Dilerim bu yeni yıl tüm dünyaya BARIŞ, DOSTLUK, MUTLULUK getirir.
Dilerim 2009 yılı hepimize ağız dolusu kahkaha , sağlıklı ve başarılı günleri yanında getirir.
Sevgiler...
31 Aralık 2008 Çarşamba
HOŞGEDİN 2009 !!!
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
17:03
7
yorum
Etiketler: TARİFLER, YAŞAMA DAİR, YENİ YIL
28 Aralık 2008 Pazar
AYVAYA DOYAMADIK !
Evde daha iki torba dolusu ayva var. Onlarla ilgili bir iki planım var. Geçen gün soyup suda haşladıklarımla yine tart yaptım. Evdekiler ençok bunu seviyor. Tart hamurunun o hafif tereyağlı kumsu yapısı üzerinde yumuşacık ipek gibi kreması ve en son üzerine ceviz parçaları serpilmiş hafif mayahoş tadı ile ayvalar.
27 Aralık 2008 Cumartesi
PANNA COTTA
Durdurak bilmeyen tatlı iştahımız sayesinde bu güzel hafif İtalyan tatlısınıda denemek kısmet oldu.

200 ml. süt kreması
1/2 su bardağı (cup) toz şeker (112.5 gr.)
2 tatlı kaşığı (tsp) toz jelatin
3/4 su bardağ (cup) süzme yoğurt (190 gr.) (bennormal yoğurdu bezden geçirip kullandım)
1/2 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğu (Vanilya, damla sakızı gibi lezzetlendiricilerle de yapılabilir.) ( ben portakal kabuğu rendesi kullandım)
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı su
1/2 su bardağı yabani meyve, taze veya donmuş ( ben üzerine meyveli sos dökmedim ama kesinlikle yakışacağından eminim )
Hazırlanışı
Küçük bir sos tenceresinin içine sütü, kremayı koyun.
Küçük bir bardağın içine 2 yemek kaşığı suyu ve 2 tatlı kaşığı toz jelatini koyun.
Bu jelatinli karışımı; süt, krema ve şekerden oluşan karışımın içine dökün. Yine karıştırın.
Hazırladığınız panna cotta'nızı 4 adet küçük bardağa eşit olarak paylaştırın.
Üzeri için: Küçük bir sos tenceresinin içine 1 yemek kaşığı suyu ve 1 yemek kaşığı şekeri koyun. Kısık ateşte şeker eriyene kadar fıkırdatın. Meyveleri içine katın. 2-3 dakika daha pişirin. Bir kenarda soğuması için bekletin.
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
18:50
11
yorum
Etiketler: JELATİN, KREMA, LİMON, PANNA COTTA, PORTAKAL, SÜTLÜ TATLILAR, TARİFLER, YOĞURT
25 Aralık 2008 Perşembe
AYVALI KREMALI TART VE YOĞURTLU KURABİYE
Evde herkes tatlı krizine tutulmuş durumda. Buzdolabını açıp tatlı arayışlarımız sürerken bahçedeki ayvaları değerlendirmeninde tam zamanı geldi.
Ayvalarımızla neler yapabileceğimize şöyle bir baktık. Eşim ayvalı et yemeği yaptı. Et yemeklerinde ayva kullanmayı çok sever. Ben bir kısmını hoşaf yaptım. Bir kısmı ile de ayvalı tart yaptım.
175 gr un (6 türk fincan un)
60 gr toz şeker ( 4 çorba kasıgı)
75 gr tereyağı ( 4 çorba kasıgı)
bir tutam tuz
1 paket vanilya
kreması için:
2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı nişasta
1 çorba kaşığı un
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı sıvıyağ (ben 1 tatlı kaşığı kadar tereyağ kulandım )
1 çay kaşığı tarçın.( bunu kullanmadım)
Gelelim Yoğurlu Kurabiyeye. Tarif Portakal ağacından. Çok yumuşak ve hafif bir kurabiyeniz oluyor bu tarifle. Ama bizim evdekiler fazla kuru buldular. Bende üzerlerine artan yumurta akları ile yaptığım bezelerden koydum. Ama yinede kuru olmuş eleştirisinden kurtulamadım. Ama ben çok beğendim. Özellikle bir sonraki gün daha bir güzelleşti tadı.2 kahve fincanı toz şeker ( 3 kahve fincanı tozşeker kullandım )
2 kahve fincanı yoğurt
1 kahve fincanı ayçiçek yağı (1,5 kahve fincanı sıvıyağ kullandım )
2 yumurtanın sarısı
2 paket kabartma tozu ( 1 paket kabartmatozu kullandım )
aldığı kadar un (15-16 kahve fincanı)
2 yumurtanın akı
toz şeker (ben esmerşeker kullandım )
Fırın tepsisini çok hafif yağlayın yada yağlı kağıt serin.
21 Aralık 2008 Pazar
BİR DOLAP BİR YOLLUK BİR ANI
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
23:00
6
yorum
Etiketler: TARİFLER, YAŞAMA DAİR, ÖRGÜ VE DİKİŞ
20 Aralık 2008 Cumartesi
KAKAOLU MAYALI KEK
Gelelim tariflere..

1/4 bardak sıvıyağ
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 yemek kaşığı kuru maya
bir fiske tuz
3 yemek kaşığı süt tozu ( evde yoktu, 1 yemek kaşığı süt ekledim)
1 kahve fincanı toz şeker
bir su bardağı ılık su
ayrıca:
Hamur toplarını bulamak için esmer şeker ve kakao, hamur toplarının içine damla çikolata,dut ve ceviz yada sizin tercihinizde olan herhangi bir çerez...
17 Aralık 2008 Çarşamba
HAVUÇLU CEVİZLİ KEK
Havuçlu cevizli keki ilk defa denedim. İlk defa yapmama ve başına bazı ufak kazalar gelmesine rağmen lezzetli ve yumuşak bir kek oldu. Bu kış günlerinde yanında güzel bir nescafe yada sütle
zevkle yenebilecek bir kek.
Ben keki yaparken ilk 20 dk dan sonra eşime kürdanla kontrol etmesini söyleyerek üst kata çıkma hatasını yaptım.aşağı indiğimde fırın sönmüş , kapağı açık bir halde içinde de henüz pişmemiş kekim duruyordu.Eşim keki çıkar anlamış !?
Böylece kekim kısa bir ara serinleyip tekrar fırına girdi.Buna rağmen gayet güzel kabarmıştı.
HAVUÇLU CEVİZLİ KEK
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı havuç
1 su bardağı çekilmiş ceviz
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı zencefil
1/4 su bardağı sıvı yağ
HAZIRLANIŞI
Şekerle yumurtaları iyice çırpın.
İçerisine sıvıyağ, havuç ve cevizi ekleyip çırpmaya devam edin.
Başka bir kapta un, kabartma tozu,zencefil ve tarçını eleyin
Unlu karışımı yumurtalı karışıma ekleyip homojen bir hamur haline getirin.
Tereyağla yağladığınız kek kalıbınıza hamurunuzu boşaltarak 175 derecede 35 dk pişirin.
Soğuyunca üzerine pudraşekeri dökerek süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun
15 Aralık 2008 Pazartesi
SÜTLÜ TATLILARIN ŞAHI KAZANDİBİ
Malatya'da "pide fırını" adında fırınlar var.Ancak bunlarda bildiğimiz normal beyaz ekmek yapılmıyor. Daha çok pide, katmer,lavaş gibi unlu mamüller ve ev hanımlarının fırında pişirmek istedikleri yemek,güveç,börek vb gibi yiyecekler pişiriliyor.
Kaldığım süre boyunca daha önce yazdığım gibi çarşıya bir defa gidip gezdim. Merkezde camiinin olduğu yerde bir çarşı var. Bakır, gümüş tepsi, şekerlik, tava vb gibi şeyler ve her çeşit pestilin satıldığı dükkanlar var. Daha da bi sürü değişik şey satan dükkan vardır ama ben ancak o kadarını gördüm. O kısa sürede sadece yapacağımız kazandibi için alüminyum tepsi alabildik. Pestili sonra alırım diye düşünmüştüm ama maalesef sonra gitmek kısmet olmadı.
Size yaptığımız kazandibinin fotoğrafını koyacaktım ama maalesef birileri silmiş. Bizede hayal etmek kalıyor tabii bu durumda? ( Neyse pastörize sütle yaptığım kazandibinin fotoğrafını buldum artık onunla yetineceğiz napalım )
Derin ciddi bir kazandibi sever olduğu için çok sık deniyorum. Yapıyorum demedim dikkatinizi çekersem. Deniyorum , neden ? çünkü Derin yaptıklarımı tadıp Özsüt'ün yada Hasan usta'nın kazandibisine benzemiş mi benzememiş mi fikirlerini sunup beni daha iyisini yapmam gerektiğine ikna ediyor. Enson Malatya'da yaptığıma tam not verdi.
Bunca denemelerimden sonra affınıza sığınarak yaşadığım tecrübelerden edindiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
1 Asla pastörize sütle yapmayın. Bu tatlı kesinlikle pastörize sütü affetmiyor. Biz Malatya'da inek sütünden yaptık. Önce uzun uzun kaynatık.Sonra tatlı yapmak için bir daha kaynattık !?
2 Bir gece önce sübyenizi yapmak için hazırlığınızı yapın.
3 Alimünyum tepside yapın. Diğerlerinde altını iyi yakmanız çok zor oluyor.
4 Kazandibinin altını şekerle değil sübye ile yakmayı deneyin.
5 Bu tatlı durdukça güzelleşiyor. Ona mutlaka 2 gün müsaade verin.
Gelelim Sübye yapımına;
1 bardak pirinci 1 bardak suda 1 gece bekletip ertesi gün rondoda boza kıvamına gelinceye kadar öğütün. Bu öğütme kısmı asıl zor olan yanı. İyice öğütünce elinizde boza gibi bir kıvamı olan içinde hiç tanecik yada pütür olmayan bir sıvı kalacak. Bunu bir süzgeçten geçirip olası kalmış olabilecek pirinç taneciklerinden de kurtaralım.
İşte sübyeniz hazır. Bunu muhallebide, kazandibinde artık canınız hangi sütlü tatlıda isterse kullanabilirsiniz.
KAZANDİBİ
1 kilo süt
14 Aralık 2008 Pazar
MALATYA MALATYA YOKTUR BENZERİN !
Malatya'nın benzeri var mı yok mu bilemem. Ama orada öylesine çok sevdiğim insanlar varki benim için onların benzeri yok.
Bayram öncesi kızımla biliyorsunuz Malatya'ya bacımı görmeye gittim. Benim gezi tarihimdeki en uzun misafirliğimdi. 15 gün kaldım hemde 7 aylık bir bebek, 2 ve 5 yaşında birer çocuğun olduğu curcuna bir evde !?
Gerçekten benim için bir rekordu. Ama her anı çok güzeldi.Gelelim neler yaptık bu 15 gün zarfında ?
Kardeşim Malatya'ya bu yaz taşındı, çok büyük bir daire tutmuşlar. Yerden ısıtmalı olmasına karşın en üst katta olmaları nedeniyle fazla ısınamıyor ev . Büyük olması iyi ama evde iki küçük çocuk olduğu düşünülürse dağılan alanda büyük oluyor tabii toplanacak alanda...
Gittiğim gün hava pek güzeldi hemen hazırlanıp çarşıya gittik. Ezgi Malatya'yı gezdirme konusunda çok kararlıydı. Ama üç çocukla gezmek keyiften çok eziyete dönüşünce bu sevdadan vazgeçtik. Gerçi ben Malatya'yı gezmeye gitmemiştim.Giderkenki tek planım evde ayaklarımızı uzatıp oturmak ve uzun uzun sohbet etmekti. Çocuklara rağmen bu söylediklerimi yapmak kolay olmadı tabii.Bizde onlar uyuktan sonra gece yarısı oturup sabah ezanına kadar sohbetler ettik. O kadar uzun zamandır başbaşa konuşamamıştık ki bana ilaç gibi geldi. Öleki birkaç saatlik uykuyla günü keyifle geçirebildim.
Yiğenlerimle ilgilenmek eğlenceliydi, Ada yapı olarak çok sevecen ve cana yakın bir çocuk. Henüz anne babanın ilgisine muhtaç olduğu bir dönemde bir kardeşi oldu.Bu onun için eminimki çok zor bir durum. Sevmek zorunda kaldığı bu küçük kızı arada hırpalamaktan geri kalmıyor. Küçük hanım ise küçük yaşta kendisini koruma yöntemlerini geliştirmiş. Mesela Ada salona geldiği zaman hemen susuyor ve abisini izliyor. Yanına yaklaştığı zamanda yaygarayı koparıyor.
Bayramda bolca kazandibi yaptık. Ali yağlı inek sütü getirdi.Aman ne enfes oluyor normal sütten. Pastörize sütten olmuyor sütlü tatlılar.Birkez daha bunu gördüm. Ezgi'ye sübye yapmayı ve sübyeyle kazandibinin nasıl yapıldığını öğrettim. Maaşalla onunda eli marifetli pek güzel yaptı tatlıyı. O yaptı çocuklar yedi ( yani biz yemedik ) . Biz şöyle azıcık ucundan tadına bakıverdik :))
Bir akşamda hadi bize bir arnavut böreği aç dedim. Hiç ikiletmeden açıverdi hemen. Ezgi'nin eli hamur açmaya çok yatkın. Ben öyle kolay açamam hamuru. İncecik incecik açtı hamurları bize enfes peynirli arnavut böreği yapıverdi. Biz böyle hergün homini gırtlak yapıp yedik ama kilo almadık. Nasıl oldu bu bilemiyorum ama ben 1 kiloda vermişim.
Bu güzel tatil bana çok iyi geldi. Hele Ada ile aramızda geçen diyaoglar unutulmaz.
Sevgili Ezgi ve Ali beni çok güzel ağırlayıp çok mutlu ettiler. Onlarla olmakta beni mutlu etti.
Geçmiş bayramınızı kutlar, hepinize ailenizle geçireceğiniz neşeli günler dilerim.
Gönderen
Zehra Gürgen
zaman:
13:13
7
yorum
Etiketler: MALATYA, TARİFLER, YAŞAMA DAİR








