Bir tembellik bir tembellik ... sonsuz bir deniz gibi sardı sarmaladı beni...
Bu benim tembellik dönemlerim pek meşhurdur. Etrafta yorulmadan koşturup dururken, hergün hiç durmadan ev işi, sokakta avare gezmeleri, pasta börek denemeleri, dostlarla dedikodu gibi soluklanmadan hareket halinde yaşarken birden bire durağan döneme giriveririm.
Girdimmi de dibine vururum. Mesela ?
* Yıl 1997 birden tembellik bölgesine giriverdim. O yaz her zamnaki gibi Ankara'da yalnızım, annemler yazlıkta bense sabah 9 akşam 6 çalışmaktayım. Tembelliğim başladığında evde ekmek, yoğurt, meyve ve sütüm vardı. Tabii peynirimde. Kısa sürede herşey tükendi.Bense iş dönşü bir türlü markete girip birşeyler alamadım. Her seferinde boş gözlerle marketin yanından süzülüp evime gittim. O hafta cuma günü eve girdiğimde mutfakta kuru küçük bir parça ekmek dışında birşey bulamadım. Bende onu kemirip yattım. Haftasonunu aç ve tv karşısında geçirdim. Pazar akşama doğru artık bayılmak üzereydim. Birşeyler almayı istiyordum markete inip ama bu defa beni durduran tembelliğim değil dermansızlığımdı...
Bu durumdan sevgili arkadaşımın benim tembellik sendromuna tutulmuş olduğumu anlamış olması kurtardı...
Onu kapımda ellerinde meyve torbası ile gördüğümde çoook sevinmiştim...
* Yıl 1998 o zaman kocamla tanışmış ama pek bir iletişime geçememiştik. Çok beğeniyordum onu, ama kimseye bakmayan cool bir havası vardı. Ne yapsamda bu adamı tavlasam diye düşünüp, kendimce adamı kafeslemeye çalışıyorum...
Neyse sadede geleyim ; sonunda sevgili arkadaşım dediki " kızım adamı arkadaşı ile yemeğe çağıralım" bayada iyi bir fikir gibi geldi bana. Hemen davet ettim bize o haftasonu akşam yemeğine...
Heyhat, o haftasonu ben tembellik sendomuna giriverdim! Dünya umrumda değil, tek istediğim ayaklarımı uzatıp yangelip yatmak. ama misafirlerim aç bir şekilde eve geldiler. Ben zaten davet etmekten dolayı pek bir pişman, mutfakta fare bile durmaz o denli boş ! hoşgeldiniz dedim. Zaman ilerledi herkez bana bakıyor " ee yemek nerde" der gibiler.
Arkadaşım sofrayı kuralım mı dedi.
Olur ama yiyecek yok dedim.
Şaşkın gözler üzerime çevrilmiş, ben gayet sakin, evde yiyecek hiçbirşey yok arkadaşlar dedim ve oturdum koltuğuma. Zaten bu durumda başka ne denebilir ki?
Sevgili eşim hemencik kalkıp ben gözleme yaparım dedi. ( pek güzel yemek yaptığı o zamanlar efsane şeklinde anlatılıyordu)
Nassıl gıcık oldum anlatamam. Ters bir bakış atıp, bulursan birşeyler yaparsın dedim. ( yiğitliği hiç elden bırakmam. Yapsaydım bende güzel yapardım yemeği mantığı ile hareket ettiğim için onun bu hareketini bana karşı yapılmış bir tavır gibi gördüm )
Bizimkinin şaşkın şaşkın mutfağa gitmesiyle dönmesi bir oldu. Gerçekten birşey yok dedi.
Bende muzaffer bir eda, ben söylemiştim dedim. ( O anda yine herkez bana garip garip bakmıştı !? )
Kocacım koşa koşa markete gidip birşeyler aldı ve mutfakta bir çırpıda patatesli gözleme yaptı bize. ( yediğim en kötü gözlemeydi, kendisine de yerken söylemiştim o nedenle yazmamda bir sakınca yok)
Bu arada arkadaşım beni uzun uzun paylamaya çalıştı ama tembellik öyle sinmişki üzerime başka birşeyi üzerime alacak yer kalmamış !
* Bu yemek olayından sonra adamı tavlamaktan vazgeçmedim tabii. Kendimi affettirmek için hemde arkadaşımın vıdı vıdısından kurtulmak için tekrar davet ettim yemeğe.
Safım benim yine aç geldi, aç döndü...
Arkadaşım ise; artık pes sana, ne diyeyim ki dedi sadece...
Amaa ilahi tembelliğim işime yaradı bu defa. Yemediği yemekler mutfakta harikalar yaratan, bu zor beğenen adamı bana bağlamıştı !
yaa gerçektende erkeğin kalbine giden yol midesinden geçiyor.
* Gelelim günümüze.. Derin sabahçı okula gidiyor, ben evdeyim. Aşkım sabaha kaadar çalışmış yeni yatmış. Derin'i okula bırakıp eve döndüm. Biraz kestirdim sonra kalkıp etrafı topladım, tv izledim, acıktım ama yinede yerimden kalkmadım..taaki aşkım kalkıp öğlen sonu beni aç bir şekilde koltukta bulana kadar. Ama adam artık beni keşfetti. Kalkmasam açmı kalacaksın ? diye sordu, evet yanıtını alıp bana güzel bir kahvaltı hazırladı. Bende mırıl mırıl keyifle onları yedim..
İşte böyle, bu sıralarda aynen şu bir iki örnekle anlatmış olduğum günlerimdeyim.
Ama dibine vurabildim mi? hayır !
neden ?
çünkü Derin faktörü çok zorlu !
Derin'e rağmen olabildiğince tembelleşip, mırıl mırıl koltuğumda aşkımın beni şımartmasının tadını çıkardım.
Şimdi bu dönemin acı meyvesi biriken işlerle uğraşıyorum...
Hepinize arada sırada da olsa mutlaka tembellik yapmanızı öneririm.
Sevgiyle kalın..
EVDEKİ KARMAŞA...
2 hafta önce


10 yorum:
Bu dünyada bi tembel benim zannediyodum,bir arkadaşım daha varmış meğer:))Çocuk yokken günlerce mutfağı toplamadığım olurdu.Şimdi öyle yapamıyorum,malum sorumluluk.Geçen yıl KPSS sınavına hazırlanıyorum diye aylarca evi süpürüp silmedim.Bir kez kadın aldım onun yaptığıyla kalmıştı.Sınava manyak gibi çalıştım ama o ayrı:)
21 Kasım 2008 01:27kadınlar genellikle tembel olduklarını itiraf etmezler.O bakımdan takdir ettim yazını.Ayrıca eşini tavlama metoduna da baya bi güldüm:)))
Tembellik de güzeldir... Arada izin vermeli değil mi ama?
21 Kasım 2008 09:58Sweet kitchen ne yapacaksın biz böyleyiz. Övünülecek birşey değil ama kişi neyse odur değil mi? şansım yaver gitti eşimi tavlamada :)
21 Kasım 2008 11:59Tijen'cim senin gibi faal ve hayatını dolu yaşayan biri için arada sırada tembellik yapmak bir ihtiyaç olabilir :)
sevgiler
Bence süper bir özellik :) Çok sevdim. Bu kadar dibe vurabilirmiyim bilmiyorum ama denemeliyim :)))
22 Kasım 2008 00:08Sevgiler
sevgili adaşım bende omeşhur tembellerdenim:)gelingörünki bu zalim hayat bana tembellik yaptırmıyor:)bende zoraki çalışkanlardanım.kitap film tiyatro üçgeni beni cezbediyor.vede mutlu ediyor.selamlar not hayyamıda severim şiirleri beni cezbeder.
22 Kasım 2008 02:24Zaman gelir yollarina kar yagar,etrafini huzun bulutlari sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyac duyarsan dost olabildigim kadar burdayim.
22 Kasım 2008 11:27Hayirli Gunler Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte Neseli Saglikli Guzel Bir Hafta Sonu Tatili Gecirmenizi Dilerim.Sevgiyle Saygiyle vede Saglikla Mutlu Esen Kalin Allaha Emanet OLun.Saygilarimla
PARAMPARCA
Agac butun
Meyva butun
Isik butun
Benim dunyam paramparca
Bir buyuk ayna kirilmis
Kirilip yere dokulmus
Kainat icine dusmus
Dusmus ama paramparca
Yaprak yaprak yapistirdim
Diyar diyar dolastirdim
Bir alevdir tutusturdum
Yandim ama paramparca
Alıntı:Bedri Rahmi Eyuboglu
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=308
Sukru Yilmaz
Antakya-Hatay
http://sukruyilmaz.net/
http://sukruyilmaz.net/blog
bende tembellik ederim ama hiç böyle denememiştim:)))ama iyi fikir eşim tarafından şımartılmak için denesemmi napsam:))))öptüm sevgiler
23 Kasım 2008 14:57çok fazla olmamakla beraber aranmıyorda değil hanii :))
23 Kasım 2008 18:56ama üretip çalışmak da gayet iyidir...
çok şeker bir yazı :))
sevgiler güzellikler diliyorum..
sanırsam ben dibe vurmaya karar verdigim an biri kafama bişeyle vurur ve gerçek dibi boylarım)))cixx bana göre değil)))ama iş bilenindir))
24 Kasım 2008 14:00İlahi ya, nasıl gülerek okudum bu yazınızı. tamam benim de tembellik modlarım zamanlarım oluyor ama acıktım mı kimse tutamaz beni.
24 Kasım 2008 23:35Yorum Gönder