21 Kasım 2009 Cumartesi

P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 48:ÜZÜMLÜ KAVRULMUŞ FINDIKLI KEK


Dün akşam çok sevdiğim, sevmekten öte yılların hiç eskitip, tozlandırmadığı arkadaşım dostum Sevgi'den bir mail aldım. Ne varki bunda demeyin. Uzun zamandır görüşemiyorduk.Benim yeni telefonum onda yokmuş, ben onu ne zaman aramak istesem birşeyler araya girdi derken sonuçta aklımda olmasına rağmen bir türlü irtibat kuramadım.Ama o sonunda beni bulup ara artık kardeşim, telefonun yokki ben arayayım dedi :)

Sabah olur olmaz aradım, sesini duymak ilaç gibi geldi.Ama yetmedi, keşke yakın olsaydıkta birbirimizin gözünün içine bakarak sohbetimizi yapabilseydik.

Ama biz bunada şükür dedik.Sonuçta sağlğımız yerinde, dirliğimiz tam. Dünya hali sıkıntılar olsada biz bunları hayata gülerek kaldırabilen insanlarız.

Böylece güne güzel, tazecik başladım, devamında da Fethiye'den çok sevdiğimiz bir dostumuz gelecek.Kısacası bugün ziyadesiyle dostluklar, neşe, sevinç yüreğimizi ısıtacak, evimizi şenlendirecek.

Bu kek akşam yapıldı, klasik bir kek öyle enteresan bir dokusu yok. Üzüm, fındık ve portakal ile çeşnilendirilmiş tam bir çay keki.

Biz gerçi çayla değil yanında meyve ile tüketmeyi tercih ediyoruz. Son zamanda sık sık bu tarz kekler denedim evde.Bir kısmı yayınlanmaya hak kazandı, bir kısmı fotoğraflanmaya bile gerek duyulmadı.

Sonuçta sanırım bir süre böyle klasik kekler evde yapılmayacak.Çikolata çikolata demeye başladı benim kocam.Hatta bugün için çikolatalı kurabiye siparişinde bile bulundu akşam. Pek tabii yapacağım, hemde az sonra...
Keki P.D.Ç.S. Etkinliğinin yeni sahibi Elzem Hobi'ye yolluyorum.

ÜZÜMLÜ FINDIKLI KEK

3 yumurta
1 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1/2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı limon yada portakal suyu
1 limon yada portakal kabuğu rendesi
1/2 su bardağı kuru üzüm

1/2 su bardağı tavada kavrulmuş kırık fındık,fıstık yada ceviz
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilya esansı

Şeker ve yumurtayı şeker eriyene kadar iyice çırpın.
Tereyağını ekleyip iyice karıştırın
Portakal suyu,kabuğu rendesi ve vanilya esansını yumurtalı karışıma ekleyin ve karıştırın.
Un, kabartmatozunu birlikte eleyip karışıma ekleyin.
Suda ıslattığınız üzüm ve fındık parçalarını unlayıp bunuda hamura katıp karıştırın spatula ile.
Hamuru yağlayıp unladığınız kalıbınıza boşaltıp önceden ısıtılmış, 175 derecedeki fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.

Afiyet olsun

18 Kasım 2009 Çarşamba

PASTAKOLİK ETKİNLİĞİ:ŞEKER HAMURU İLE SÜSLENMİŞ HAVUÇLU PORTAKALLI MUFFİN


Zavallı kurbanlık koyunları, boğaları,koçları görünce içimiz acıyor.Nasılda nemli gözlerle "bizi kesmeyinn" diyorlar..


Etraf kan gölüne çevrilmeden ben temiz temiz kasaptan alayım etlerimi, TV'de sinema kanallarına ayarlayayım, az haberli bir bayram geçireyim. Yoksa sinir stres sahibi olurum.


Kış aylarında nedense havuç, portakal ve ceviz üçlüsü keklere pek yakışıyor. Yada tarçın ve ceviz.. yada üzümlü portakal aromalı fındıklı..yada..



Yaa bu böyle sürer gider ama dikkat edin çikolatalı bir kek tarifini araya sıkıştırmadım. Neden ? bir önceki postu okuyan bilir biz çikolataya doyduk taşıyoruz ondan daha hafif, meyveli yemişli keklere gözümüzü diktik.



Bu muffin hafif, yumuşak ve lezzetli. Özellikle ceviz gibi bir yemişle lezzeti tamamlanıyor. Bu tarifin yemişsizinide yaptım ama pek beğendiğimi söyleyemem. Havuçu az, portakalı yoğun olarak denedim havuç eksikliğini gösterdi, kısacası tarifteki ölçüleri takip ederseniz uyumlu lezzetleri barındıran bir muffin elde edebilirsiniz.




Muffinleri ben Tuzbiber Dergisi Bayram özel eki için şeker hamuru ile kaplayıp, kurbanlık koçlarla, koyunlarla süsledim. Kızımda gözlerinin yaşına bakmadan ilk olarak koçu yedi.


Ama siz üzerine portakal curd (portakal sos) ,çikolatalı ganaj yada karamelize edilmiş yemiş döküpte sunabilirsiniz.. Şeker hamuru ile süslediğimbu muffini Pastakolik Etkinliklerinin bu ayki ev sahibi sevgili Düş Bahçesi'ne yolluyorum.Bol süslü bir etkinlik dilerim arkadaşıma..


PORTAKALLI, HAVUÇLU , CEVİZLİ MUFFİNLER

3 yumurta

100 gr tereyağ oda sıcaklığında yada 1/2 su bardağı sıvı yağ.
1/2 su bardağı portakal suyu
1 portakal kabuğu rendesi
1 büyük havuç rendesi
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı şeker
arzu ettiğiniz kadar ceviz

Önce cevizleri kırıp, parçalayın ve tavada kavurun.

Yumurta ve şekeri şeker eriyene kadar iyice çırpın.
Yumurtalı karışıma önce yağı ekleyin ve iyice çırparak bütünleştirin.
Sonra portakal suyunu ve rendesini, havuç rendesini ekleyip spatula ile karıştırın.
Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyip hamuru homojen bir hale getirin.
Son olarak kavrulmuş cevizi ekleyip spatula ile çok az karıştırıp yağlanmış muffin kalıplarına yada kek kalıbına hamuru dökün.
Önceden ısıtılmış 17 derecedeki fırında yaklaşık 25 dakika ( kalıp ve ırına göre değiştiği için siz mutlaka kürdanla kontrol edin) pişirin.
Üzerini arzu ettiğiniz bir sosla vb süsleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun

16 Kasım 2009 Pazartesi

BROWNİE


Herkes evde sıkıldı, hastalıkta böyle kötü birşey. Gelen yok, giden yok. Ana kız sıkıntıdan mutfağa gidip acılı bakışlarla bakınıp etrafa geri dönüyoruz. Birde üzerine kadınların klasik sıkıntısı eklenince tatlı istiyor canım ama hiçbirşey kesmiyor, hemen ardından tuzlu istiyor ama o da hoşuma gitmiyor..Saolsun hormonlar fora, beni iki üç günde duba gibi yaptı bu atıştırmalar.

Kolay olsun diye çikolatalı truf yaptım ama kesmedi kimseyi, üzerine puding yapıp döktüm o da fazla tatmin etmedi.

"Bir kek yapsan şöyle bol çikolatalı" taleplerine hayır diyemedim, girdim mutfağa acilinden bir brownie yaptım.

15 Kasım 2009 Pazar

YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU !!

Bu birkaç gündür internete giremedim.İzmir'de şiddetli yağışlar oldu, şimşek çaktı,yıldırım düştü derken Türk Telekom'da müthiş altyapısı sayesinde bizi internetsiz bıraktı. İnternet için boşu boşuna sabit telefon sabit ücreti ödemek zaten kanıma dokunuyordu, birde üstüne üç gün ilgilenmedikleri internet kesintisi tuz biber oldu ve biz VINN dedik.Şimdi VINN sayesinde sizinleyim. Pazartesi günü TTelekomla ilişkilerimizi sonsuza kadar koparacağız ne mutlu !

İnternet yokken kızımda ateşlendi, isabet oldu yani.Neyseki domuzluk bir durum çıkmadı altından. Ki ben bilen bilir bu domuz gribinin altında bir domuzluk seziyor ve aşıya karşı çıkıyorum.Açıklayayım neden karşı çıktığımı ,göreceksiniz ki kendimce geçerli sebeplerim de var.
Ben astımlı, geçmişi bronşit ve zatürre ile dolu biri olduğumdan doktorlarım her kış bana grip aşısı yaptırırlardı. Allahım ben aşıyı olrum üzerinden bir hafta geçer küt ! yataktayım.
Tam tamına 10 ay hastayım.Evet 10 ay bir iyi bir hasta geçer.Rüzgar esse bronşit, yanımda biri hapşursa zatürre.Aşı tabii koruyo ama kimi bilemiyorum? beni hiç korumadı.
Sonunda yeter dedim ve doktoruma rağmen aşılarımı 3 yıldır olmuyorum.Ohh be dünya varmış.İnsan gibi grip oluyorum yatıp dinlenince 1 haftada, ayakta 7 günde atlatıyorum.Süreklide nüksetmiyor. 12 ayın belki 1 ayıdır toplasan hasta olduğum.Değişime bakın ! demekki grip aşısı bana fazla geliyor !
Birde domuz gribi olsam artık ne olur bana bilemiyorum !?
Sonuçta ben halk için çalışan bir hükümet görmediğimden inancı sıfır olan bir vatandaş olarak GDO'yu bize dayayan zihniyetin doğru aşıyı sırf vatan millet sakarya diye getireceğinede inanmıyorum.
Nasıl GDO'da birilerinin çocukları şirket kurup babalarının imzaları ile zengin olma yolundaysa, aşıdada bir hin oğlu hinlik vardır.Ama siz bunlara yinede bir paranoyağın saçmalıkları deyin.
Gelelim kızıma;
Bolca meyve sebzenin faydasımıdır bilemem ateş düşürücelerle hemen toparlandık.Yinede 5 gün okul yok. Doktorumuz bu konuda çok dikkatli ve tam benlik.
Ben ateşi düştü, bugün daha iyi diye hemen çocukların okula gönderilmelerine karşıyım.
1. si daha dün ateşli çocuk vücudundaki mikrobu, virüsü 5-6 saate atamaz.Zayıflar mikrop ama hemen yok olmaz.Zayıf olan bünye okulda daha güçlü bir virüs yada mikrop alırsa o zaman daha uzun süre yatmak ve daha ağır ilaçlar kullanmak gerekebilir.
2.si senin çocuğun okula tam iyileşmemiş olarak geldiğinde benim çocuğum ondan o mikrobu kapıp hasta olabilir ki buna da salgın deniyor böylece salgın okullarda durmadan yineleniyor.

Çocuklarımızaa 4-5 gün iyileşmek için dinlenmeyi lütfen çok görmeyelim..
Sonuçta internet ve ateş bizi sizden ayırdı, bloglarınızı ziyaret edemedim, yorum bırakıp ilgilenemediğim için affınızı rica ederim.

Sevgiler...

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin