Malatya'nın benzeri var mı yok mu bilemem. Ama orada öylesine çok sevdiğim insanlar varki benim için onların benzeri yok.
Bayram öncesi kızımla biliyorsunuz Malatya'ya bacımı görmeye gittim. Benim gezi tarihimdeki en uzun misafirliğimdi. 15 gün kaldım hemde 7 aylık bir bebek, 2 ve 5 yaşında birer çocuğun olduğu curcuna bir evde !?
Gerçekten benim için bir rekordu. Ama her anı çok güzeldi.Gelelim neler yaptık bu 15 gün zarfında ?
Kardeşim Malatya'ya bu yaz taşındı, çok büyük bir daire tutmuşlar. Yerden ısıtmalı olmasına karşın en üst katta olmaları nedeniyle fazla ısınamıyor ev . Büyük olması iyi ama evde iki küçük çocuk olduğu düşünülürse dağılan alanda büyük oluyor tabii toplanacak alanda...
Gittiğim gün hava pek güzeldi hemen hazırlanıp çarşıya gittik. Ezgi Malatya'yı gezdirme konusunda çok kararlıydı. Ama üç çocukla gezmek keyiften çok eziyete dönüşünce bu sevdadan vazgeçtik. Gerçi ben Malatya'yı gezmeye gitmemiştim.Giderkenki tek planım evde ayaklarımızı uzatıp oturmak ve uzun uzun sohbet etmekti. Çocuklara rağmen bu söylediklerimi yapmak kolay olmadı tabii.Bizde onlar uyuktan sonra gece yarısı oturup sabah ezanına kadar sohbetler ettik. O kadar uzun zamandır başbaşa konuşamamıştık ki bana ilaç gibi geldi. Öleki birkaç saatlik uykuyla günü keyifle geçirebildim.
Yiğenlerimle ilgilenmek eğlenceliydi, Ada yapı olarak çok sevecen ve cana yakın bir çocuk. Henüz anne babanın ilgisine muhtaç olduğu bir dönemde bir kardeşi oldu.Bu onun için eminimki çok zor bir durum. Sevmek zorunda kaldığı bu küçük kızı arada hırpalamaktan geri kalmıyor. Küçük hanım ise küçük yaşta kendisini koruma yöntemlerini geliştirmiş. Mesela Ada salona geldiği zaman hemen susuyor ve abisini izliyor. Yanına yaklaştığı zamanda yaygarayı koparıyor.
Bayramda bolca kazandibi yaptık. Ali yağlı inek sütü getirdi.Aman ne enfes oluyor normal sütten. Pastörize sütten olmuyor sütlü tatlılar.Birkez daha bunu gördüm. Ezgi'ye sübye yapmayı ve sübyeyle kazandibinin nasıl yapıldığını öğrettim. Maaşalla onunda eli marifetli pek güzel yaptı tatlıyı. O yaptı çocuklar yedi ( yani biz yemedik ) . Biz şöyle azıcık ucundan tadına bakıverdik :))
Bir akşamda hadi bize bir arnavut böreği aç dedim. Hiç ikiletmeden açıverdi hemen. Ezgi'nin eli hamur açmaya çok yatkın. Ben öyle kolay açamam hamuru. İncecik incecik açtı hamurları bize enfes peynirli arnavut böreği yapıverdi. Biz böyle hergün homini gırtlak yapıp yedik ama kilo almadık. Nasıl oldu bu bilemiyorum ama ben 1 kiloda vermişim.
Bu güzel tatil bana çok iyi geldi. Hele Ada ile aramızda geçen diyaoglar unutulmaz.
Sevgili Ezgi ve Ali beni çok güzel ağırlayıp çok mutlu ettiler. Onlarla olmakta beni mutlu etti.
Geçmiş bayramınızı kutlar, hepinize ailenizle geçireceğiniz neşeli günler dilerim.
Mısır İle Pamuk
4 hafta önce


7 yorum:
Ne güzel olmuş Zehra! Ben Malatya'yı hiç görmedim, yani şöyle, bir kere içinden geçtim, otogarda verilen molada kayısı aldım o kadar.
14 Aralık 2008 18:55(Eşinin yaptığı karnabahar yemeğini merak ettim, nasıl bir şey?)
Negüzel iyi vakit geçirmişsiniz,sevgiler...
14 Aralık 2008 19:54www.illedeyemek.com
Ya çok kıskandım şimdi benimde Malatyada ablam var bende onu bi görsem bulsam geceden sabaha kadar bırakmam heralde. çok özledim. Şimdi bende gitsem ona 15 gün misafir olsam aynı sizin gibi olur 3 çocukla...
14 Aralık 2008 22:54çok hoş anılar...
sevgiler...
Tijen'cim 15 gün kaldım ama bende Malatya'yı göremedim :) yazın gezilecek yerleri çok oluyormuş.Karnıbahar yemeğini yaptırabilirsen siteme ekleyeceğim.
15 Aralık 2008 21:55İlledeyemek merhaba, çok teşekkür ederim sitemi ziyaretinden dolayı
Hansa merhaba, dilerim ablana kavuşursun.İnsan kardeşleriyle olunca gözü başka birşey görmüyor.
sevgiler
İyi geceler dilerim arkadaşıma demeye geldim, nasılsınız:))
17 Aralık 2008 01:04Kiana'cım hoşgeldin :) saol cnm iyiyim. geçmiş bayramını kutlarım arkadaşım.
17 Aralık 2008 10:53memlekete gidişlerimde ablamla muhabbetlerimiz geldi hatırıma.bizde sizin gibi sabah ezanlarına kadar çen çennn))ama nasıl doyumsuz..
17 Aralık 2008 21:47Yorum Gönder