29 Eylül 2008 Pazartesi

BAYRAMLAR HÜZÜNLERİ...

Hatırladığım ilk bayram anım 4 - 4,5 yaşlarıma ait. Babam bana tekerden ayağı olansapsarı hatırladığım kadarıyla 3,4 yavrusunu sırtındaki küçük bölümde taşıyan bir oyuncak almıştı. Bayram hediyemdi ! çok güzeldi...Bir ip bağlayıp arkadamda tıkır tıkır çıkardığı sesi dinleyerek babamın sıcak ellerinden tutmuş gidiyorduk.


Yolda babam gülümseyerek "bugün bayram kızım " dedi, " bugün bayram mış! " diye düşündüm anlamını kavramamış olmama rağmen sevinmiştim.Öyle cicili bicili giyindikten sonra düğün gibi şenliklerin yapıldığı bir alana varmamız gerekirdi benim küçük aklıma göre..Ama hiçte eğlenceli tarafı olmayan birsürü büyüğün öpüşüp uzun uzun konuştuğu evlere vardık...
Biraz daha büyüdüğümde bayram ;hediye almak, kırmızı ayakkabının uyandığında baş ucunda olduğunu görmek, harçlık ve envai çeşit şekerleme anlamına geldi...
Daha da büyüyüp genç bir kız olduğumda ;akraba gezmesi ve sıkılmak oldu..
Daha da büyüyüp genç bir kadın olduğumda tüm sevdiklerime duyduğum özlem oldu...
Ben büyüdükçe bayramın anlamının içi bir doldu, bir boşaldı ve en sonunda tekrar doldu...
İzmir'de üç kişilik ailemiz bu sene de yalnız kutlayacak bayramı.

Dilerim sizin bayramınız sevdiklerinizle kucaklaşarak geçer...
Gelelim bizim fakir bayram menümüze .Eee altı üstü üç kişi olunca fazla birşey yapmakta anlamlı olmuyor. Hele birde diyetteyken !? ( bu nasıl diyet diyenleri duyar gibiyim , aslına bakarsanız bende anlamadım )
* Sakızlı muhallebi
* Şeker bayramına özel Şekerli kurabiyeler
* Bisküvili elma ezmesi ( aslında elmalı toplar olacaktı yuvarlamaya üşenince böyle oldular)
* Patlıcanlı Arnavut Böreği
Şeker tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle...

27 Eylül 2008 Cumartesi

SEVDİKLERİME BAYRAM HEDİYELERİ ; ŞIK KADİFE ÇANTALAR

Bir süredir elimde uğraştığım çantalar vardı.Açıkçası bunlara daha fazla özendim. Satın alınan çantalar gibi muntazam olması için gerçekten çok uğraştım. Ama hakverirsiniz ki makinada yapılan hem daha kolay hemde daha kısa sürede bitmesine karşın elde yapılan bir o kadar zor ve uzun sürüyor. Ama değiyor mu ? değiyor !

Hele kullanacak olanlar beğenerek kullanırlarsa gerçekten bu zahmete değecek.En azından ilk çantanın sahibi sevinçten uçtu ve okula yeni çantası ile gitti.
ÇİLEK ÇANTA
İlk çantayı sevgili kızıma yaptım tabii... Ona çok sevdiği çilek gibi bir çanta yaptım.Çantnın üzerini sarı boncuk ve parlak taşlarla süsledim. Işıl ışıl , pembe ve çilek şeklinde !! Heyoo Derin için en sevdiği üç şey bir arada.Çantanın sapını eski bir kemerden yaptım.

GÜLLÜ ÇANTA
İkinci çanta sevgili kardeşime taa Malatya'ya gitti. Onun gibi yumuşak huylu ve romantik bir çanta oldu. İç astarında coton kumaş, ön yüzünde mor ve yavru ağzı , alt ve askısında yeşil renklerde kadife kumaş kullandım. Çantanın ağız kısmına kuş gözü çaktırdım.İçlerinden kurdele geçirerek hem bir hareket katmış oldum çantaya hemde bir anlamda kilit oldu. Dikişi beyaz simli iple yaptım ,kadifeye biraz ışıltı katmak lazımdı.

KUŞLU ÇANTA
Üçüncü çanta henüz bende , sevgili Rabiş'e gidecek ama önce yiğenlerimin taleplerini de hazırlamalıyım. Rabiş'in çantası kahverengi ve yeşil kadifeden oluştu. Önde mavi çiçekler iki kenarında da Rabiş'in çok sevdiği kuşlar bulunmakta. Aynı şekilde ağız kısmına kuşgözü çaktırarak kurdele ile hareketlendirdim. Simli iplerle süsleyerekte bir ışıltı katmaya çalıştım.

Sırada dördüncü çantada...Az sonra !

22 Eylül 2008 Pazartesi

YEMEK YAPMAK BİR SANATTIR; ACİL SANATÇI ARANIYOR BU EVE

Bloglar alemi ile ilk tanışmam 2005 yılı kışına denk düşer. O zamana kadar pek öyle yemek, pasta börek yapmakla alakalı değildim. Bu alanda en iyi yaptığım şey yapılanı miğdeye indirmekti. Bu konuya ilk yazımda değindiğim için fazla detaylandırmayacağım.
Ancak kıskançlık ve hasetimle hayatıma yeni bir yön vermele kalmamış kendimide ateşe atıvermişim. Ne güzel evimin erkeği birbirinden güssel yemekler, canım istedi diye tatlılar yapıverir bende yer bool bool kilo alırdım. Oysa şimdi ben yapıyorum herşeyi ve yine bool bol kilo alıyorum? Burada değişmeyen payda benim iştahım...
Eski fit günlerimin hatırına hemen diyetisyene gittim ve " ben sağlıklı beslenmek istiyorum" dedim. Sevgili Diyetisyenim Hülya'da bana bool yemekli bir list hazırladı.
İlk hafta herşey güzeldi hatta ikinci hafta bile iyiydi. Ama zaman ilerledikçe bende bir asabiyet peydaholdu. Sabah kalkıpta "ne yemek yapmalıyım" düşüncesi beni çileden çıkarmaya başladı.

Yahu altı üstü bildiğim ve yaptığım bi zeytinyağlı fasülya var sağlıklı geri kalanı kızartılarak yapılanlar olduğu için elendiler.Eee insan 10 gün boyunca sebze yemeği katagrisine patlıcan ve türevi yemekleri yapıp yerse bıkarmı ? BIKAR!!

Bu deneyimden kendimle ilgili çok net birşey öğrenmiş bulunuyorum ; hala yemek yapmayı sevmiyorum ve hala tembelim ,ayrıca bence yemek yapma konusunda ultra yeteneksizim!

İnsan yemek yapmaktan depresyon girermi? GİRER! Bıktım lezzetsiz, zevksiz yemeklerimden yemekten.
Kızım ve eşim Allah bilir ne haldeler hergün benim yemeklerimi yemekten? işin korkuncu sürekli " ee nasıl güzel mi? " diyede soruyorum. Hatta geçen gün Derin tabağına hiç dokunmadan " annecim çok güzel olmuş yemek, geçekten" dedi ve o tabak aynen öyle dokunulmamış olarak kaldı. Nereden anladıysa güzel olduğunu?

Vaz geçtim ben kendimi bu konuda aşamayacağım. Yada annem gelsin o aşsın benim yerime Allahım eski güsel günlerimi istiyorum aşkım yapsın ben yiyeyim noooluuur :((

Sağlıklı ve lezzetli yemek diye birşey varmı? varsa nerede o tarifler?
Bu panik haliden biran önce çıkmalıyım.Belki "biri " acır da bana, en azından bir süre yemek işini üstlenir? heey .. "biriii" ...valla hiç umrunda değil bu adamın ...

21 Eylül 2008 Pazar

HAYALLERİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE KADAR VE REÇELLİ MUFFİNLER

Okula giden bir kızınızın olması farklı deneyimler yaşamanıza sebep oluyor.Her ne kadar bizimki anasınıfında olsa da sonuçta ilkokula bir adım öncesindeyiz. Kırtasiyeleri, günlük ikindi yemekleri, müfredat, okuldaki eksiklikler gibi birsürü şey hayatınıza giriveriyor.
Derin okula hergün koşar adımla gidiyor, dönüştede üç kız arkadaş annelerinin önünde pericilik oynayarak cıvıldaşa cıvıldaşa gidiyorlar. onların hayal dünyasına imrenerek bakıyorum. Ve kendi çocukluğumu hatırlıyorum, ne çok hayal kurardım - gerçi hala hayal kurarım, kuramadığım zamanlarda mutsuz oluyorum- büyüdükçe hayalleriniz mantık sınırlarına hapsolmaya ve dolayısıylada hayal olmaktan çıkmaya başlıyor.
Benim hala gerçekleşmemiş hayallerim var.Hatta bazıları çokta zor şeyler değil. Ama henüz beklemedeler. Yolun yarısını yaşadığıma göre kalan yarısında hayallerimin peşinde koşabilecek gücüm ve cesaretim olabilecekmi bilemiyorum ?

Ama ilk adım olarak artık beni tatmin etmeyen işimden ayrılarak hayallerimin peşinden giden yolun ağzında bulunuyorum. Ama dizlerim titriyor, doğrusunu söylemek gerekirse hiçte kolay şey değilmiş zaman zaman cesaretim bitiyor, zaman zaman hayalim neydi hatırlayamıyorum, ama deneyeceğim hemde kendime rağmen..birgün zaman zaman bloguma eklediğim hobilerimden bir yol bulabilecekmişim gibi geliyor.
O zaman elleri sıvayalım boş durmayalımmm veee gelelim hayal yolundaki kilometre taşlarına...


Sınıfımızdaki anneler ve öğretmenimizle hergün bir annenin ikindi için birşeyler hazırlamasına karar verdik. İlk gün bana ait. Bende bu küçük periler için Missgibi Zerrin'in güzel muffinlerinden birini denemeye karar verdim.Herzamanki gibi küçücük bir değişiklik yaparak.Muffinleri diyette olmama rağmen ilk tadanda ben oldum. Bence kekin dokusu çok güzel, çok tatlı değil bu nedenle eğer siz çok tatlı seviyorsanız şeker miktarını artırabilirsiniz.

Ama benim gibi hafif tatlılardan hoşlanan biriyseniz taam kıvamında.Bu güzel tarifi için Missgibi Zerrin'e çok teşekkür ederim :)

(REÇELLİ) ÇİLEKLİ MUFFİNLER


3 yumurta
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı yoğurt
1 su bardağı süt
3 su bardağı un
kabartma tozu
vanilya
reçel yada meyve (orjinalinde çilekler doğranmış ve şekere bulanmış)
Hazırlanışı
Şeker ve yumurta köpürünceye kadar iyice çırpılır.
Vanilya,süt,yoğurt ve sıvı yağ eklenerek karıştırılır.
Birlikte elediğimiz kabartma tozu ve un eklenir ve homojen bir karışım elde edilir.
Akışkan hamurumuza ister mevsim meyveleri ( asıl tarif çilekli ) yada benim gibi evde bulunan reçellerden ekleyip muffin kalıbınıza doldurun.
175 C ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dakika pişirin.

Hepinize afiyet olsunnnn !!!

Bu arada ben bugüne kadar öyle boş boş oturmadım.Yakında yeni tasarımlarımı ekleyeceğim...Kısa süre sonra....

14 Eylül 2008 Pazar

TÜLBENT ELBİSELER BU YAZA DAMGASINI VURDU !!

Küçük kuzum büyüyor, büyüdükçede gardolabının yönetimi onun ellerine geçiyor.Bu yaz erime noktasında geçtiği için olabildiğince bizi rahat ettirecek kıyafetlere yöneldik. Böyle bir giyim kuşam derdiyle dolanırken ben tülbenten yapılmış bir elbise buldum. Yazlıktada açıkçası forma misali üzerimden pek çıkarmadım. Tabii ilgi çektikçe bu kıyafet Derin hanım çıldırmaya başladı. Annemle hemen pazara inip en güzel renklilerinden ikişer çift tülbent aldık. Bir çiftini ben alıp mor bir elbise yaptım kızıma.Annemin havlu kenarı olarak yapmış olduğu dantellerdende askı yaptım , tülbentin kenarınıda annem şöyle bir geçince pek güzel bir elbise oldu bizim küçük periye. Diğer çifttende annem makinada bir etek dikti.

Kısacası bu yaza Derin damgasını vurudu...
Tülbentlerden daha başka ne yapılabilir diyorsanız şu adresi bir tıklamanızı öneririm...
Sevgili Sezen'e blog alemine hoş geldin diyorum bu vesile ile...

13 Eylül 2008 Cumartesi

MAHLEPLİ VE REÇELİ KURABİYE

Sevgili küçük kızım anasınıfına başladı. Okulu yarım gün ve orada atıştırması için kızıma mahlepli tuzlu kurabiye ve reçelli tatlı kurabiyeler yaptım.

Tariflerden tuzlular Portakal ağacı 'na ait. Bir değişiklik yapmadım ama tarifte yumurta akı hazırladığınız kurabiyenin üzerine sürülür diyor.Bu şekilde maalesef üstü kırmızı olmadı.Ama tadı çok güzeldi Tadan yorumcularım tuz miktarınıda biraz artırabileceğimi söylediler.
Mahlepli Kurabiye
MALZEMELER;
Yarım paket margarin (125 gr),(Ben tereyağ kullandım kesinlikle daha lezziz oluyor)
1 yumurtanın sarısı (beyazını üzerlerine süreceksiniz),
1 paket kabatma tozu,
1 çay bardağı sıvıyağ (100 ml) ( ben 2 parmak az koydum)
3 çorba kaşığı pudra şekeri,
4 çorba kaşığı yoğurt,
bir tatlı kaşığı tuz,
bir çay bardağı susam,çörek otu
un (yaklaşık 3 cup kullandım)
1 tatlı kaşığı mahlep .
Tüm malzemeyi iyice yuğurup yumuşak bir hamur yapın, ceviz büyüklüğünde parçalar yapıp bunlara ister benim gibi yuvarlak, kısa çubuklar ister kurdele vb şekillderi verip yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
Yumurta beyazını üzerlerine sürüp susam yada benim gibi çörek otu döküp önceden ısıtılmış 170 C pişirin.
Reçelli Kurabiye
Tatlı kurabiyeler ise tulosh'tan.Evde bulunan mangolu, avakadolu ve son yaptıım karpuzlu reçeli kullandım. Tulosh gerçekten ayrıntılı tarif vermiş ve adım adım uyguladığınızda nefis ağızda dağılan kurabiyeleriniz hazır oluyor.
Tarif;
125 gr tereyağ
1/2 su bardağı tozşeker
1 yumurta
1 su bardağı buğday nişastası
2 su bardağı un
1 paket vanilya
yarım çay kaşığı karbonat (çay kaşığının ucuyla)
Vaniya
ortası için reçel, bal veya çikolata
HAZIRLANIŞI
Oda sıcaklığındaki tereyağınızı küp küp kesiniz.
Un ve karbonatı ufak bir kaba eleyin.
Başka bir kap içerisinde yumurta, şeker,tereyağ ve vanilyayı mikserin en düşük ayarında çok az çırpıp bir bardak nişastayıda ekleyip çok az daha çırpın.
Elediğiniz karbonat ve unu yavaş yavaş ekleyerek iyice yoğuruyun.
Yumuşak bir hamur olacak.Bunu en az yarım saat dolapta dinlendirin.
Buzdolabından çıkardığınız hamurunuzu çok az yoğurup iki eşit parçaya bölün.
Elinizdeki kurabiye kalıbı ile şekilleri kesin.
Şekilli kestiğiniz kurabiyelerin yarısınında daha küçük bir kalıpla ortasını çıkarın.bu aşamada daha küçük kalıbım olmadığı için metal tuzluk başlığını kullandım.
Ortasını çıkardığınız hamuru dikkatlice bütün olanın üzerine koyup yağlı kağıt serili tepsinize dizin.
Bir dahaki denememde bu aşamada iki hamuru birleştirmeden önce reçel sürüp ortası alınmış kısımada bol reçel koyup fırınlamayı düşünüyorum.
Önceden ısıtılmış 170 C fırında kenarları hafif pembeleşene kadar tutun.
pişen kurabiyeleriniz soğuyunca ortasına arzu ettiğiniz reçeli koyarak sunabilirsiniz..
Hepinize afiyet olsun...

05 Eylül 2008 Cuma

BADEMLİ KESME KURABİYE

Dün kızımla kurabiye yapacaktık ama olmadı, bu güne kaldı. Öğle sonu kızımla malzemelerimizi hazırladık, naklen kurabiye yapımı yayınımızada başlayınca iyice keyiflendik.

Tarifmiz Dr. Oetker'den
Kahverengi hamur için;
300 g (5,5 çay bardağı) un
2 çay kaşığı Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
1 tatlı kaşığı Dr. Oetker Kakao
125 g margarin- ben tereyağ kullandım -
70 g (yarım çay bardağı) bal
1 limon kabuğu rendesi - mandalina kabuğu kullandım-
3 yemek kaşığı su

Bademli Hamur için :
165 g (1,5 su bardağı) un
2 çay kaşığı Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
50 g tereyağ
1 poşet Dr. Oetker Şekerli Vanilin
80 g (1 çay bardağı) Dr. Oetker Pudra Şekeri
100 g (1 su bardağı) öğütülmüş badem
3 yemek kaşığı süt

Hazırlanışı:
Kahverengi Hamur: Un, hamur kabartma tozu ve kakaoyu karıştırıp eleyin. Üzerine margarin, bal, limon kabuğu rendesi ve suyu ilave edip iyice yoğurun.Bademli Hamur: Un ve hamur kabartma tozunu karıştırıp eleyin. Üzerine margarin, şekerli vanilin, pudra şekeri, öğütülmüş badem ve sütü ilave edip iyice yoğurun. Her iki hamuru da 3'er eşit parçaya bölün. Bir parça kahverengi hamuru dikdörtgen açın. Bademli hamurun bir parçasını rulo şeklinde uzatıp bu hamurun üzerine koyun. Rulo şeklinde sararak bademli hamurun kahverengi hamurun içinde kalmasını sağlayın. Bıçak yardımı ile 2 cm genişliğinde dilimleyin. Bütün hamurları bu şekilde hazırlayıp yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine sıralayın ve pişirin.

Pişirme ayarları:Turbo Fırın: 160°C (önceden ısıtılmış)Elektrikli Mini / Midi Fırın: 150°C / 170°C (önceden ısıtılmış)Pişirme Süresi: Yaklaşık 20-25 dakika

Hepinize afiyet olsun ...

04 Eylül 2008 Perşembe

ADA'NIN CAILLOU YASTIĞI

Sevgili kız kardeşim bir süredir her aramasında " abla ada'ya Caillou yaparmısın doğum günü için" diye ısrar ediyordu. Bizim küçük Ada'mız bu ayın 19'unda 2 yaşını dolduruyor. Teyzeside dün akşam ona bu küçük hediyeyi yaptı; Caillou yastığı.


Dilerim küçük oğlum bu yastığı sever... Malatya İzmir arası bu kadar uzun olmasa ve kampanyalı uçak biletleride bitmiş olmasaydı hediyesini ellerimle verip dünyalara bedel gülüşünü görmeyi isterdim.
Şimdilik böyle teknoloj aracılığıyla hasret gidermek zorundayız...

03 Eylül 2008 Çarşamba

DİYET VAKTİ ; PAKALYA ÇÖREĞİ VE MUZLU PASTA


Hiç bir zaman dengeli ve düzenli beslenmedim. Ama artık bende normal insanlar gibi sağlıklı beslenmeye karar verdim ve bir diyetisyene gittim. Türk Kalp Vakfının diyetisyeni Hülya Hanım gerçekten hem çok cana yakın hemde belliki konusunda çok uzman.Uzun süren bol kahkahalı görüşmemiz sonunda benim için bir haftalık bir beslenme listesi hazırladı.Buna göre durmadan yemek yiyorum. Çok yorucu birşey sürekli yemek yemek yaa.. böyle nasıl zayıflanır bilemiyorum ? bence böyle ancak çatlarım yemek yiye yiye...

Diyetimde kendime destek vermek için (!?) oturup paskalya çöreği ve muzlu pasta yaptımHangi akla hizmet böyle tehlikelerle kendmi sınıyorum anlamıyorum. Muzlu pastada hadi yırttım.İnce bir dilim beni kurtardı. Çünkü pasta komşumun evlilik yıldönümü nedeniyle yapılmıştı.
Ama paskalya çörekleri...ahhh o güzelim damla sakızı kokan pamuk gibi çörekler beni mahfetti. Aklımca ekmeği, bir iki şeyi listemden azaltıp çörekten bir iki dilim koyup vicdanımı rahatlatmaya çalıştım ama naafile !! Bir süre pasta börek denemek yok bana.
Tariflere gelince;
Muzlu pasta Devletşah'a ait. Ama mutlaka deneyin yediğim en güzel pandispanyaydı. İlerde tekrar denemeye kararlıyım. Tarifi linkten alabilirsiniz.Ben sadece bir iki ekleme yaptım.Kremayı kakaolu yaptım. Pandispanyayı mangolu reçelin suyuyla biraz ıslattım ve muzun yanına mangolardanda ekledim. sonuç beğenildi. Maalesef fotoğrafını çekemediğim için koyamıyorum.
Paskalya çöreği tarifi ise Missçilek'e ait. Tarifi yarım ölçek uyguladım, kesinlikle tavsiye ederim.Mükemmel bir lezzet. Yarım ölçüyle 3 adet paskalya çöreğim oldu. Bunlardan birini susam,birini çörek otu üçüncüsünü ise ufalanmış ceviz ve fıstıkla süsledim.
Böyle güzel tarifler için öncelikle Devletşah ve Missçilek'e teşekkür ediyorum.
Sağlıklı beslenmeniz dileğimle...

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin