenden mutsuzluğumuz..
sevgiler
çok güzelll.. pantolonda elbisede.. harika..
10 Eylül 2009 13:51eline sağlık..
kızında güle güle kullansın canım..
ahhh ahh eski günler,taşlara oturmaktan kot pantolonumun poposu aşınır ve beyazlardı :))
10 Eylül 2009 14:32kızın çok şeker olmuş,güle güle giysin..
Eski günleri özlemeyen yok galiba...
10 Eylül 2009 14:58Ellerine sağlık yaratıcı Zehram benim.Derin prenses de iyi günlerde giysin.Sevgiler...
Çelebi74, senin kadar becerikli değilim, ufak tefek şeyler yapıyorum :) teşekkür ederim beğenmene sevindim..
10 Eylül 2009 20:40Pelin'cim ne güzel şeydi o sokaklarda oyunlar?? ayy şimdi koca kadınlar düşsek yola ip atlasak ne olur acaba?
Müjde'cim özleniyor, özlemezmi yaa? küçüktük anacığımızın dizindeydik herşeyi bırak o anlar bile yeter özlemek için..
sevgiler
Benimde aklıma ispanyol paça diz kapakları dikişli olan pantolonum geldi..Ne güzel günlerdi onlar canım...
10 Eylül 2009 21:39Çok güzel olmuş elbisesi Derin'in..Ne kadar marifetlisin bitanem..Ellerine ve gönlüne sağlık canım..Kocaman öpüyorum seni..Sevgiler..
Ben cantayi unutmadim valla :))
10 Eylül 2009 23:28bu arada hala aklimda bakiniyorum strawberry shortcake :)... Beyaz elbise cok yakismis prensese..gule gule giysin . Ne mutlu ki senin gibi bi annesi var..
maşallah ne kadar beceriklisin! valla sen ister kendin yap diye beğen ister beğenme, ama ben bayıldıımmm!! ellerine sağlık, her ikiside harika olmuş. güzeller güzeli sağlıkla mutlulukla giysin. diyorum çok şanslı diye. :)
13 Eylül 2009 00:30sevgiler
Yorum Gönder