PASTALAR

PASTALAR
MUSLU,KREMALI,ŞEKER HAMURLU PASTALAR

KEKLER

KEKLER
CHEESECAKE,MUFFİN,CUPCAKE,BROWNIE

KURABİYELER

KURABİYELER
MAKARON,TATLI ÇÖREK,BISCOTTI,TUILLE

TARTLAR

TARTLAR
PAY,BAR,TARTOLET

FIRINDA DONUT

15 Mart 2014 Cumartesi


Uzun zamandır blogla ilgilenemiyorum.
Oldukça yoğun ve hareketli bir dönem başladı benim için.
Değişim başladı , tüm değişimlerde yaşanan sancılar, belirsizlikleri de yanında getirerek.
Her ne kadar belirsiz de olsa hislerim bana ileri diyor.
Karmaşanın bitmesine çok az kaldı biliyorum.
Sonra düzen ve huzur bulacağım..

Sevdiğim, bebeğim ve ben yeni düzenimizde birlikte , ayakta ve mutlu olacağız.
Ben zorluklarla uğraşırken ve güçlenirken aslında kızım da gücünü sınıyor.
Ve olgunlaşıp, büyüyor.
Anladım ki zorluklara dayanma gücünü benden almış kızım.
Değişimi yumuşacık atlatabiliyor.
Mutlu, özlemle dolu ama mutlu..

Ve aşk..
O bu rüzgarlı havada alevlenecek,
Yüreğimde büyüyor,
Bazen güvercin gibi çırpınıyor kalbim
Bazen kartal gibi süzülüyor..
Biliyorum
inanıyorum

.........
İşte Derin'ciğimin uzun zamandır istediği tatlıyı yapabildim sonunda.
Önce alayım dedim ama Ankara'dan Fethiye'ye donat getirmek pek akıl karı gelmedi.
Sonra yapmaya karar kıldım.Hem fırını arada açmakta fayda var değil mi? Pek çok tarif karıştırıp sonunda sevgili Peçeteden Notlar'ın Fırın'da Donut tarifini denedim.
Çok pratik, kolay ve hafif bir tarif.
Tarifi gönül rahatlığı ile denedim ,aslında pek şaşırtıcı sonuçlarla da karşılaşmam Ayşem'in tariflerinde.
Denediğim diğer tarifleri gibi bu da çok güzel çıktı.
Sadece ben tarçın miktarını biraz fazla kaçırdığım için tarçın tadı ağır basıyor.
Süslemeler Derin'ime ait..gerçekten artık bu işi iyi kıvırıyor.
Tarife ekleme yapmadığım için sizi tarifin sahibine yönlendireceğim.
Peçeteden Notlar Ayşem'in blogundan alabilirsiniz.


Sevgiler...

BAHARAT'IN KALBİNE YOLCULUK

5 Şubat 2014 Çarşamba


Çoğu zaman sorunlarla karşılaşırız ki bu hizmet sektöründe çok normaldir.
Bazen sık kullandığımız bir ürün sorunlu da çıkabilir?

Açıkçası karşılaştığım sorundan çok markanın , firmanın bakış açısı beni etkiliyor.
Ve geçenlerde hatırlarsınız Ankara'ya gelmeden önce Lamington yapmıştım.
Aldığım hindistan cevizi beni memnun etmedi ve açıkçası yıllardır kullandığım bir markada ilk defa böyle bir sorunla karşılaştığım için sorunu  yazarak firmaya iletmeyi uygun gördüm.

Sorunu iletmemle birlikte firmanın bana dönüşü arasında sanırım 30 dakika ya vardır ya yoktur?
Bu kadar kısa sürede dönmeleri çok şaşırttı.
Detaylı sorularla nasıl bir sıkıntı olduğunu anlamaya çalışmaları ise işlerine ne kadar önem veriyorlar düşüncesini oluşturdu.
Neyse konuşma sonunda Ankara'ya geleceğim için orada görüşmeye karar verdik.

İşler güçler derken ancak geçen hafta gidebildim.
Beni şirketin satış pazarlama departmanı başındaki beyefendi karşıladı.
Uzun bir sohbet sonrası ben zaten şirketin duruşu, ürünleri ve müşterileri ile ilgili bakış açısı ziyadesiyle mutlu etmişti.
Ama asıl fabrika ziyaretinde büyülendim!

İnanılmaz güzel bir yapı, ferah bir çalışma ortamı,
Güler yüzlü çalışanları, modern teknoloji, ve laboratuarları evet laboratuarları! ki ben baharatların laboraturada test edildiklerini hiç düşünmemiştim?
Mesela bir pul biberi 14 ayrı madde taramasından geçiyormuş?
Düşünüce evet olmalı çünkü sonuçta çok önemli bir gıda maddesi.

Sonra kurucusu ile tanışma onuruna da eriştim ki; karşımda işine aşık, asla yaşlanmayacağı içinden dışarıya taşan o enerjiden belli olan bir beyefendi.

Açıkçası büyük bir hayranlık ve memnuniyetin yanında insani açıdan da bu kadar sıcak ve samimi bir ortamda birkaç saat bile olsa geçirmiş olmaktan çok mutlu oldum.
Evet eskiden beri hep aynı markayı kullanıyorum. Annem de hani ince uzun tüp gibi poşetlerde iken kullanırdı. Ve bundan sonra daha da içim rahat kullanacağım.
50 yıldır sektörde olmasının ve baharat denilince ilk akla gelen isim olmasının nedeni gerçekten şans değil.

Hangi baharat mı ? Bağdat Baharatları tabii..


Tekrar kapılarını halktan herhangi bir müşterisine gönül rahatlığı ile açan Bağdat Baharatlarına ve tüm çalışanlarına teşekkür ederim.

ÇİLEKLİ TİRAMİSU

1 Ocak 2014 Çarşamba


Yılın ilk pastası enfes bir tiramisu oldu.
Ama öyle yandan çarklısı değil.
Gayet klasik.
Üşenmedik kedi dilini yaptık yani,
Mascarpone gelmiş Hollanda'dan sevgili İnci Ablamdan kremasını orijinaline göre adam gibi yaptık, 
Gittik espresso bulduk,
Bir şarapta yine yüzümüz gülmedi onu da ev yapımı Kahveli Portakal Likörü ile telafi ettik.

Şimdi okuyunca aman çok uzun, zor diyeceksiniz ama demeyin.
Mascarpone çok pahalı ülkemizde bir şey diyemem, ama onun da evde yapımının tarifini verdim, bir deneyin gerçekten fark yok. Ama yine de yapamadınız olabilir tamam labne kullanın o da olur.
Ama lütfen hazır pasta tabanla yapmayın, kedi dili malzeme olarak ta çok az malzemesi olan ve yapımı kolay yağsız bir biskuvi evde kolaylıkla yapabilirsiniz. İnanın hazır alıp yediğiniz içeriği belirsiz pasta tabandan yada hazır kedi dilinden çok çok lezzetli.Olmadı evde yaptığınız kekten yapın. Ve lütfen espresso bulamasanız da filitre kahve ile ıslatın. 

Bir de bu şekilde kremanızı, biskuvinizi yapın tadın,farkı anlayacaksınız. 
Hazır pasta tabanı granür kahve ile ıslatıp çırpılmış labne ve kakao serperek yapılan çakma tiramisuyu bir daha yer misiniz onu bilemem !?
Ama ben yemem, ona da tiramisu demem. Kahveli labneli kolay pasta falan derim sanırım.

Tiramisuya renk vermek, lezzet katmak ve sunumunu zenginleştirmek için bu defa çilek kullandım.
Çok daha bereketli çıktı tabii,
Yarın kardeşim ve annem gelince onlara da servisimizi yapıp sunacağız.



Zabaglione Kreması

Tarif Anna Maria Volpi'den alınmıştır.


4 yumurta sarısı
1/2 su bardağı şeker
1/2 su bardağı Marsala şarabı ( Kahveli Portakal Likörü kullandım)
450 gram Mascarpone oda sıcaklığında
1 su bardağı süt kreması



Yumurta sarılarını benmari usulü çırparak ocakta pişirin.( sıcak su alttaki büyük tencerenin yarısına kadar olsun.Üstte yumurtayı çırparak pişireceğiniz tencere/ ısıya dayanıklı kap asla suya değmemeli)
Yumurtaların rengi açılıp hacim kazanmalı.
Şekeri yumurtaya ekleyip çırpın, bu aşamada şarapta ekleniyor
Yumurtalı krema hafif kaynamaya başlayınca ocaktan alın.
Mascarpone peynirini çırpın pürüzsüzleşsin ve yumurtalı kremayı da ekleyin.
İyice bütünleşene kadar çırpın.
Son olarak çırpılmış süt kremasını da ekleyip dikkatlice karıştırın.

KEDİ DİLİ / LADY FINGER
Bizim Pastane'den alınmıştır

4 yumurta (sarısı ve akı ayrılacak)
1/4 su bardağı + 1/3 su bardağı şeker 
1 1/2 tatlı kaşığı vanilya 
1/4 tatlı kaşığı tartar kremi ya da limon suyu 
1 su bardağı  (elendikten sonra olculmus) kek unu (99 g) 
2-3 yemek kaşığı pudra şekeri


Fırınınızı 190 derecede ısıtmaya başlayın.
İki fırın tepsisine pişirme kağıdı koyun.
Yumurta sarılarını 1/4 su bardağı şekerle birlikte beyaz ve koyu bir kıvam alana kadar çırpın. Bu aşaması çok önemli çünkü yumurta sarıları gereken kıvamda olmazsa yayılabilir. 
Mikser kabında yumurta beyazlarını tartarla yada limon suyu ile yumuşak tepeler olana kadar çırpıp şekeri yavaş yavaş ekleyin. 
Sert tepeler oluşunca çırpmayı bırakın.
Spatula ile yumurta aklarının 1/3 ünü yumurta sarılarına ekleyip karıştırın.
Sonra elenmiş ununuzu iki seferde karıştırarak ekleyin.

En son kalan yumurta akını da ekleyip bütünleşene kadar katlama yöntemi ile karıştırın.
Hamurunuzu krema sıkma tüpüne alıp aralıklarla kedi dilinizi sıkın.
Üzerlerine pudra şekeri eleyip 190 derecelik fırına verin.
12-14 dakika sonra kedi dilinin üzeri renk değiştirmeye başlayacak, alt üst edin.
Isıyı 150 dereceye düşürüp 1 dakika kadar fırın kapağını açık bırakın.
Kapağı kapatıp bu şekilde üstleri kızarana kadar pişirin. 
Fırından aldığınız kedi dillerini yağlı kağıttan hemen çıkarın

Süsleme için yarım kilo kadar çilek
Kedi dilini ıslatmak için espresso
Dark kakao



Tiramisu

Önce 1,5 su bardağı espressoyu ( yoksa sert bir filitre kahve de olabilir) 2 tatlı kaşığı şekerle hazırlayın ve ılıması için kenara koyun.
Çilekleri ince ince dilimleyin
Şarap/şampanya/martini bardaklarına yada tatlı kuplarına hazırlayacaksanız;
Kadehin  dibine önce ,kahveye batırılmış kedi dilini yerleştirin.
Üzerine Zabaglione kremasından iki yemek kaşığı koyun,kakao eleyin ve çilekleri dizin üzerine. 
Tekrar kahveye bulanmış kedi dilini dizin ,krema,kakao ve çileği koyun.
Son olarak kahve ile ıslanmış kedi dili ,krema ve üzerine kakao eleyin.
Çilekle süsleyip servis yapın.


Afiyet olsun...

PUFİDİK BAYATLAMAYAN SODALI POĞAÇA

25 Aralık 2013 Çarşamba


Biraz hastayız, kış mevsiminde sıcak havalar iyi gelmiyor sanırım. Kendimi koruyamıyorum.
Hafta sonu Kuleli Koyu'na gittik kız kardeşim ve biz, iki aile..
Tam anlamı ile yazdan kalma bir gün vardı Fethiye'de. Sıcacık, mis gibiydi hava.
Manzara ise tarif edilemeyecek kadar güzel.

Gerçek şu ki kış ve bahar aylarında Fethiye gerçekten çok güzel oluyor.
Biz Fethiye'ye taşınmaya da böyle güzel bir kış günün de karar vermiştik.
Eğer yazın gelseydik kesinlikle taşınmazdık, hemen kaçardık.
O nemi asla yaşamayı göze alamazdık ki eşim İzmir'de yüksek yerde oturmamıza rağmen sıcağından bıkardı..

Neyse konuyu yine dağıtıp bıraktım. Gripe verin bu dağınık düşünceleri..
Güzel bir mangal keyfi, 

Bol fotoğraf çekimi ve çocuklarla yuvarlanmacadan sonra yola çıktık.
Yol boyu manzaranın hem keyfine vardık hem de bol bol Japon misali fotoğrafladık.
Ancak eve gitmek için hala erken bulmuş olacağız ki bu defa Ölüdeniz molası verdik.

Akşam yorgun ama bir o kadar keyifli evimize döndük. Hafta başı Selmoş'umla yürüyüşümüzü yaptık ancak yine çok terleyip koruyamadım kendimi ve akşam ateşlendim. Bu hafta dinlenip haftaya güzel başlamak şart.

Sodalı poğaçayı tariflerini sıkça denediğim değer verdiğim bir blogara ait. Yemek ve Biz Figen'e ait.
Kolay kolay bayatlamayan yumuşacık bir poğaça. Tavsiye ederim. 

20 gr yaş maya
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 şişe oda sıcaklığında maden suyu/soda
2 yemek kaşığı şeker
Tuz
Un

Ilık sütün içine mayayı parçalayarak atın ve şekeri ekleyin.
Maya köpürünce hamur teknenize alın.
Sıvı yağ ve sodayı dökün.
Tuz ve aldığı kadar unu ekleyin.
Yumuşak,ele yapışmayan bir hamur olunca yoğurup üzerini kapatın, 30 dakika mayalansın.
Mayalandıktan sonra hafifçe yoğurup hamurun gazını alıp küçük bezeler yapın.
İç koyacaksanız koyun, yuvarlayıp yağlanmış tepsiye dizin.
Bir 30 dakika da tepside mayalandıktan sonra yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında altı üstü kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun

ÇÖREK OTLU KIYIR KURABİYE

23 Aralık 2013 Pazartesi


Bu kurabiyenin haşhaşlısını yapıp tarifi paylaşmıştım.
Çörek otlusunun fotoğrafını çekememiştim.
Tekrar yapmışken Miss Gibi Zerrin'in tarifini demeye karar verdim.
Önceki tariften çok fazla bir farkı yok aslında .
Diğeri sadece tatlı ile tuzlu arasında bir yerde duruyor.
Bu tarifte şeker o kadar hissedilmiyor.
Sonuçta her iki tarifte bence çok güzel ve lezzetli .

Diğer tarif;
Haşhaş Tohumlu Kıyır Kurabiye

Tarifi kendi kullandığım malzemelerle yazıyorum.

ÇÖREK OTLU KIYIR KURABİYE

1 yumurta ( sarısı üzerine sürülecek)
125 gr oda sıcaklığında tereyağ
1/2 çay bardağı zeytinyağ
2 yemek kaşığı şeker
1 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı sirke
1/2 paket kabartma tozu
2 1/2 su bardağı un
4 çorba kaşığı çörek otu

Tüm malzemeyi karıştırıp hamurdan küçük toplar yapın.
Yumurta sarısı sürün
Pişirme kağıdı serili tepsiye dizip önceden ısıtılmış fırında 175 derecede kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun...

SOSYETE POĞAÇASI

22 Aralık 2013 Pazar


Tarifi Fatoş'un blogun da gördüm. Bu sıralar farklı poğaça denemelerine başlamışken hızımı kesmeden hemen tarifi denedim.
Yorumum süper!
Yumuşak, bir sonra ki gün bile aynı tazelik ve lezzette yiyenlerin deyimiyle "pastane poğaçası gibi!" bir poğaça.

Benimkiler aceleden fazla şık olmadılar, boyutlarını da küçük tuttum.Böylece tam 2 tepsi çıktı.
Denemenizi tavsiye ederim..



4 su bardağı un ( 500 gr)
25 gr yaş maya
1 çay bardağından 1 parmak az sıvıyağ ( 100 gr)
1 çay bardağından 1 parmak az ılık su  (100 gr)
2 yemek kaşığı şeker (25 gr)
3-4 çay kaşığı tuz (15 gr)
2 yumurta ( 1 yumurta sarısı ayrılacak)
170 gr tereyağ ( yaklaşık 14 yemek kaşığı )
250 gr rende kaşar

Tüm malzemeyi karıştırın.
Yumuşak ele yapışmayan bir hamur olacak.
Hamuru küçük bezelere bölüp yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
15-20 dakika mayalandırın.
Yumurta sarısı sürüp bıçakla çarpı çizin.
Önceden ısıtılmış fırında 175 derecede altı ve üstü kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun..


LAMINGTON #BLOGFIRTINASI 21. GÜN FETHİYE'DE KIŞ

21 Aralık 2013 Cumartesi


Nasıl bir mavi bu?
Nasıl bir yeşil?
Bu mevsimde aşık olunası bir güzelliğe bürünüyorsun Fethiye,
Sıcağın yakmıyor, rüzgarın üşütmüyor.
Tam anlamıyla aşk kokuyorsun Fethiye..

Seni bu mevsim daha bir seviyorum,
Nazik bir aşık gibisin ,
Gözünden sakınır gibi sarıyor sıcağın insanı,
Sevgilinin saçlarını okşar gibi esiyor rüzgarın.
Tam anlamıyla aşık olunası oluyorsun Fethiye...

Bir keyif, bir zevk ve güzellik kaynağı gibisin,
Sokakların cıvıl cıvıl,
Tüm sahil keyif yapıyor
Sana bakıyorum,
Sevdiklerime sonra
Şimdiden özlemle doluyorum.
Keşke bu kadar güzel olmasan.

Genç ve güzel bir yosmaya benziyorsun,
Güvenilmez ama çok çekici, 
Balayın güzel, birlikteliğin yakıcı !
Yaşanılmaz  seninle Fethiye, ama bırakıp terk etmekte  zor,
Evlenilmez seninle Fethiye ama güzel bir aşk yaşanır,
İşte o yakıcı ve bunaltıcı sıcağın geldiğinde terk edilmelisin,

Güzelsin ama sıcağın da çekilmiyorsun be güzelim,
Aşkta tadında kalmalı.

LAMİNGTON

Bir kaç lamington denemesi yaptım, bazıları fazla yağlı geldi, bazılarının sosundan haz etmedim. Biri fazla yumurtalı, biri sert, biri ıslak derken sonunda iki tarifi beğendim. Bu denediğim ve beğendiğim ikinci tarif. Sosa gelince eklemelerle ,değişikliklerle eh istediğime yakın bir tadı yakalayabildim.

Kek
1 1/4 su bardağı sade kek un (150 gr)
4 yemek kaşığı nişasta  (35 gr)
2 yemek kaşığı tereyağ (25 gr)
1/2 çay bardağı sıcak su (80 ml)
1 su bardağından 1 parmak eksik şeker (150 gr)
4 yumurta

Önce 20 x 30 cm kalıbınızı yağlayıp pişirme kağıdı serin.
Fırını 175 derecede ısıtmaya başlayın.
Un ve nişastayı birlikte eleyin.
Ayrı bir kapta tereyağı sıcak suya koyup eritin.
Mikser kabınıza yumurtaları alıp çırpın köpürünce şekeri yavaş yavaş ekleyin.
Yumurtaların hacmi iki katına ve rengi beyaz olana kadar çırpın.
Kuru malzemeyi 3 seferde spatula ile yedirerek karıştırın.
En son yağlı suyu ekleyip spatula ile karıştırıp kalıba dökün.
175 derecede önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin
Keki fırından alın ve 5 dakika dinlendirdikten sonra temiz bir pişirme kağıdına çıkarın.
Soğuduktan sonra da küçük karelere bölün.


SOS

1 su bardağı Hindistancevizi
1 su bardağı pudra şekeri
5 yemek kaşığı kakao
1/2 çay bardağı süt
1/4 çay bardağı sıcak su
2 yemek kaşığı tereyağ

Sıcak suda tereyağını eritin
Kakaoyu ekleyin ve topak kalmayıp pürüzsüz olana kadar karıştırın,
Sütü ve pudra şekerini ekleyin ve çırpın.

not: bu şekilde sos koyu bir kıvam alana kadar çırpılıyor ve sonra kek sosa batırılıyor. Ama ben kakaoyu pişirmeden sütle bu tarz karışımlarda kullanmaktan hoşlanmıyorum.O yüzden karışımı koyulaşana kadar ocakta pişirdim.Soğuduktan sonra kullandım.

Hindistan cevizini yayvan bir tabağa boşaltın.
Her bir kek dilimlerini önce kakaolu sosa sonra hindistan cevizine bulayın.
Bu kek 1 hafta hava geçirmez bir kapta saklanabiliyor ve bayatlamıyor.



ELMALI GÜL TART #BLOGFIRTINASI 20. GÜN BOĞAYA DİKKAT !!

20 Aralık 2013 Cuma



Bu yazıyı yazmak nedense zor oldu .
Yazdım sildim yazdım sildim.
Buyurun burcum,yükselenim ve ay burcumla ben. 

Güneş Boğa Burcunda (Burcunuz Boğa)Olumlu Özellikler:Pratik, güvenilir. Uyumlu, tahammüllü, güçlü değer yargıları var. Kararlı. Sanata ve güzelliğe düşkün. Güçlü istekleri var. Sıcak kanlı. Para sahibi olur. Duygulara önem verir. 
Olumsuz Özellikler:Tembel. Kendine düşkün. Statik. Sıkıcı. Yeterince esnek değil. Orijinalite eksikliği, înatçı. Alıngan.

Evet, tüm olumlular kabulüm, olumsuzlara iyi bakın ancak aşağıdaki yükselen özelliklerimle eşleştirerek bakınız. Göreceksiniz ki o statiklik ve orijinalite eksikliği pıt diye ortadan kalkıyor nasıl mı? okuyalım

Yükselen Burcunuz KovaSizin orijinallilik, akıl ve yaratıcılık özellikleri ile donatılmış birisi olduğunu söylemeliyiz. Farklı yönleriniz ile hemen dikkati çekiyorsunuz. Bunun yanında ne zaman ne yapacağınız da pek belli olmuyor ve insanları şaşırtıyorsunuz. Yenilikler peşinde koşan ve insanlar için faydalı bir şeyler yapmak isteyen birisiniz. Aklınıza o kadar güveniyorsunuz ki, bunun sonu kendinizi beğenmeye ulaşıyor. Başka insanların fikirlerini beğenmez bir tavrınız da göze çarpıyor. Size kısaca duyguları ile değil ama mantığı ile davranan birisi diyeceğiz ! 

Evet gördüğünüz gibi boğanın sıkıcı özelliklerini kova silmiş, duyuya mantığı katmış.Ancak kendini beğenmişlikte işte kova sayesinde sırtımıza yapışmış.

Ama bununla kalmamış ay burcu da burnunu sokmuş

Ay İkizler BurcundaHislerinizi eğitiyorsunuz. Ruh halinizi açık ve net biçimde ortaya koyuyorsunuz. Bazen kendinizin ve etrafınızdakilerin duygusal gereksinimlerinden tamamen bihaber davranabiliyorsunuz. Esas ihtiyacınız olan şey bilgilerinizi paylaşmak. Ağır duygusal ilişkilerden ve durumlardan kaçınmaktasınız. Bağlılık sizi korkutuyor. Kendinizi fikirlerinizi, hislerinizi ve ilgilerinizi paylaştığınız kişilere kendinizi yakın hissediyorsunuz. Eşyaların zihinsel yönü sizi tahrik ediyor. Bilgiyi arzulayan alıcı bir zihniniz var. Esprili, çekici ve sıcakkanlı biri olabilirsiniz. Gerginlik, sinirlilik ve stres sizin için bir problem olabilir. Tartışmalardan hoşlanmıyorsunuz fakat fazla konuşmayı seviyor gibisiniz. İnsanlara gerçeklerden çok duymak istedikleri şeyleri söyleyebilirsiniz ayrıca zihinsel kontrolünüzü sağlamalı ve sık sık karar değiştirmekten vazgeçmelisiniz. 

Hava grubu bir olmuş boğanın bağımlılıklarını, sabitliğini alaşağı etmiş. 
Evet efenim, belki ödevi tam yapamamış ve de kolaya kaçmış ta olabilirim ancak bunun nedeni boğa-kova-ikizler koalisyonudur.
İnternette Derin'le görüp bayıldık bu fikre.Bugün misafirlerim için yaptım.
Kolay, farklı ve şık bir sunum, mutlaka deneyin.

ELMALI GÜL TART

1 kırmızı elma
3 yemek kaşığı su
1 yemek kaşığı bal
3 yemek kaşığı şeker
1 su bardağı kek un

Önce elmayı ikiye bölün, çekirdek ve sap kısmını bıçakla çıkarın.
İnce ince dilimleyin
Sos tenceresine elmaları koyun,suyu ve balı ekleyip elmalar yumuşayıp şeker eriyince alın ocaktan.
Tencereden elmaları ayrı bir kaba çıkarın.

Hamur
Not: asıl tarifte hamurda tereyağ var.Ben tereyağlı ve tereyağsız yaptım ikisi de güzel oldu.
Tereyağ ekleyecekseniz;
2 yemek kaşığı tereyağ ile unu karıştırıp elma suyunu ekleyin.
Tereyağsız;
Una elma suyunu katıp ( 3 yemek kaşığı, toparlanmazsa tekrar ekleye bilirsiniz) yumuşak bir hamur elde edin.
Hamuru unlanmış tezgahta oval açıp 1,5 yada 2 parmak kalınlığında şeritler kesin.
Elma dilimlerini kabuğu üste gelecek şekilde hamur şeridin üzerine dizin.

Uç kısmından çok sıkmadan rulo yapın

İşte ilk gülümüz oldu.

Her bir gülü cupcake kağıdına koyup önceden ısıtılmış fırında 175 derecede hamurun rengi altın kahve olana kadar pişirin.
Servis ederken pudra şekeri serpebilirsiniz.

JÖLELİ PORTAKAL DİLİMİ #BLOGFIRTINASI 19. GÜN PORTAKAL ÇİÇEĞİ ADINDA BİR BİR KIZ

19 Aralık 2013 Perşembe

Portakal Çiçeği doğal bir öfkeyle dünyaya gelmiş, hırçın ama sevimli bir kızdı.
Tahmininizden daha çok duygusal ve duyarlı olmasının özürüydü o soğuk halleri.
Bir türlü boş veremiyordu etrafında ki haksızlıklara.
Gelişmiş adalet duygusuydu ona öfkeyi katan!
Tek sorun anlamıyordu hiç kimse neden kızdığını? neden küstüğünü? neden uzaklaştığını!

Çok küçüktü, anlatamıyordu,
Çok küçüktü yetişkinlerle konuşamıyordu,
Çok büyüktü küçükleri sığ buluyordu,
Çok büyüktü çocuklarla oynamaktan hoşlanmıyordu

Kedisi Emine kucağında arka bahçede ki bodur dut ağacının altında saklanır, tüm gün olan biteni izlerdi.
Tahminince yetişkinler harbi deliydi.
Çocuklar ise süzme salak.
Bunca deli ve salak arasında kendi benliğini nasıl koruyabileceğini düşünürdü ,
Korkardı onlardan biri olmaktan ölesiye!
Farkındaydı farklı bir şeyler vardı kendisinde,
Kendisine bile sırdı sanki bu,
Tek korkusu unutmaktı bu bildiği ama dillendiremeyeceği kadar sır olan gerçeği..
Sonunda çocuklar ve yetişkinlerle ne kadar az konuşur ve iletişime geçerse o kadar kendi özgünlüğünü koruyabileceğini buldu.
Ah o gün nasıl da mutluydu,
Ne de olsa salaktır ona söylememde sorun olmaz diye arada oyun oynadığı komşu kızına söyledi.
Şaşkın bakışlarından arkadaşının nasılda haklı olduğunu anladı.

Ancak zaman ilerliyordu acımasızca,
Portakal Çiçeği büyüyordu,
Büyüyor ve unutuyordu,
Sevdiği, ama çok sevdiği insanların yanında sevgiyle yontuluyor topluma uyum sağlamayı öğreniyordu.
Ve bir gün abisi okula başladı.
Neydi okul biliyordu, kimselere ihtiyacı olmadan istediği kadar kitap okuma özgürlüğüydü!
Ve ısrarla okula gitmek için bastırdı ailesine.
Bir sonraki sene kırmızı çantası sırtında okula başladı Portakal Çiçeği.
İlk gün okul açılırken annesisin elinde eli öğretmeni ile tanıştı.
Büyük hayal kırıklığının ilk adımıydı o gün.
Öğretmeninin bir salak olduğu daha ilk esprisinden belli olmuştu.
Üzgündü, öğretmeni onu asla anlayamayacaktı artık bunu biliyordu.
Bilmediği şey yontulma ve değişim tornasına girdiğiydi.
Portakal Çiçeği değişimin kaçınılmaz olduğunu kısa zaman sonra fark edecek ve bu değişimi bizzat yönetmek için metodunu oluşturacaktı.
Ancak o yıllara daha çok vardı!

JÖLELİ PORTAKAL DİLİMİ

Bu dilimler Derin'in favorisi oldu.
İnternette sörf yaparken gördük  ve hemen denemeye karar verdik.

Bu tarifi her hangi bir jöle ile, yada meyve suyu ile toz jelatin kullanarak ya da benim gibi evde bulunan tart jölesi ile yapabilirsiniz.

3 portakal
2 poşet tart jölesi ( yada 1 paket jöle)

Portakalları önce sıkıp suyunu çıkarın.
Kaşıkla içini çıkarıp kenara koyun.
Sos kabınıza iki tart jölesi poşetini ve 3 yada 4 yemek kaşığı şeker koyup karıştırın.
Portakal suyunu ölçü kabına alıp kaç litre / mililitre çıkmış bakın.
Bizim portakallardan 250 ml çıktı kalanı su ile tamamladık.
500 ml suyu kaba boşaltıp karıştırarak yüksek ateşte pişirdin.
Kaynamaya başlayınca 1 dakika kadar bekleyin ve ocaktan alın.
Jöleyi portakal kabuklarına paylaştırın.

Not: Bu aşamada devrilmesini vb önlemek için küçük cam kaselerini kullanabilirsiniz.
Ben küçük çerezlik vb cam kaselerin içine portakal kabuklarını yerleştirip jöleyi döktüm.

Ilıyınca buz dolabında 1 gece soğusun. 
Servis ederken çeyrek dilimler halinde kesebilirsiniz..

Afiyet olsun..


AĞIZDA DAĞILAN KIYIR POĞAÇA #BLOGFIRTINASI 18. GÜN " SON YENİÇERİ"

18 Aralık 2013 Çarşamba


En sevdiğim kitaptır,
Aslında en sevdiğim pek çok kitaptan biridir.
Ancak bundan ötedir de "Son Yeniçeri" kahramanında kendi kahramanımı bulduğum kitaptır.
Kalbimi çalan,
Naif ve derin bir erkeği usumda kitabın kahramanı yaptığım öyküdür.
Rus Petro'nun yazarın kaleminde Sarı Abdullah'a dönüşürken benim hayal dünyamda Kedi Kafa olmasının öyküsüdür..
Aşkımı kendime itiraf edemezken ruhumun onu kitaplarda bile aramasının kanıtıdır.

Ve bir sanatçının yarattığı ister resim, ister müzik, ister yazın olsun ne olursa olsun yaratığı eserin okuyucusu, izleyeni,dinleyeni için ne kadar farklı, ne kadar anlatılandan değişik algılanabileceğinin bir örneğidir. 

Bu nedenle özeldir tamamen kişiye özel.


...
Sevgili  Sarı Abdullahım, kalbimin son yeniçerisine bu sabah taze taze yaptığım ağızda dağılan bu poğaça ile yazıyı sonlandıralım.
Poğaça pufur pufur ,kabarık hafif ekmeksi kıvamda DEĞİL !
Hayır, tam tersine elinizde az sıkı tutsanız dağılacak, ağızda dağılan cinsten.
Çok lezziz !


AĞIZDA DAĞILAN KIYIR POĞAÇA

1 su bardağı tereyağ oda sıcaklığında
1/2 çay bardağı zeytinyağ
1 yumurta + 1 yumurta beyazı ( sarısı üzerine sürülecek)
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
2,5 su bardağı un 

içine peynirli harç,patates yada zeytin koyabilirsiniz.

Tüm malzemeleri un hariç derin bir kapta kaşıkla karıştırın.
Unu yavaş yavaş ekleyip pürüzsüz bir hamur kıvamına getirin.
Hamur ele yapışmayan, hamur teknesine yapışmayan bir kıvamda olacak.
Elinizle hızlıca hamuru toparlayın.
30 dakika dinlendirin.
Küçük parçalar alıp içine harç koyup kapatın.
Üzerine yumurta sarısı sürüp tepsiye dizin.
175 derecede önceden ısıtılmış fırında altı üstü kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun




 

2009 ·cafederins by TNB